2015 yılı… Malatya için bir dönüm noktasıydı.
Kâğıt üzerinde “gelişme” olarak görünen bir adım atıldı: Malatya, büyükşehir belediyesi statüsüne kavuştu. Ancak aradan geçen yıllar gösterdi ki bu karar, özellikle ilçeler açısından bir “idari deprem” etkisi yarattı.
Bugün hâlâ o sarsıntının artçıları sürüyor. İlçeler hizmet alamıyor, köylerde üretim durma noktasına gelmiş durumda, köy yolları, altyapılar, bakım evleri atıl kaldı. Kapanan İl Özel İdaresi’nin yerini dolduracak etkin bir mekanizma oluşturulamadı.
O dönem İl Özel İdaresi, eski adıyla Köy Hizmetleri, kırsal alanların can damarıydı. Yıllarca dağ köylerine kadar hizmet götüren, altyapıdan bakıma kadar yerinde çözüm üreten bir yapıydı. Ancak bu kurumun kapatılmasıyla birlikte, 13 ilçede hayat adeta durdu.
Bakım evleri kapandı, araç ve gereçler belediyeye devredildi ama doğru şekilde kullanılmadı. Vasıflı işçiler farklı birimlere dağıtıldı, mesleklerinden uzaklaştırıldı. Çoğu zorunlu olarak emekli edildi.
Ben de o dönemin tanıklarından biriyim. Kendi görev alanım dışında, Ali Baba Mezarlığı Gasilhanesi’ne görevlendirildim. Birçok arkadaşım gibi…
Büyükşehir belediyesine geçişle birlikte artan sorumluluklar, gelirle değil, borçla büyüdü. Belediyenin üzerine yığılan devasa borç yükü, yeni yönetimlerin elini kolunu bağladı. Bugün birçok yatırım yapılamıyorsa, nedeni sadece ekonomik kriz değil; o yıllarda yapılan plansız dönüşümdür.
Eğer İl Özel İdaresi kapanmasaydı, bugün Malatya’nın ilçeleri çok daha güçlü, üretken ve yaşanabilir olurdu. 2020 ve sonrasındaki depremler, bu zayıf yapının sonuçlarını acı bir şekilde gösterdi. Büyükşehir, yükün altında ezildi.
Peki çözüm ne?
Bu sorunun yanıtı, yöneticilik anlayışında gizli.
Geçtiğimiz günlerde bir yazıda şu soruyla karşılaştım:
“İdeal belediye başkanı nasıl olmalı?”
Ne güzel bir soru aslında…
Belediye başkanı, bir kentin “şehremini”dir; yani o kente emanet edilen kişidir. Bir zamanlar belediye başkanlarına “şehrin anahtarı” verilirdi. Bugün ise onlara “şehrin patronu” deniyor. Aradaki fark, bakış açısının değişimidir.