Malatya, aradan geçen zamana rağmen hâlâ büyük bir felaketin izlerini taşıyor. Şehrin sokaklarında dolaşırken yıkımın hatıralarıyla yüzleşmemek mümkün değil. Ancak bu ağır tablo içinde, geleceğe dair umut veren önemli bir gelişme var: eğitim yatırımları. Çünkü bir şehri yalnızca binalar ayağa kaldırmaz; onu ayağa kaldıran aslında o binaların içinde yetişen çocuklar, gençler ve onların kurduğu hayallerdir.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Okul İnşaatları İstişare Toplantısı, tam da bu nedenle sıradan bir toplantı olmanın ötesinde bir anlam taşıyor. Malatya Valisi Seddar Yavuz’un başkanlık ettiği toplantıda, depremden sonra eğitim alanında yürütülen geniş kapsamlı çalışmalar masaya yatırıldı. Paylaşılan veriler, kâğıt üzerinde birer sayı olarak görünse de aslında her biri binlerce çocuğun hayatında yeni bir başlangıcın kapısını aralıyor.
Vali Yavuz’un toplantının açılışında söylediği, “Evlatlarımızın modern, güvenli ve konforlu okullarda eğitimlerine devam edebilmeleri için yatırımlarımız hız kesmeden sürüyor,” cümlesi, Malatya’nın bu süreçte neden özel bir çaba gösterdiğini açıkça ortaya koyuyor. Deprem sadece binaları değil, eğitim düzenini de sarsmıştı. Dersliklerin yıkılması, okulların kapanması, öğrencilerin uzunca bir süre belirsizlik içinde kalması… Tüm bunların telafisi, ancak kapsamlı ve kararlı bir eğitim seferberliğiyle mümkün olabilirdi.
SAYILARA YANSIYAN BİR YENİDEN DOĞUŞ
Valilik tarafından paylaşılan rakamlar, bu kararlılığın somut bir göstergesi.
2023–2025 döneminde Malatya’da toplam 144 eğitim yatırımının planlanmış olması başlı başına önemli bir adım. Üstelik bunun 68’i tamamlanmış, diğerleri ise hızla devam ediyor. Sadece 2024 yılında 47 okulun hizmete açılmış olması, deprem yaralarının sarılmasında ne kadar hızlı hareket edildiğini gösteriyor.
Daha da etkileyici olan ise şu veri:
Depremde kaybedilen 895 dersliğin yüzde 37 fazlası, yani 1.235 derslik, Kasım 2025 itibarıyla yeniden inşa edilerek eğitim camiasına kazandırılmış durumda. Yani Malatya, kaybettiğinden fazlasını geri almış; dahası geleceğini planlayarak güçlenmiş.
Bu kadar kısa sürede böylesine büyük bir dönüşümün sağlanması, sadece bir yatırım başarısı değil; aynı zamanda bir dayanışma örneği. Devlet kurumlarının kararlı duruşu, hayırseverlerin desteği ve yerelde yürütülen koordinasyonun uyumu, Malatya’da eğitimin ayağa kalkmasında en büyük etken olmuş.
ONARIM, GÜÇLENDİRME VE DAYANIKLILIK MESELESİ
Deprem sonrası yapılan yalnızca sıfırdan bina inşa etmek değil.
381 binada gerçekleştirilen büyük onarım ve 11 binada yapılan güçlendirme çalışmaları, şehrin eğitim altyapısının gelecekteki olası risklere karşı da dayanıklı hale getirildiğini gösteriyor. Bu noktada önemli olan, yalnızca bugünü değil, yarını da düşünmek. Malatya bu açıdan doğru bir strateji izliyor.
Güçlendirme çalışmalarının önemi, depremle sarsılmış bir şehirde tartışılmaz. Geçmişte yaşanan acıların yeniden yaşanmaması için sağlam binalar, sağlam zeminler ve sağlam planlama şart. Eğitim yapılarının bu bilinçle ele alınması, hem öğrenciler hem de aileler için büyük bir güven kaynağı.
TEŞEKKÜRLERİN ÖTESİNE GEÇEN BİR SORUMLULUK
Valilik, yapılan yatırım ve destekler nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ve hayırseverlere teşekkür etti. Elbette bu teşekkürler yerinde. Ancak unutmamak gerekir ki bu süreç sadece bugünün değil, yıllara yayılan bir vizyonun ürünü. Eğitim yatırımları, siyasi takvimlerin ötesinde uzun vadeli bir sorumluluktur.
O nedenle Malatya’da yürütülen bu çalışmaların devamlılığı, düzenli denetlenmesi ve nitelikli bir içerikle taçlandırılması büyük önem taşıyor. Çünkü yalnızca bina yapmak yetmez; o binaların içini dolduran öğretmenler, müfredat, sosyal ortamlar ve geleceğe dair umutlar da aynı oranda önemlidir.
SONUÇ: BİR ŞEHİR KENDİNİ EĞİTİME SARARAK AYAĞA KALKIYOR
Malatya için eğitim yatırımları, deprem sonrası bir iyileşme hareketinden çok daha fazlası. Bu çalışmalar, bir tür toplumsal yeniden doğuşun temel taşlarını oluşturuyor. Yıkıntıların arasından yükselen her okul, bir çocuğun geleceğe umutla bakmasını sağlıyor. Her yeni derslik, bir toplumun yeniden ayağa kalkma iradesinin sembolüne dönüşüyor.
Elbette daha yapılacak çok iş var. Ancak bugün gelinen noktada görüyoruz ki Malatya, yaralarını sararken en doğru yatırımın yine insana, yani eğitime yapıldığını unutmuyor. Bu bilinçle sürdürülen her proje, sadece bugünün çocuklarını değil, yarının Türkiye’sini de güçlendiriyor.
Ve belki de bu yüzden, Malatya’nın yeniden doğuş hikâyesinde en parlak sayfa, okulların ışıklarının yeniden yandığı sayfa olacak.