Her ne olursa olsun, bir ilin takımının başkanı, şampiyon bir belediye başkanıyla yan yana gelebilir. Bu, sporun ve şehrin ortak menfaatleri açısından son derece doğal bir durumdur.

Geçtiğimiz günlerde Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sami Er’in “anahtarları teslim etme” yönündeki açıklamasının ardından, sürece dair ılımlı ve yapıcı bir yaklaşım sergilediğini biliyoruz. Özel sohbetlerde, İlhan Geçit hocanın talep etmesi halinde gerekeni yapmak için çaba göstereceğini dile getiren bir başkandan söz ediyoruz.

Açıkçası, şehrin borçsuz takımı olan Yeşilyurtspor’un “anahtar teslimi” çağrısına ilk cevap verecek kulüp olacağını pek düşünmemiştik. Bu anlamda şaşkınız. Ancak yine de Adnan Başkanı bu tavrından dolayı tebrik ediyoruz.

Görünen o ki takımımız, büyük ihtimalle Sayın Sami Er ve Sayın İlhan Geçit hocanın öncülüğünde; Malatya’da ikamet eden iş insanları ile belediye yetkililerinden oluşacak karma bir yönetimle yoluna devam edecek gibi duruyor.

Peki, neden biz böyleyiz?

Malatya Yeşilyurtspor geçtiğimiz sezon BAL Ligi’nde şampiyon oldu ve tarihinde ikinci kez 3. Lig’e yükseldi. Sezon başında Adnan Çoban kongre yaptı; ancak kongrede yönetimde yer alan bazı isimler daha sezon başında istifa etti.

Malatya’nın adeta kronik yarası haline gelen, yıllarca sporun içinde olup şimdiye kadar elini eteğini çekmeyen bazı isimler yine sahneye çıkmaya başladı. Kısaca özetlemek gerekirse;
Malatyaspor’u yedik bitirdik,
Yeni Malatyaspor’u yedik bitirdik,
Daha önce Pütürgespor’u, Malatya İdmanyurdu’nu, Arguvanspor’u yedik bitirdik…
Şimdi de Yeşilyurtspor’u yemeye çalışıyoruz.

Sevgili spor severler, lütfen bir ilde bir profesyonel takım olsun. Ona da hep birlikte sahip çıkalım.

Dürüst olmak gerekirse bu noktada kendimle ilgili de açık konuşmak istiyorum. Öncelikle şunu net söyleyeyim: Ben kimsenin adamı ya da maşası değilim.
Ben bir spor bağımlısıyım. Yıllar sonra bu bağımlılığa yeniden düştüm ve tekrar doğru yolda kalmaya, odaklanmaya çalışıyorum. Standartlarımı her zaman yüksek tutmaya gayret ediyorum. Benim gibi sporu seven, zaman zaman nükseden ama vazgeçmeyen kardeşlerimle aynı yolda yürüdüğüme inanıyorum.

Yanında olduğunu düşündüğün insanlar, senin en iyi arkadaşındır. İyi günde de kötü günde de…

Herkesin bir aklı, bir kariyeri var.

Yeşilyurtspor özelinde sevgili kardeşim Fatih Sengir, konuyla ilgili bir yazısında çok önemli bir noktaya değiniyor. “Malatya hasut bir memleket” dediğimizde, bazıları yerinde duramıyor, hemen hoplamaya başlıyor. Oysa Malatya futbolunda gelinen nokta her şeyin açık göstergesi.

Yıllardır hasret kaldığımız profesyonel takım sevincini, Yeşilyurtspor’un 3. Lig’e çıkmasıyla yaşamıştık. Ancak ne yazık ki bu başarıyı hazmedemeyen bir kesim tarafından bu sevinç gölgelendi.

Benim nacizane fikrim şudur:
Malatya futbolunun daha fazla zarar görmemesi adına Adnan Başkan ve mevcut yönetimle devam edilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Kısır bir döngü içerisinde sıkışıp kalan Malatya futbolunun ilerlemesi için devamlılık şarttır.

Bugün şehirde konuşulan konu, Yeşilyurt Belediye Başkanı Sayın İlhan Geçit’in yeni bir yönetim oluşturacağı ve iş insanlarını yönetime alacağı yönünde. Ancak burada gözden kaçırılan çok önemli bir detay var ve kimse bundan bahsetmiyor:

Madem bu iş insanları bu kadar spora meraklıydı, neden 15 yıldır amatör lige kadar düşen Malatyaspor’un yanında olmadılar?

Çünkü orada ceplerinden para çıkacaktı.
Şimdi ise parayı belediye verecek, bu isimler de reklamını yapacak.

Bu işler öyle yürümüyor.
Taşın altına elini sokacaksın.
Cebinden para harcayacaksın.
Tek temennim, inşallah Malatya futbolu bir kez daha yanlış bir yola girmez.