Yarın 6 Şubat’ın üçüncü yılı doluyor. Şubat ayı geldiğinden beri herkeste bir gerginlik, huzursuzluk var değil mi? Ben sosyolojik boyutunu bilmem ama bu bir çeşit toplumsal hafıza galiba.
O korkunç günü, adı üstünde “asrın felaketi”ni unutmak, hafızalardan silmek falan mümkün değil. O günün sabahı bu ülke uykusundan enkazla uyandı. Deprem bölgesi için buna uyanmak denilmez tabi. Buna tam anlamıyla travma denir. Hatta üç yıldır utulmayan, silinmeyen anlarla, anılarla buna toplumsal travma da denilebilir.
Takvim yaprakları ilerledi, üç yıl geçti ama zaman, o sabahın içinde kaldı. Çünkü bazı günler geçmez; bazı günler sadece hafızaya kazınır. Kişilerin, toplumların hafızasına kazınır.
Biliyorsunuz Malatya, Hatay ve Kahramanmaraş’tan sonda 6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen üçüncü şehirdi. Depremler 11 ili yıktı ama Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman’ı yerle bir etti. Yanlış anlamayın, acı yarıştırmıyorum. Ben fiziksel boyutundan bahsediyorum.
Malatya’da 121 bin yapı inşa edildi. Süreç halen de devam ediyor. Çarşı komple yıkıldı ve yeniden yapılıyor. Şehir, hafızası ile birlikte tarihe karıştı. Hafızalar şimdi o kabusla dolu. Her ne kadar günü yaşasak da halen oradayız, halen nefes alırken ciğerlerimize enkaz tozu giriyor.
Bence toplumsal hafıza, yalnızca geçmişi hatırlamak değildir. Toplumsal hafıza, aynı acıyı bir daha yaşamamak için hatırlamayı seçmektir de…
Bugün geldiğimiz noktada bu hafızayı canlı tutmak zorundayız. Çünkü 50 binden fazla canı yitirdik ve bir daha bu kabusu yaşamamak adına unutmamak zorundayız. Her yapıyı inşa ettiğimizde o günü hatırlamalıyız, her adımımızda geleceğe borcumuz olduğunu bilmeliyiz.
Bugünün çocuklarına, gençlerine geçmişten çok hata yaptık. Belki elimizdeydi, belki değildi... Ama şimdi, tüm bu acıları yaşamışken artık bir şeylerin elimizde olması gerekiyor.
6 Şubat’ta enkazın altında kalanlar sadece insanlar değildi. Güven duygusu, ev kavramı, “başımıza gelmez” cümlesi de orada kaldı. O günden sonra bu ülkede hiçbir bina sadece beton değil, her bina bir sorumluluk, her imza bir vicdan meselesi oldu.
6 Şubat, bir yıldönümü değildir sadece. 6 Şubat, bu ülkenin vicdan takviminde kırmızıyla işaretli bir gündür.