Yaşadığı süre içinde, dünya malı için insanların gönlünü kalbini kıranlar, çıkarlarını, menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan, nereden geldiğini ve en nihayetinde nereye gideceğini unutan kişiler…
Geçici bir aldatmaca olan dünya hayatında, kalıcı olan tek şeyin güzel ahlak ve hoşgörü olduğunu genellikle göz ardı edenler dünyada ne kadar mal, mülk veya birikim elde ederse etsin, bunların hiçbirini ahirete götüremez.
İnsanların mal mülk hırsı, empatiyi yok eder, insanları ve akrabalarını birbirine düşürür.
Bir insan için kalıcı olan tek şey arkasında bıraktığı hoş bir seda ve güzel anılarıdır.
O yüzden İnsanların kalbini dünya menfaati uğruna kırmak, manevi değerlerin maddi çıkarlara kurban edilmesi hoş bir davranış değildir.
Bunun yanında insan, bu dünyaya sonsuza kadar yaşamak için değil, belirli bir süre misafir olmak için gelmiştir. Hayat ne kadar uzun görünse de aslında göz açıp kapayıncaya kadar geçen kısa bir yolculuktan ibarettir.
Geçici bir aldatmaca olan dünya hayatında kalıcı olan tek şey güzel ahlak, iyi niyet, hoşgörü ve insanların gönlünde bırakılan güzel izlerdir.
O yüzden unutmayın bu dünyada kul hakkına girmeyin. Çünkü kul hakkı, telafisi en zor haklardan biridir.
Evlat ayrımı, insan ayrımı yapmayın. İnsanları makamlarına, mevkilerine, zenginliklerine veya sosyal statülerine göre değerlendirmeyin. Her insan değerlidir ve saygıyı hak eder. Adaletli olmak, merhametli olmak ve herkese eşit davranmak hem insanlığın hem de vicdanın gereğidir.
Öldükten sonra arkanızda dua ettirin, beddua ettirmeyin.
İnsan öldüğü zaman arkasında hoş bir seda bırakmalı.
Kim ne yaparsa onunla anılır iyi veya kötü.
Bu yüzden biz hep iyi ile hatırlanacak şeyler yapalım.
Gittiğimiz her yerde sevgi bırakalım, kırmak yerine onarmayı tercih edelim, kin yerine hoşgörüyü, bencillik yerine paylaşmayı seçelim. Böylece bir gün bu dünyadan ayrıldığımızda arkamızda mal değil, makam değil; insanların gönlünde yaşamaya devam edecek hoş bir seda bırakmış oluruz.