6 Şubat 2023 tarihi bir tarih değil artık; bir boşluk, bir sessizlik, bir eksik cümle, yarım kalan hayaller… Takvim yapraklarında sıradan bir kış günü gibi duruyor belki. Oysa bu, Malatya dahil ülkenin 11 ilinde 6 Şubat dendiğinde, saat 04.17’de ve 13.24’de donup kalan bir nefes, yarım kalan milyonlarca hayat, bir daha asla eskisi gibi olmayacak şehirler geliyor akla. O gün sabah olmadı. O gün güneş doğsa bile karanlık kaldı.
6 ŞUBAT, SADECE BİNALARIN DEĞİL, OLMAZ DEDİĞİMİZ HER ŞEYİN YIKILDIĞI GÜNDÜ
6 Şubat, sadece binaların değil, olmaz dediğimiz her şeyin yıkıldığı gündü. Devasa betonlar değil yalnızca; güven duygusu çöktü, alışkanlıklar göçük altında kaldı, yarın kavramı enkazdan çıkarılamadı. İnsan, bir gecede bu kadar savunmasız kalabileceğini o gün öğrendi. Ev dediğimiz şeyin dört duvardan ibaret olmadığını; ama dört duvar gidince insanın da darmadağın olabildiğini gördük.
DEPREM DOĞALDI BELKİ AMA YIKIM ÖYLE DEĞİLDİ
Enkaz başlarında bekleyen insanların gözlerinde aynı soru vardı: “Ses duyan var mı?” Aslında o soru sadece taşların altına değil, hayata soruluyordu. “Beni duyan var mı? Bizi gören var mı?” Çünkü felaket sadece yerin altından gelmedi; ihmalden, umursamazlıktan, bir şey olmazlardan da büyüdü. Deprem doğaldı belki ama yıkım öyle değildi.
AYNI ACI HER KESİMDE YAŞANDI
6 Şubat bize acının sınıfsız olduğunu hatırlattı. Aynı soğukta üşüdü herkes, aynı sessizlikte sustu, aynı çaresizlikte dua etti.
6 ŞUBAT 2023 TARİHİ UNUTULMAYACAK, UNUTULMAMALI DA
Bir çocuğun elindeki tek ayakkabı, bir annenin battaniyeye sarılıp susması, bir babanın enkaz başında sabaha kadar ayakta beklemesi ve daha fazlası bu ülkenin hafızasına kazındı. Bu yüzdendir ki 6 Şubat 2023 tarihi unutulmayacak, unutulmamalı da. Ama hafıza sadece yas tutmak için değil, sorumluluk almak içindir. 6 Şubat’ı anmak, sadece siyah kurdele takmak değildir. Asıl anmak, bir daha yaşanmaması için inatla konuşmaktır. Kader deyip susmamaktır. Betonun içine vicdan koymaktır. Ranttan önce insanı, hızdan önce güveni, kârdan önce hayatı savunmaktır. Çünkü gerçek yas, tekrar eden acılara göz yummamaktır. Gerçek saygı, isimleri okunan kayıpların ardından aynı hataları tekrarlamamaktır.
KAYBETTİKLERİMİZ HATIRINA İHMAL CİNAYETTİR DİYEBİLMEK ZORUNDAYIZ
6 Şubat’ta kaybettiklerimiz artık sadece ailelerinin değil, bu ülkenin emanetidir. Onlara borcumuz var. Kaybettiklerimiz hatırına daha sağlam şehirler kurmak, daha dürüst sistemler istemek, daha yüksek sesle ihmal cinayettir diyebilmek zorundayız. Yoksa her yıl aynı tarihte aynı cümleleri yazmak, aynı fotoğraflara bakıp aynı gözyaşlarını dökmek zorunda kalırız ve en acısı da şu olur: Acıya alışmak.
6 Şubat bize insan olmanın ne kadar kırılgan, dayanışmanın ise ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Bir ekmekle, bir montla, bir mesajla birbirine tutunan milyonları gördük. Karanlığın içinde yanan o küçük iyilik ışıkları olmasaydı, bu ülke o sabah ve o öğlen tamamen çökerdi. Bugün hâlâ enkaz kaldırılıyor bazı yerlerde; beton değil belki ama kalplerde bazı saatler hâlâ 04.17 ve 13:24.
UNUTULAN HER FELAKET, TEKRAR YAŞANIR
6 Şubat geçmedi, geçmemeli de. Çünkü unutulan her felaket, tekrar yaşanır. Bir daha yaşanmaması dileğiyle sağlıcakla kalın.