Yokuşa gücüm yok inişe dizim.

Uzağı yakını pek görmez gözüm, sanki bize tarih oluyor, sözüm ihtiyarlık başa geldiği zaman ...

Ağrıdan sızıdan, durmaz, yakınır, derman arar sağa sola bakınır, az yerse, çok yerse hemen dokunur ihtiyarlık başa geldiği zaman.

Yedek parçam oldu iğne şurup, hap hiç fayda vermiyor, ne yaparsan yap iflas etmiş ciğer, yorulmuş bir kalp, ihtiyarlık başa geldiği zaman.

Ayakların titrer, belin bükülür, damarlardan sıcak kanın çekilir, saç - sakal ağarır, dişler dökülür ihtiyarlık başa geldiği zaman.

İşin en kötüsü baston ile ayakların  3 olur gittiğin o yerler artık hiç olur, konuşsan suç olur, sussan suç olur ihtiyarlık başa geldiği zaman.

Arkadaşın olur, evde çocuklar, eşin, dostun seni arada yoklar, torunların alır bastonu saklar

ihtiyarlık başa geldiği zaman

Ah!! ne çabuk geçiyor baharlar, yazlar, zaman akışına uymuşuz  bizler insan yaşlanınca yavrum ölümü gözler ihtiyarlık başa geldiği zaman.

Hele bir ölüp ayrılınca eşinden öbürü de gitmek ister peşinden, çıkaramaz hayalinden, düşünden ihtiyarlık başa geldiği zaman.

Yaşlılara  özel değil bu sözüm gençlerde yaşlanır elbette, kuzum senin de buruşur elin ve yüzün ihtiyarlık başa geldiği zaman.

Dedenin lafını yabana atma, doğru bakıp eğriye sapma, günahlardan sakın harama bakma ihtiyarlık başa geldiği zaman.