Türkiye’de olduğu gibi Malatya’da da futbol bitme noktasına gelmiş durumda. Ne yazık ki bu gidişata karşı güçlü bir ses yükselmiyor, adeta kimsenin ağlayanı yok.

2023 yılında Malatya’da profesyonel ligler, BAL Ligi ve 1. Amatör Küme futbol liglerinde toplam 32 takım 4 grupta mücadele ediyordu. Sahalar doluyor, gençler futbol oynamak için kulüp arıyor, şehirde futbolun heyecanı hissediliyordu. Ancak aradan geçen kısa süre içinde tablo tamamen değişti. 2025 yılına gelindiğinde takım sayısı 17’ye düştü ve ligler sadece 2 gruptan oluşur hale geldi.

Nereden nereye…

Bu tabloya geriye dönüp baktığımızda Malatya futbolunun geçmişte ne kadar güçlü bir yapıya sahip olduğunu daha net görüyoruz. Profesyonel futbol ve salon sporları açısından değerlendirildiğinde Malatya’da futbolun temelini oluşturan kulüpler arasında Malatyaspor, ardından Arguvanspor, Yeşilyurtspor, Pütürgespor ve son yıllarda şehrin en önemli temsilcisi olan Yeni Malatyaspor yer alıyor.

Ancak son yıllarda Türk futbolunun genelinde yaşanan ekonomik sorunlar, Malatya’daki kulüpleri de derinden etkiledi. Futbolda giderlerin büyük bölümü euro üzerinden hesaplanırken, kulüplerin gelirlerinin büyük kısmı Türk lirası üzerinden elde ediliyor. Bu dengesizlik kulüplerin mali yapısını ciddi şekilde sarsıyor.

Bunun en somut örneklerinden biri Yeni Malatyaspor oldu. Sarı-siyahlı kulübün borcu kısa süre içinde hızla büyüdü. Kulübün borcu birkaç ay içinde milyarlar seviyesine ulaşırken, toplam borcun da çok ciddi rakamlara çıktığı ifade ediliyor. Bu durum yalnızca Yeni Malatyaspor için değil, Türkiye’deki birçok kulüp için de büyük bir tehlike oluşturuyor.

Özellikle Malatya’daki takımlar, deprem öncesi dönemde de ekonomik zorluklar yaşıyordu. Ancak 6 Şubat depremleri sonrasında kulüplerin durumu daha da ağırlaştı. Birçok kulüp transfer yapamadı, bazı kulüpler ise mevcut kadrolarını dahi koruyamadı. Altyapı sisteminin güçlü olmaması da bu süreci daha da zorlaştırdı. Altyapıdan yeterli sayıda futbolcu yetişmeyince kulüpler dış transfer yapmak zorunda kalıyor; bu da maliyetleri artırıyor.

Bugün gelinen noktada bazı kulüpler yıldız oyuncu transfer etmeyi bırakın, amatör liglerden bile futbolcu almakta zorlanıyor. Kulüplerin en büyük sorunlarının başında futbolcuların alacakları, vergi borçları ve SGK borçları geliyor. Takımların devlete olan borçlarının ne kadar olduğu konusunda ise kamuoyuna yapılmış net bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle spor camiasında birçok soru işareti oluşmuş durumda. Bu şartlar altında devletin vergi borçları konusunda bir yapılandırma ya da kolaylık sağlaması anlaşılabilir bir durum olarak görülüyor. Ancak futbolcuların alacakları söz konusu olduğunda durum daha da karmaşık hale geliyor. Çünkü FIFA nezdinde açılan davalar ve verilen kararlar, kulüpler için çok daha ağır sonuçlar doğurabiliyor.

Son yıllarda kulüplerin sık sık kongre yapması, yönetimlerin değişmesi ve bazı kulüplerin son anda kongre kararı alması da futbolun istikrarlı bir yapıya kavuşmasını zorlaştırıyor. Bir şehir için bu gelişmeler ne kadar sağlıklı? Bu sorunun cevabını herkesin düşünmesi gerekiyor.Futbol, yalnızca bir spor dalı değil; aynı zamanda toplumsal bir kültürdür. Futbolun tamamen yok olması, aslında toplumdaki önemli bir sosyal alanın da ortadan kalkması anlamına gelir.

Özellikle kulüplerin futbolculara döviz üzerinden maaş ödemeye devam etmesi, kulüplerin mali yapısını daha da zora sokuyor. Futbolcular kısa vadede kazanç sağlarken, kulüpler uzun vadede borç batağına sürükleniyor. Bu nedenle kulüplerin toparlanabilmesi için futbolcu maaşlarının Türk lirası üzerinden ödenmesi gerektiği sık sık dile getiriliyor.

Ekonomik krizin bazı yönleriyle futbol için bir uyarı niteliği taşıdığı da söylenebilir. Kulüpler artık daha dikkatli harcama yapmak zorunda kalıyor. Ancak buna rağmen şampiyonluk yarışının her zamankinden daha sert geçeceği görülüyor. Çünkü artık birçok kulüp için durum çok net: Şampiyon olamazsan iflas bayrağını çekmek zorunda kalıyorsun.

Büyük kulüpler maddi sorunlarını bir şekilde aşarak yoluna devam edebilir. Ancak borç yükü ağır olan kulüpler için durum oldukça kritik. Nitekim bu sezon profesyonel liglerde, BAL Ligi’nde ve amatör liglerde ekonomik kriz nedeniyle birçok takım liglerden çekilmek zorunda kaldı. Bazı kulüpler ise faaliyetlerini tamamen durdurarak kapılarına kilit vurdu.

Tüm bu gelişmeler, Malatya futbolunun yeniden ayağa kalkabilmesi için güçlü bir destek ve yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu açıkça gösteriyor. Aksi halde Malatya’da futbolun eski günlerine dönmesi hiç de kolay olmayacak.