Takvimler 15 Temmuz'u her gösterdiğinde, Türkiye bir kez daha yakın tarihinin en kritik dönüm noktalarından birini hatırlıyor. Aradan 10 yıl geçti. Ancak o gece yaşananlar, verilen mücadele ve ödenen bedeller hafızalardaki tazeliğini koruyor. Çünkü 15 Temmuz 2016, yalnızca bir darbe girişiminin yaşandığı tarih değil; milletin iradesine, bağımsızlığına ve demokrasisine sahip çıktığı gecenin adıdır. 15 Temmuz gecesi, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca Türkiye'nin demokratik düzenini hedef alan hain bir darbe girişimi gerçekleştirildi. İstanbul'da köprüler kapatıldı, tanklar caddelere çıkarıldı, savaş uçakları alçak uçuş yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve birçok stratejik kurum hedef alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunuldu. Devletin anayasal düzeni ve millet iradesi silah zoruyla teslim alınmak istendi. Ancak hesap edilemeyen bir gerçek vardı; bu millet, tarih boyunca olduğu gibi o gece de iradesine sahip çıkmayı bildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı çağrının ardından milyonlarca vatandaş, meydanlara akın etti. Ellerinde sadece Türk bayrakları, yüreklerinde ise vatan sevgisi vardı. Tankların önüne çıkanlar, kurşunlara göğsünü siper edenler, köprülerde, meydanlarda ve sokaklarda demokrasi için direnenler, Türkiye'nin geleceğine sahip çıktı. O gece hiçbir siyasi görüşün, hiçbir farklılığın önemi kalmadı. Herkes aynı bayrağın altında birleşti; vatanı, milleti ve demokrasiyi savunmak için tek yürek oldu. 15 Temmuz gecesi sadece güvenlik güçleri değil, milletin bizatihi kendisi de tarihin akışını değiştiren büyük bir direnişe imza attı. Özel Kuvvetler Komutanlığında canı pahasına görevini yerine getirerek darbenin seyrini değiştiren Şehit Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir ve ismini bilmediğimiz yüzlerce kahraman, bu milletin hafızasında daima yaşayacak. O gece verilen mücadele ağır bir bedelle kazanıldı. Asker ve sivil toplam 252 vatandaş şehit oldu, 2 bin 740 kişi yaralanarak gazi unvanını aldı. Her biri, demokrasi uğruna canını ortaya koyan bu ülkenin gerçek kahramanları olarak tarihe geçti. 15 Temmuz'un hemen ardından Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Malatya'da da meydanlar boş kalmadı. Binlerce vatandaş günlerce demokrasi nöbeti tuttu. Geceler boyunca ellerde Türk bayraklarıyla meydanlarda toplanan insanlar, yalnızca bir darbe girişimine karşı durmadı; aynı zamanda millî iradeye sahip çıktığını tüm dünyaya gösterdi. Sabaha kadar süren nöbetlerde Kur'an-ı Kerim tilavetleri yapıldı, dualar edildi, şehitler rahmetle anıldı. Meydanlarda oluşan birlik ve beraberlik tablosu, Türkiye'nin demokrasiye olan bağlılığının en güçlü göstergelerinden biri olarak hafızalara kazındı. Bugün, 15 Temmuz'un üzerinden on yıl geçmiş olsa da o gecenin bıraktığı izler silinmiş değil. Çünkü 15 Temmuz, sadece geçmişte yaşanmış bir olay olarak değerlendirilemez. O gece, millet iradesinin hiçbir vesayet anlayışına teslim olmayacağını gösteren tarihi bir kırılma noktasıdır. Aynı zamanda birlik olduğunda bir milletin neleri başarabileceğinin de en güçlü örneklerinden biridir. Malatya'da bu yıl da 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla düzenlenecek anma programlarında şehitler rahmet ve minnetle yad edilecek, gazilere şükran duyguları ifade edilecek. Düzenlenecek etkinliklerle o gece yazılan destanın gelecek nesillere aktarılması, demokrasi bilincinin canlı tutulması ve millî birlik ruhunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Unutmamak gerekir ki demokrasiler sadece seçimlerle değil, gerektiğinde ona sahip çıkan milletlerin kararlılığıyla da ayakta kalır. 15 Temmuz gecesi Türkiye, bunu tüm dünyaya gösterdi. O gece yazılan destan, yalnızca tankların durdurulduğu bir gece değil; cesaretin korkuya, millet iradesinin silaha, birlik ve beraberliğin ihanete üstün geldiği gecedir. Aradan yıllar geçse de 15 Temmuz; şehitlerin fedakârlığı, gazilerin kahramanlığı ve milletin demokrasiye olan sarsılmaz inancıyla yaşamaya devam edecektir. Bu nedenle 15 Temmuz'u anmak, sadece geçmişi hatırlamak değil; bağımsızlığa, millî iradeye ve demokrasiye sahip çıkma kararlılığını her yıl yeniden ortaya koymaktır. Çünkü bazı geceler vardır ki sadece tarihe değil, milletlerin vicdanına da yazılır. 15 Temmuz işte o gecelerden biridir.
Diğer Yazıları
Çok Okunanlar