Malatya Suyunun (Kaptaj) Alternatifi Var mı?
Şehrimizin tek su kaynağı olan Kaptaj, 1990–1991 yıllarında yaşanan sel baskınından ciddi şekilde etkilenmişti. Yıllardır, ben dâhil olmak üzere tüm Malatyalıların diline pelesenk olmuş iki soru vardı:
Birinci soru:Ya bir deprem olur da suyumuz kaybolursa?
Malatya’nın etrafı sularla çevrili olmasına rağmen, alternatif su kaynaklarından yeterince yararlanamıyoruz. 1990–1991 yıllarında Malatya büyük bir sel felaketi yaşadı, Gündüzbey ciddi yara aldı. Kaptaj zarar gördüğü için şehir aylarca susuz kaldı.
Bu konuda sevgili abim Atilla Kantarcı da yıllar önce şu soruları dile getirmişti:
Yine bir deprem olur da suyumuz kaybolursa?
Ya 1990 yılındaki gibi bir sel gelir de Kaptaj zarar görürse Malatya olarak ne yaparız?
İkinci soru ise şuydu:Neden ikinci bir su kaynağımız yok?
Neden Gündüzbey’e alternatif yeni bir su kaynağı aranmıyor?
ALTERNATİF SU KAYNAĞI BULUNDU AMA YETERLİ Mİ?
Bu sorular bir dönem anlamını yitirmişti. Çünkü Beylerderesi mevkiinde tespit edilen suyla ilgili MASKİ tarafından çalışmalar başlatılmış, kısa sürede 1 adet kaptaj tesisi, 1000 tonluk içme suyu deposu, 20 bin metre içme suyu hattı ve 200 adet abone bağlantısı yapılmıştı.
Ancak susuz geçen birkaç saatin bile hayatı felç ettiği ortadayken, günlerce sürecek bir susuzluğun şehri ne hâle getireceğini düşünmek bile insanın ruh hâlini bozmaya yetiyor.
TOKİ’LER YAPILDI, SU YETERLİ Mİ?
Deprem sonrası Malatya’nın birçok bölgesinde TOKİ konutları yapıldı. Bunların en büyüğü İkizce TOKİ. Yaklaşık 200 bin kişilik bir nüfusa hitap edecek bu alanlar için yeni ve güçlü bir alternatif su kaynağı var mı? İşte asıl soru bu.
GEÇMİŞTEN BUGÜNE SU MÜCADELESİ
1990 yılında sel felaketinde Kaptaj yerle bir olmuş, Malatya yaklaşık iki ay susuz kalmıştı. O dönemde vatandaşlar perişan olmuştu.
Dönemin Belediye Başkanı Ahmet Münir Erkal, alternatif su için çok mücadele etti ancak yeterli destek bulamadığı için proje hayata geçirilemedi.
Daha sonra Belediye Başkanı Mehmet Yaşar Cercis, barajdan Malatya’ya su getirmek için büyük çaba harcadı; fakat maddi destek bulunamayınca o da gerçekleştirilemedi.
Ardından Belediye Başkanı Cemal Akın, Uluköy civarındaki Aksu Çayı’ndan Malatya’ya su getirmek için girişimlerde bulundu. Ancak Adıyaman tarafının karşı çıkması nedeniyle bu proje de hayata geçmedi.
O dönem Özel İdare Genel Sekreteri Sami Er, bölgeyi bizzat yerinde inceledi. Fotoğraflar ve kamera kayıtları mevcuttur.
BUGÜN YETKİLİLERE ÇAĞRI
Buradan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanına sesleniyorum. Kaptaj’a alternatif olarak barajdan alınacak su, Malatya merkezinde yapılacak depolara aktarılmalıdır.
Bu yapılırsa inanıyorum ki Malatya’ya heykeliniz dikilir.
Deprem sonrası Malatya çok mağdur oldu. Yaşadığımız ikinci ve üçüncü büyük afetler bize ders olmalı.
Şu an hiçbir masrafı olmadan su için çevre temizlik vergisi, atık su bedeli, sayaç bakım ücreti ödüyoruz.
Alternatif su hizmeti yapılacaksa, bunun bedeli abonelere yansıtılsın; ben buna razıyım.
Zamanında Malatyaspor için sudan kesinti yapıldı, kimse itiraz etmedi. Çünkü mesele Malatya’ydı.
Lütfen bunu siyasi olarak yorumlamayın; bu sadece bir fikir. Tek amacım, torunlarımızın ileride susuzluk yaşamaması.
KAPTAJ GÖZÜMÜZ GİBİ KORUNMALI
Malatya, dünyada eşine ender rastlanan Allah vergisi bir su kaynağına sahip.Tek kaynaktan saniyede 3–4 bin litre su çıkıyor. Yüce Rabbimize hamdolsun.
Ancak şehrimizin tek su kaynağı olan Kaptaj’ın çevresi gözümüz gibi korunmalıdır.Taş ocakları gibi faaliyetlere kesinlikle izin verilmemeli. Bölge sel ve taşkınlara açık bir alan.Olası bir afet, koca bir şehri günlerce susuz bırakabilir.
TEDBİR ÖNCEDEN ALINMALI
Geçtiğimiz yıllarda Kozluk Mahallesi’nde Keklice HES Santrali ve Derme Kanalı’nda meydana gelen yıkım sonucu su taşkını yaşandı. Kaptaj tesisleri zarar gördü ancak MASKİ’nin zamanında müdahalesiyle büyük bir sorun yaşanmadı.
Yetkililerin afet sonrası olay yerine gitmesi çözüm değildir. Asıl olan afet öncesi tedbir almaktır.
Kaptaj çevresinde uzmanlarca fizibilite çalışmaları yapılmalı, riskler önceden hesaplanmalıdır.
SON SÖZ
Su, hayatın olmazsa olmazıdır.
“Gelecek nesillere yaşanabilir şehir bırakacağız” söylemi, eğer su konusunda vizyon geliştirilmezse slogandan ibaret kalır.
6 Şubat depreminde gördük ve yaşadık.
Tek su kaynağımız zarar görürse, bu şehir ne yapar?
“De ki: Suyunuz çekilip kaybolursa, size akan bir suyu kim getirebilir?”
(Mülk Suresi, 30)
Tedbir bizden, takdir Allah’tandır.
Ama tedbiri almak da bizim sorumluluğumuzdur.
Suyumuzu koruyalım, israf etmeyelim ve geleceği bugünden düşünelim.