Bir eğitim öğretim yılının daha sonuna geldik. Milyonlarca öğrenci, uzun ve yorucu bir dönemin ardından karnelerini alacak. Kimi öğrenciler aldığı notlarla büyük bir sevinç yaşarken, kimi öğrenciler ise beklentilerinin altında kalan sonuçlar nedeniyle kaygı ve üzüntü hissedecek. Ancak tam da bu noktada anne ve babalara önemli bir görev düşüyor: Karneye değil, çocuğa odaklanmak. Karne, bir öğrencinin belirli bir zaman dilimindeki akademik performansını gösteren bir belgedir. Fakat bir çocuğun kişiliğini, karakterini, yeteneklerini, hayallerini ve potansiyelini ölçen bir belge değildir. Bu nedenle karnedeki rakamlara ve puanlara takılıp kalmak, çocuğu sadece birkaç not üzerinden değerlendirmek büyük bir hata olacaktır. Ebeveynler olarak her zaman çocuklarımız için en iyisini istememiz son derece doğal bir durumdur. Ancak en iyiyi istemek ile çocuğun üzerinde aşırı baskı kurmak arasında çok ince bir çizgi vardır. Çocuğun başarısını artırmak istiyorsak ona kızmak, suçlamak, kıyaslamak ya da sürekli eksiklerini yüzüne vurmak yerine yanında olmalı, destek vermeli ve gelişimine katkı sağlamalıyız. Unutulmamalıdır ki başarı yalnızca yüksek notlardan ibaret değildir. Bir çocuğun arkadaşlık ilişkileri kurabilmesi, kendini ifade edebilmesi, sosyal faaliyetlere katılması, sorumluluk alabilmesi ve mutlu birey olarak yetişebilmesi de en az akademik başarı kadar değerlidir. Çocuğu sıkmadan, usandırmadan, hayattan koparmadan, gerçeklerden uzaklaştırmadan ve sosyalliğini bozmadan desteklemek uzun vadede çok daha kalıcı sonuçlar verecektir. Karne günü geldiğinde anne ve babaların kendilerine şu soruyu sormalarında fayda vardır: "Bu sonuçların ortaya çıkmasında benim payım ne kadar?" Çünkü bu karne yalnızca çocuğun karnesi değildir. Aynı zamanda anne ve babaların, hatta çocuğun tüm ailesinin de karnesidir. Evde sağlanan çalışma ortamı, çocuğa ayrılan zaman, gösterilen ilgi ve verilen destek akademik sonuçları doğrudan etkileyen unsurlar arasındadır. Ancak değerlendirmeyi yalnızca aile ile sınırlı tutmak da doğru değildir. Bu karne aynı zamanda öğretmenin de karnesidir. Öğretmenin öğrenciyi ne kadar tanıyabildiği, ona ne ölçüde rehberlik ettiği, öğrenme sürecini ne kadar etkili yönettiği de başarı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Eğitim bir ekip işidir. Öğrenci, aile ve öğretmen aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket ettiğinde başarı daha kolay ulaşılabilir hale gelir. Karne dönemlerinde sıkça karşılaşılan bir başka yanlış da ödül ve ceza anlayışıdır. Yüksek not getiren çocuklara aşırı pahalı hediyeler almak ya da düşük not getiren çocukları çeşitli şekillerde cezalandırmak eğitim açısından sağlıklı sonuçlar doğurmaz. Çocuklar zamanla öğrenmenin ve çalışmanın değerini değil, alacakları ödülü düşünmeye başlayabilirler. Karne hediyesi elbette verilebilir. Ancak burada önemli olan hediyenin maddi değeri değil, taşıdığı anlamdır. Birlikte geçirilen kaliteli zaman, ailece yapılacak bir gezi, sevdiği bir kitap ya da uzun zamandır istediği küçük bir hediye çocuğu mutlu etmek için çoğu zaman yeterlidir. Aşırıya kaçan, abartılı hediyeler ise başarıyı maddi kazançla ilişkilendirebilir ve yanlış beklentiler oluşturabilir. Karne günü, hesap sorma günü değil; değerlendirme ve yeni hedefler belirleme günüdür. Eğer ortada eksikler varsa bunların nedenleri sakin bir şekilde konuşulmalı, çözüm yolları birlikte aranmalıdır. Çocuk, ailesinin kendisini koşulsuz sevdiğini ve desteklediğini hissetmelidir. Çünkü gelişimin temelinde güven duygusu vardır. Bugün alınan notlar geleceğin kesin bir göstergesi değildir. Tarihte okul yıllarında başarısız görülen ancak ilerleyen dönemlerde büyük başarılara imza atan sayısız insan vardır. Önemli olan çocuğun öğrenmeye olan isteğini canlı tutabilmek, özgüvenini koruyabilmek ve onu kendi potansiyeline ulaşması için destekleyebilmektir. Bu nedenle karneye bakarken rakamlardan önce çocuğun gözlerine bakın. Onun verdiği emeği görün. Eksiklerini konuşurken güçlü yönlerini de hatırlayın. Çünkü çocuklar eleştiriyle değil, ilgiyle; baskıyla değil, destekle; korkuyla değil, sevgiyle büyürler. Tüm öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum. Karneler ne olursa olsun, her çocuk yeni başlangıçlar yapabilecek güce ve değere sahiptir.
Diğer Yazıları
Çok Okunanlar