İçimizdeki ajanlara dikkat edelim.

İsrail, İran, ABD savaşı her şeyi çok iyi özetliyor.

Hacı Bektaşi Veli diyor ki, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözünü hatırlayalım.

Bu topraklarda ekmek yiyip, vatana ihanet etmek alçaklıktır.

Fikirlerimiz birbirine uymayabilir.

Bu değildir ki vatanımıza sahip çıkmayacağız.

Biz bu topraklarda bir aileyiz, bir bütünüz.

İçimizdeki hainlere dikkat edelim.

Bize yakın görüp arkamızda iş çevirenlere dikkat edelim.

Her birimiz asker ve polisiz.

Bazıları dost gibi yanınızda olsa da arkamızı döndüğümüzde kuyumuzu kazarlar.

Bu durum üzücü olsa da birçok devletin başına geldiği unutulmamalıdır.

Şu anda Türkiye'nin çevresinde olan ülkeler bizim üzerimizden hesap yapıyor, bunu bizler de biliyoruz.

O yüzden biz bu topraklar üzerinde birlik beraberliğimizi her zaman olduğu gibi bir bütün halinde korumamız lazım.

Biz Türkiye olarak, etrafımızda bulunan ülkeler bize ne kadar dost görünse de o kadar düşman, o yüzden içimizde bulunan insanları iyi süzerek kontrol altına almamız lazım. Ekmeğimizi yiyip dışarıya ajanlık yapan insanları bulmamız için devletimize yardımcı olmalıyız.

Büyüklerimizin dediği gibi “Bilemezsin kim dost kim düşman. Bazen tuttuğun eldir seni arkandan vuran.”

Düşmanımız artmış demek ki zamanında değersizlere iyi niyetimizden dost olmuşuz.

Düşmanının sana vereceği zararı az çok hesaplayabilirsin. Ama yakınlarının vereceği zararı asla hesaplayamazsın.

İşte İran, en büyük darbeyi kılcal damarlarına sızan hainlerden aldı.

Yanı başımızdaki bu ihanet sarmalından ibret alınıp acil önlemler alınmalı.

Türkiye'yi bekleyen en büyük tehlike içerideki kripto siyonistlerdir.

O yüzden bu vatan üzerinde ay yıldızlı bayrağının altında yaşayan tüm insanların bir araya gelip bölünmez bir bütün olduğumuzu herkese göstermemiz lazım.

Rabbim bizleri korusun askerimize, polisimize, Mehmetçiklerimize sağlık, sıhhat versin.

Söz konusu vatan, bayrak olursa bölünmez bir bütünüz.

“Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla işlenmedikçe terk olunmaz” diyen M. Kemal Atatürk, bütün vatan toprakları için ayrım gözetmeden, vatan evlatlarının bütünüyle vatan uğruna ölmeye davet etmiştir.

Vatanı sevmek ve korumak kutsal bir vazifedir.

Düşman karşısında psikolojik, teknolojik ve ekonomik her türlü savaşa hazırlıklı olmak dinimizin emridir.

Nitekim Cenâb-ı Hak bu hususta şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; savaş için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”

Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise hak ve hakikat yolundaki bu kutsal mücadele hakkında şöyle buyurur: “Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin.”