Bayram denildiğinde akla sevdiklerimizle geçirilen neşeli, huzurlu anlar gelir ancak Malatya’da bu üç günlük tatil, trafik kazaları ve kavgalarla adeta kâbusa dönüştü. Şehrin farklı noktalarında yaşanan olaylar sadece sürücülerin değil, hepimizin trafikte ne kadar savunmasız olduğumuzu bir kez daha hatırlattı.

Battalgazi’de motosiklet ve otomobilin çarpışması sonucu iki kişinin yaralanması, Yeşilyurt’ta yol verme tartışmasının bıçaklı kavgaya dönüşmesi ve Malatya-Adıyaman karayolunda bir otomobilin takla atması… Bunlar, sadece birkaç örnek. Zincirleme kazalar ve kontrolden çıkan araçlar, tatilin huzurunu gölgede bıraktı. Hele ki 5 aracın karıştığı zincirleme kazada yaralanan dört kişinin durumu, içimizi burktu.

Bayramın bu şekilde geçmesi, trafik kurallarına uyulmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Trafik sadece sürücünün sorumluluğu değil; yayalar, yol kullanıcıları ve hatta toplumsal farkındalık meselesidir. Her bir kural, hayat kurtarmak için konmuştur. Ne yazık ki Malatya’da yaşanan olaylar, hâlâ bazı sürücülerin dikkatsizliği ve sabırsızlığı yüzünden kuralların hiçe sayıldığını gösterdi.

Özellikle araçlara sonradan takılan multimedya sistemlerinin sürüş esnasında dikkati dağıtması ve yol tartışmalarının kanlı bıçaklı kavgaya dönüşmesi sadece bir talihsizlik değil, ciddi bir toplumsal sorun. Trafikte sabır, dikkat ve empati, sadece kuralları hatırlamakla değil, onları yaşamakla mümkün.

Malatya’daki bu tatsız tabloda polis, jandarma ve sağlık ekiplerinin hızlı müdahalesi takdire şayan. Ancak bu önlemler ne kadar güçlü olursa olsun esas çözüm bireysel farkındalık ve trafik kültürünün yerleşmesidir. Bayram tatilinin ardından her birimiz geriye dönüp düşünmeliyiz: “Biz trafikte başkalarının hayatını riske atıyor muyuz?”

Malatya’da yaşananlar, ne yazık ki her bayram tekrar eden bir manzara. Bayram demek, sevdiklerimizle huzur demek; ama trafik kazaları ve kavgalı anlar, bunu bir kâbusa çevirebiliyor. Trafikte kurallara uymak, sabırlı olmak ve dikkati elden bırakmamak artık sadece bir tercih değil, zorunluluk. Önümüzdeki bayramlarda benzer haberler okumamak için belki de en büyük hediye, her sürücüye, her yolcuya trafikte sorumluluklarını hatırlatmak olacaktır.

En azından başka bayramlarda böyle olaylar yaşamamak dileğiyle…