Malatya’da şap hastalığı serotipi SAT-1 nedeniyle kapatılan hayvan pazarı yeniden açıldı. İlk bakışta sıradan bir gelişme gibi görünebilir; ancak bu haber, aslında hayvancılığın Türkiye’deki kırılgan yapısını ve üreticilerin karşı karşıya olduğu sorunları bir kez daha gündeme taşıyor. Çünkü hayvancılık, sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda gıda güvenliğinin ve kırsal kalkınmanın temel taşıdır.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı önlemler, Malatya’da yürütülen aşı kampanyaları ve üreticilerin özverili katkıları sayesinde hayvan pazarının yeniden hizmete açılması elbette sevindirici. Ancak bu sevincin gölgesinde, yıllardır çözülemeyen kronik problemler var.

HAYVAN HASTALIKLARI VE AŞILAMANIN ÖNEMİ

Şap hastalığı, Türkiye’nin en büyük hayvancılık sorunlarından biri. Her ne kadar aşılamalarla kontrol altına alınsa da, zaman zaman yeni serotiplerin ortaya çıkması üreticilerin emeklerini riske atıyor. Malatya’da aşılama oranının yüzde 85’in üzerine çıkması umut verici olsa da, sürdürülebilir bir çözüm için aşılama çalışmalarının sürekli, düzenli ve kapsayıcı şekilde devam etmesi gerekiyor. Ayrıca sadece aşılama değil, hayvanların taşınması, pazarlardaki hijyen kuralları ve denetimler de en az aşı kadar önemli.

YEM FİYATLARI VE MALİYETLER

Hayvancılığın bir başka büyük sorunu ise yüksek maliyetler. Özellikle yem fiyatlarındaki artış, küçük ve orta ölçekli üreticilerin belini büküyor. Bir kilo etin maliyeti, çoğu zaman üreticinin eline geçen fiyatın üzerinde oluyor. Bu durum hem üreticiyi zarara sokuyor hem de tüketicinin et fiyatlarının sürekli artmasına yol açıyor. Yani hem üretici hem tüketici aynı anda mağdur oluyor.

GÖÇ VE KIRSALIN TERK EDİLMESİ

Kırsalda hayvancılıkla uğraşan genç nüfus giderek azalıyor. Zorlu çalışma koşulları, düşük gelir ve gelecek kaygısı gençleri büyükşehirlere itiyor. Köylerde hayvancılığı sürdürenler çoğunlukla orta yaş ve üzerindeki kişiler. Eğer bu gidişat değişmezse, önümüzdeki yıllarda hayvancılıkta ciddi bir üretim açığı ile karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz olacak.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Hayvancılığın sorunlarını çözmek için çok boyutlu bir yaklaşım gerekiyor. Öncelikle yem maliyetlerini düşürecek politikalar uygulanmalı. Meraların etkin kullanımı, yem bitkisi üretiminin teşviki ve destekleme modellerinin yeniden gözden geçirilmesi şart. İkinci olarak, üreticilerin örgütlenmesi teşvik edilmeli; kooperatifler güçlendirilmeli ki üretici pazarlık gücünü artırabilsin. Üçüncü olarak da teknolojiye dayalı modern hayvancılık uygulamalarına geçilmeli; hijyen, hayvan sağlığı ve kayıt sistemleri daha sıkı denetlenmeli.

Malatya’da hayvan pazarının yeniden açılması, üreticilerin umutlarını yeşerten bir gelişme. Ancak hayvancılığın sorunlarını sadece bir pazarın açılması ya da kapanması üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Çünkü sorunlar köklü, çözüm ise uzun vadeli politikalarla mümkün.

Eğer yem fiyatlarından başlayarak hayvancılığın yapısal sorunlarını çözemezsek, pazarların açılması kısa süreli bir rahatlama sağlasa da, üretici yine zorluklarla karşılaşmaya devam edecek. Hayvancılığın geleceği, sadece bugünü kurtarmakla değil, yarını planlamakla mümkün olacak.