Toprak sahada kaleci olmak.

Futbol oynamak?

Yıllar önce toprak olan, Şeker ve Sümer futbol sahalarında çimlenmemiş, kuru toprakta futbol oynamak...

Gençken çocukken herkesin yaşaması gereken çok eğlenceli bir olaydır.

Orada düşmek, koşmak, hırslanmak, azminizi ve futbol şevkinizi arttırır toprak sahada futbol oynamak.

Ancak tabi düştüğünüz zaman vücudunuzda yaralar oluşur ve bunların kabuk tutup geçmesi zaman alır.

Ancak yine de bu halde oynamak bize futbolun asıl ruhunu hatırlatır, futbolun amatörlüğünü sizin yüzünüze vurur ve gerçekten futbolun ne kadar çok sevdiğinizi anlarsınız.

O yıllarda malzeme yok, ayakkabı yok, forma yok ve bu gibi ihtiyaçları futbolcular kendileri karşılıyordu.

Şimdi teknoloji gelişti, sahalar çim, sentetik futbol topları kaliteli, kramponlar kaliteli, formalar kaliteli. Maç sonu duş alma şansım var.

Maçlara gideceğimiz zaman araç bulamazdık merkezden geçer Sümer stadına yaya giderdik.

Acıktığımız zaman rahmetli Mehmet dayının ciğerinden yerdik.

Bazen fotoğraflarımızı Aşık abimiz çekerdi.

Anlatacak o kadar şey var ki imkansızlık içerisinde futbolcu, hakem vs. yetişiyordu.

Şimdi her şey kaliteli ama disiplin yok hırs yok.

Bu imkanlara rağmen hiçbir futbolcu çıkamaması insanın kafasında soru işareti bırakıyor.

Neden?

Son olarak, eski bir kaleci olarak ilave yapayım.

Futbolcular sana sırtını döner ama sen hiç kimseye sırtını dönemezsin futbolcu hata yapar bir diğeri ya da kaleci hatayı kapatır ama kalecinin hatası pahalıya patlar. Ne kadar stresli maç olursa olsun futbolcu maç başladıktan 2-3 dakika sonra maçın akışına kendini bırakır ama kalecide heyecan hakemin son düdüğü ile ancak biter.

Kaleci 5-6 mutlak gol pozisyonu kurtarsa bile yapacağı bir hatadan yediği gol ile bütün kurtarışları unutulur ve o yediği gol konuşulur, bu kadar da nankördür kalecilik mesleği.

Her futbolcu her mevkide oynar hatta kaleci bile her mevkide oynar ama her futbolcu kaleci olamaz.

O yüzden biz kaleciler olarak diyoruz ki biz tek, siz hepiniz.