Son günlerde amatör futbol sahalarında yaşanan üzücü olaylar, sporun ruhuna yakışmayan görüntüler ortaya çıkarıyor. Oysa futbol; kardeşliktir, mücadeledir, emektir ve en önemlisi gençlerin hayatına yön veren bir eğitim alanıdır. Ancak ne yazık ki yaşanan bazı hadiseler, sporun birleştirici gücünü gölgelemeye başladı. Bu nedenle başta antrenörler, hakemler, yöneticiler ve taraftarlar olmak üzere herkese büyük sorumluluk düşüyor.
Darende Stadı’nda oynanan Darendespor – Hekimhan Girmana Spor karşılaşmasında yaşanan olay bunun en somut örneklerinden biri oldu. Karşılaşmanın son bölümlerinde tribünden atılan bir maddenin hakeme isabet etmesi sonucu maçın 87. dakikada tatil edilmesi, sahada ter döken futbolcuların emeğini bir anda boşa çıkardı. 83. dakikaya kadar skorun 1–1 olduğu, iki takımın da büyük mücadele gösterdiği bir maçın böyle sonuçlanması, spor adına gerçekten üzücü bir tablo ortaya koydu. Bir kişinin yaptığı sorumsuz davranışın hem kulüplere hem futbolculara hem de ilçeye mal olması, aslında sorunun ne kadar ciddi olduğunu açıkça gösteriyor.
Özellikle 2025–2026 sezonunda amatör liglerde bu tür olayların artmaya başladığını görmek kaygı verici. Tribünlerde yaşanan gerginlikler, saha içine yansıyan tartışmalar ve oyuncular arasındaki gerilimler sporun özüne zarar veriyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise deprem sonrası yaşanan travmaların etkisinin hâlâ devam ediyor olmasıdır. Malatya spor camiası depremle birlikte büyük bir yara aldı. Sporcular aylarca sahalardan uzak kaldı, kulüpler maddi anlamda zorlandı, gençlerin psikolojisi olumsuz etkilendi. Bu nedenle bugün yaşanan bazı davranışların altında psikolojik yıpranmışlık da bulunuyor.
Tam da bu noktada kulüplerin önemli bir adım atması gerekiyor. Sporcular için psikolojik destek programları oluşturulmalı, gerekirse sağlık müdürlüklerinden psikolog desteği talep edilmelidir. Çünkü spor sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel bir süreçtir. Sağlıklı bir sporcu, sağlıklı bir ortamda yetişir.
Hakemler konusuna da ayrı bir parantez açmak gerekir. Özellikle genç liglerde tecrübeli klasman hakemlerinin görevlendirilmesi hem maç yönetim kalitesini artırır hem de genç futbolculara doğru iletişim kurulmasına katkı sağlar. Hakemler de sonuçta yetişerek tecrübe kazanıyor. Futbol nasıl futbolcusuz olmazsa, hakemsiz de olmaz. Bu nedenle hataları büyütmek yerine anlayış göstermek gerekir.
Antrenörlere düşen görev ise belki de en kritik olanıdır. Çünkü genç sporcular sadece futbolu değil, hayatı da antrenörlerinden öğrenir. Sahada nasıl davranılacağını, rakibe nasıl saygı gösterileceğini, yenilgiyi nasıl kabulleneceğini öğreten kişi hocadır. Özellikle U12, U14 ve U18 kategorilerinde mücadele eden çocuklara futbol eğitimi kadar ahlak eğitimi verilmesi şarttır. Disiplin, saygı ve karakter eğitimi bu yaşlarda kazanılır.
Son haftalarda maçlardan çıkan bazı genç sporcuların tribün kenarında sigara içmesi, küfürlü konuşması ve rakip oyuncularla tartışması gibi görüntüler ise geleceğimiz adına düşündürücüdür. Spor yapan bir gencin kötü alışkanlıklardan uzak durması gerekir. Ayrıca unutulmamalıdır ki spor kanunları gereği alınan disiplin cezaları sicile işleyebilir ve bu durum gençlerin geleceğini olumsuz etkileyebilir. Bir anlık öfke, yıllarca sürecek bir pişmanlığa dönüşebilir.
Kulüp yöneticilerine de önemli görev düşüyor. Takım içinde agresif davranışlarıyla diğer oyuncuları olumsuz etkileyen futbolcular varsa, buna müsamaha gösterilmemelidir. Çünkü kötü örnek hızla yayılır. Kalıcı olan futbolcu değil, kulübün ismidir. Bugün gelen gider ama kulübün itibarı kalır. Bu nedenle karakteri sorunlu oyunculara taviz verilmemelidir.
Bizler geçmişte zor şartlarda, toprak sahalarda, imkânsızlıklar içinde futbol oynadık. Ama büyüklerimizin terbiyesiyle büyüdük. Onların yanında yüksek sesle konuşamaz, saygıda kusur etmezdik. Maç sonunda çantalarını taşımayı bir onur sayardık. Çünkü spor sadece oyun değil, aynı zamanda edep okuluydu. Bugün de aynı anlayışa ihtiyaç var.
Sahalarda zaman zaman futbolcular arasında tartışmalar olabilir. Bu sporun doğasında var. Ancak maç bitince herkesin kol kola girip soyunma odasına gitmesi gerekir. Taraftarların ise kesinlikle saha içine müdahil olmaması şarttır. Futbolcular kendi aralarında yaşananları çözer. Tribünden küfür etmek, hakaret etmek veya sahaya madde atmak hiçbir şekilde kabul edilemez. Kimsenin böyle bir hakkı yoktur.
Darendespor – Hekimhan Girmana Spor maçında yaşanan olay bize önemli bir ders vermelidir. Bir kişinin yaptığı hata yüzünden hem futbolcuların emeği boşa gidiyor hem de sporun itibarı zedeleniyor. Bu nedenle artık herkesin daha dikkatli olması gerekiyor.