Taraftarı küstürdük. Şimdi hatıralarla avunuyoruz.
Yıllardır Malatya sporunu takip eden biriyim. Bu süre içinde Malatya sporuna birçok Malatya sevdalısı abilerim gibi hizmet ettim.
Ben daha önce Malatya sporuna hizmet edenleri çocuk olduğum için hatırlamıyorum. 15-16 yaşlarına gazete dağıtımı yaptığım, dönemlerde Malatya sporunu daha iyi takip etmeye başladım. O dönem Malatya spor ve Malatya amatör maçlarını hiç kaçırmazdım. Cumartesi ve pazar günlerini iple çeker Sümer, Şeker Stadı’nda Mehmet dayının ciğerini yer ve Karagücü, Emniyet, Köy Hizmetleri, Orduzumarif, Battalgazi,Tekelspor, Şekerspor, Sümerspor, Boztepespor, Karakavak, Adafıspor, Ataköy, Malatya İdmanyurdu, Malatyagücü, Demirspor, Maliyespor vs. takımlarının maç saatlerini dört gözle beklerdim. Maç öncesi hakem ve takım kadrolarını alır fotoğraflarını çeker gazeteye gitmek için bazen araç bulamadığımda yayan olarak baskıya yetiştirir ve çektiğim fotoğrafları banyoya girerek en güzel fotoğrafları kullanırdım. Bazen Malatyaspor maçlarını takip etmek için deplasmana gider ve bir iki gün sonra ilimize dönerdik. Bazen de taraftarların araçlarıyla ilimize döner maçları gazeteye yetiştirmeye çalışırdım. Malatyaspor’un namağlup olduğu dönemlerde hem kamera hem fotoğraf çekimi ile bayağı zorlanıyordum. O dönemlerde televizyon olmadığı için bazen deplasmanda oynadığımız maçların skorlarını PTT aracıyla skorlarını bildirir ve PTT önünde bekleyen Malatyasporlu taraftarlara skorları verirdik ve büyük emekler sonunda çektiğimiz fotoğrafları Tele foto ile istanbul'a Ulusal gazetelere resim göndermek için acilen resimleri çıkarmak için bekler ve dua ederdi ki resimler güzel çıksın. Çünkü çektiğimiz resimleri görmüyorduk. Evet eskiden emek vardı, heyecan vardı mutluluk vardı, meslek aşkı vardı. Saygı vardı meslek dayanışması vardı. Şimdi kuyu kazma var. Meslek gitti kopyala yapıştır emek hırsızları var sonra takım elbise kravat ben gazeteciyim. 1984 futbol sezonunda Malatyaspor namağlup olarak şampiyon oldu. Tabi ki o dönemlerde Malatya birlik ve beraberlik içerisinde bir bütün halinde şampiyonluğa ulaşmıştı.
Rahmetli Nurettin Soykan’la yaptığım röportajda “İşte Malatya’nın gücü taraftar STK’lar, Belediye başkanları, ilçe başkanları ve gazetecilerin bütünleşmesiyle Malatyaspor şampiyon oldu” demişti.
Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde memur olan sevgili abim o dönemde Malatyaspor As Başkanı olarak görev yapan, Nurhan Taştepe Malatyaspor için ailesinden uzak ve tüm yöneticiler tesislerde yatıp kalkarak bir aile içerisinde bir baba olarak görevini yapıyordu.
O kadar bir güven ortamı vardı ki futbolcu arkadaşlar paralarını yöneticilere teslim ederdi.
Bu konuyla ilgili yazılacak o kadar şeyler var ki fazla zamanınızı almak istemiyorum.
İşte şu dönemde, siyasetçilerin kulüplere yönetim atadığı, teknik adam ve futbolcu gönderdiği, yönetimlerin teknik adamlara müdahale ederek kadro kurup taktik verdiği, teknik adamların sportif direktör getirdiği, futbolcuların teknik adam getirdiği ve transfer yaparak kadro kurduğu, futbolcu menajerlerinin teknik adam ve yöneticilerle ortak olduğu, yöneticilerin kulüpleri kendilerine borçlandırdığı içinden çıkılmaz çok bilinmeyenli denklemin olduğu bir futbol ülkesi olduk, o yüzden bir çok kulüp borç batağından kurtulamayarak ya kulüp kapanıyor ya da borç içinde zor dönemler geçiriyor, işte en büyük örnek Malatyaspor, Yeni Malatyaspor ve bölgemizde bulunan illerin takımları.