Emanet, emn kökünden gelmektedir. Emn ise korku ve endişeden emniyette, güvende olmak demektir. Emanet, hıyanetin zıttı olarak güvenilir olma, bir kişiye geçici olarak bırakılan şey anlamında kullanılır. Bakıldığında Türk Dil Kurumu sözlüklerinde birine, geri alınmak üzere, geçici olarak bırakılan, teslim alan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., bir kimse aracılığıyla birine gönderilen para, eşya vb. anlamına gelmektedir. Genel anlamda emanet veya eminlik, maddi mal veya eşyanın güvenilir bir kişiye muhafazası veya korunması amacıyla bırakılmasıdır.
İNSANIN SORUMLULUK ALANINA GİREN HER ŞEY EMANETTİR
Emanet maddi olabileceği gibi, manevi de olabilir. Bunun yanında emanet kelimesi âyet ve hadislerde de çok farklı anlamlarda kullanılmıştır. İnsanın, Allah'a, ailesine, içinde bulunduğu topluma, hayvanlara ve doğal çevresine, hatta insanlığa karşı görev ve sorumlulukları başta olmak üzere, korunmak üzere geçici bir süre için yanında bırakılan eşyaya varıncaya kadar hepsine emanet denmiştir. Özetle insanın sorumluluk alanına giren her şey emanettir.
PEYGAMBERLERDE BULUNMASI GEREKLİ BEŞ NİTELİKTEN BİRİSİDİR
Diğer yandan peygamberlerde bulunması gerekli beş nitelikten birisi olarak karşımıza çıkan en önemli unsur yine emanettir. Bu sıfat, peygamberlerin her yönü ile güvenilir olduklarını ifade eder. Esasen insanların güvenmediği bir kimsenin peygamber olarak görevlendirilmesi düşünülemez. Çünkü peygamber, Allah ile kulları arasında bir elçidir. Böyle kişiler güvenilir olmazsa insanlar ona inanır ve söylediklerini dinler mi? Peygamberimiz (s.a.), Mekke müşrikleri tarafından daha peygamber olarak gönderilmezden önce "el-Emîn-güvenilir insan” olarak tanınmıştı. Mekkeliler onu bu unvanıyla tanırlardı.
İnsanın sorumluluk alanına giren her şey emanettir demiştik. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz. Devlet Başkanı üstlendiği görevden sorumludur. Kişi ailesinin koruyucusu ve eli altında olanlardan sorumludur. Kadın, eşinin, evinin koruyucusu ve eli altında bulunanlardan sorumludur. Hizmetçi, efendisinin malının koruyucusu ve eli altında bulunanlardan sorumludur. Dikkat ediniz. Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz.” Görüldüğü gibi kişilerin birbirlerine ve topluma karşı yükümlü bulundukları görevler noktasından "çoban” olarak ifade edilmesi; görevin kutsallığını ve içtenlikle yerine getirilmesinin gereğini ifade etmektedir.
Hiç şüphe yok ki, insanın ilk sorumluluğu, kendisini yaratan ve akıl gibi üstün yetenekler veren Allah'a karşı olan sorumluluğudur. Allah Teâlâ insanlara bu sorumluluklarını Kurân-ı Kerim'de şöyle hatırlatmaktadır: “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arzettik. Onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insanoğlu yüklendi. O gerçekten çok zalim ve cahildir.” Ahzap, 33/ 72 Ayeti Kerimede bahsedilen “emanetler”, sadece dini emir ve yasaklar olmayıp insanın sorumlu tutulduğu, kendi maddi ve manevi varlığı, aile ve çocukları, yaşadığı ve havasını teneffüs ettiği, kaynaklarından istifade ettiği dünyamız ve içinde olan insanı, hayvanı ve çevresiyle bütün alanları kapsamaktadır. Bu sorumluluk yüklenen her insan “çoban” ve elinin altında bulunan sürüyü iyi büyütüp yetiştirecek, ve kurda kuşa kaptırmayacaktır.
VATAN DA BİR EMANETTİR
Bakıldığı zaman sağlığımız da bir emanettir. Sağlığımıza zarar veren her şeyden bu sebeple korunmalıyız. Vatan da bir emanettir aslında. Vatan bir toprak parçasıdır, ama her toprak parçası vatan değildir. Vatan, uğrunda şehitlerin kanlarını akıttıkları toprak parçasıdır. "Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır” sözü bunu çok güzel bir şekilde ifade etmekte. Vatan bir Müslümanın her şeyidir. Çünkü din, namus, şeref ve bağımsızlık gibi kutsal değerler ancak vatan sayesinde kazanılabilir. Bu sebeple “Vatan sevgisi imandandır” denmiştir. Biz de atalarımızdan kalan bu cennet vatanı, uğrunda şehit olarak, kanlarını akıtarak bize emanet bırakılan bu vatanı korumalıyız. Son olarak emanet hakkında daha çok fazla şey söylenebilir ama biz genel anlamda emanet hakkında düşüncelerimiz için bu kadarını siz değerli okuyucularımıza aktarmış olalım.