Süt Pınarı Efsanesi

Kemal DENİZ

05-11-2024 10:29

Eski Malatya Meydanbaşı Mahallesindeki Sütlü Minareden elli metre kadar aşağıda, Derme Kanalının yanında, Poyraz Konağının karşısında adı Süt Pınarı olan bir çeşme yüz yıllardır insanları, canlıları suya doyurmaktadır. Yeni bebeği olan annelerin sütü azalır ya da kesilirse bu pınardan su içince, sütünün tekrar geleceğine inanılır.

Uzun yıllar önce Eski Malatya’da bir gelin, nur topu gibi bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiş. Sevimli yavru, bir anda, avlusunda havuzu, bir de dut ağacı olan iki katlı evin neşesi, ilgi odağı olmuş. Genç gelin, ilk yavrusunun üzerine titremektedir. Kaynanası da, kendi oğluymuş gibi, gözünü torununun üzerinden ayırmaz. Kaynana, bebeğin feryat figan ağladığını duyunca telaşla gelininin yanına gelir. “Çağanın neyi var kızım?” diye sorar. Gelin “Ana benim sütüm çekildi. Bebek aç onun için ağlıyor” der. “Neden söylemiyorsun kızım?” diye sitem eder kaynanası. Hemen mutfağa geçer. Anne sütünü çoğaltacak yiyecek, içecekler hazırlar, geline yedirir, içirir. Aradan bir iki gün geçer, annenin sütü biraz gelir. Ancak aradan çok geçmez, sütü tekrar azalır.

Kaynana, geline “Kızım kalk mahallede komşuları gez. Öteki mahalleyi dolaş, yeni bebeği olan varsa sütanne olarak konuşup anlaşalım. Her gün gelsin bebeği emzirsin” der.

Ertesi gün sabah erkenden kalkan gelin, tüm mahalledeki komşuları kapı kapı dolaşır. Nafile, kimseyi bulamaz. Yakın mahalledeki evlere uğrayıp “Yeni doğum yapan gelin var mı ?”, diye sorar, olumlu cevap alamaz. Akşama doğru yorgun argın eve dönerken gözü Poyraz Konağı’nın karşısındaki Ak Çeşmeye takılır. Yazın sıcağında, dolaş ha dolaş, kan ter içinde kalmış, üzüntüsünden bir damla su içmeyi, bir lokma ekmek yemeyi akıl edememiştir. Süt bekleyen yavrusunun ağlaması kulaklarında yankılanır. Açlık neyse de, susuzluğa dayanacak hali kalmamıştır.

Ak Çeşmenin yanındaki yassı kayanın üzerine oturur. Çeşmenin oluğundan berrak, bembeyaz bir su, çeşmenin ön tarafındaki küçük havuza akmaktadır. Oluktan akan su, havuzda biriken suya değdikçe su köpürmekte, süt beyaz baloncuklar oluşmaktadır.

Elini yüzünü soğuk suyla yıkayıp biraz kendine gelir. İki elini birleştirip avucunu çukurlaştırır. Avucuyla aldığı suyu kana kana yudumlar. Kanmamıştır. Dayanamaz, ağzını oluğa dayayıp doyasıya içer. Sonra geri çekilip üstünden kalktığı taşa yeniden oturur. Ne yapacağını, bebeğinin karnını nasıl doyuracağını bilemez halde, havuza akan süt beyaz suyu seyrederken, “Allah’ım, güzel Allah’ım, âlemleri var edensin, sen şu yavrumun rızkını veresin” diye gözleri yaşlı dua eder. Geç olmuştur, birazdan hava kararacaktır, kalkıp evine doğru yürümeye başlar.

Avluya açılan kanatlı kapıdan içeri girince kaynanasının kucağında ağlayan bebeğini görür, yüreği iyice parçalanır. Kaynana “Nerede kaldın kızım?” diye sorar. “Akşama kadar dolandım. Ayaklarıma karasular indi. Kimseyi bulamadım, çok açım, inşallah şu yavruma verecek bir damla sütüm ola” diye cevap verir. Yavrusunu kucaklar, koklar. Ana kokusunu alan bebeği bir anda ağlamayı keser, gülümsemeye başlar.

Gelin kucağında bebekle odasına geçip altını değiştirir. İçeri giren kaynana, “Kızım çocuğu bana ver de iki lokma bir şey ye” der.

Birkaç lokma atıştıran gelinin aklı halen yavrusundadır. Odaya girer, bebek uyumaktadır. Hiç dışarı çıkmaz, belki bir, belki iki saat gözleri yaşlı yavrusunu izler. Bebek, an gelir uyanır, ağlamaya başlar. Açlığa çare yoktur. Gelin, çaresizce, bir umutla memesini açar. Yavrusunun ağzına verip teselli etmeye gayret eder. Bebek iştahla emmeye başlar. Gelin aniden kurumuş göğsünden sütün akmaya başladığını fark eder. Bebek emer, emer… Hem de yorulana, minik karnı sütle dolana kadar. Sonra sevinç dolu bir yüz ifadesiyle gözlerini kapatıp mışıl mışıl uykuya dalar.

Bebeği beşiğine koyan gelin, sevinçle kaynanasına koşup durumu anlatır. O da “Akşama kadar ne yedin ne içtin kızım?” diye sorar.  “Hiçbir şey ana. Çok susamıştım sadece ak çeşmeden bolca su içtim.” der. Kocası, kayınbabası, görümceleri, kayınları akşam hep birlikte bakır sininin ortasına konulmuş tavadan bulgur pilavı kaşıklarken hayretler içinde bu durumu konuşurlar. Hiçbir anlam veremezler. “Var bunda bir hikmet” demekle yetinirler.

Kaynana, gelinine “Sen yine sabah erkenden çeşmeye git! Hem su iç hem de sitille eve getir!” der. Gelin artık sadece bu çeşmeden su içer. Çekilen sütü tekrar geri gelir. Bebek annesinin sütünü içtikçe yüzüne kan gelir, tombul, sevimli bir çocuk olur.

Aylar ayları, yıllar yılları kovalar.  Çocuk kocaman olur. Eski Malatyalılar Ak Çeşmenin bereketini akıllarına yazmışlardır. Sütü az gelen gelinler, göğüslerine süt dolsun, yavrularına can olsun diye çeşmenin suyuna koşarlar. Artık onun adı Ak Çeşme değil Süt Pınarı olmuştur.

Eski Malatyalılar, daha sonraki günlerde, annelerin sütünü çoğaltan Süt Pınarı, hayvanlarımızın da sütünü çoğaltır diyerek ineklerini, keçilerini, koyunlarını çeşmeye su içirmeye getirirler.

DİĞER YAZILARI Garip Kanarya 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-3 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-2 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-1 01-01-1970 03:00 ŞİİR VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Ailemiz Bu Toplumun Temelidir 01-01-1970 03:00 GÜZEL TÜRKÇEMİZ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞEN MALATYAMIZIN DEĞİŞMEYEN YAŞAM KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 AĞITLAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL TELLERİ 01-01-1970 03:00 DAİMA ŞİMDİKİ ZAMAN 01-01-1970 03:00 SÜNNET (2) 01-01-1970 03:00 SÜNNET 01-01-1970 03:00 “Şiirin beni, bizi anlatmasını isterim” 01-01-1970 03:00 DENİZ'İN COŞKUSU 01-01-1970 03:00 BİR'İ SEVMEK ÇOĞU SEVMEKTİR 01-01-1970 03:00 IŞIK KOKUSU 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI (1) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (5) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (4) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (3) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BİR KIŞ YARISI TÖRENİ: HAYADANA ÇIKMAK (2) 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Kış Yarısı Töreni: Hayadana Çıkmak (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA CİRİT 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar (1) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (1) 01-01-1970 03:00 Abdulvahap Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (1) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (3) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (2) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (1) 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları (1) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (2) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (1) 01-01-1970 03:00 Emiroğlu Konağı ve 1071 Tarih Parkı 01-01-1970 03:00 ABDURRAHMAN-I ERZİNCANİ EFSANESİ 01-01-1970 03:00 Kuruçay(1) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (2) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (1) 01-01-1970 03:00 Tohma 01-01-1970 03:00 Eşe-Fatma Taşı ve Uğur Böceği 01-01-1970 03:00 Sarıkız 01-01-1970 03:00 Çift Başlı Kartal 01-01-1970 03:00 Ballıkaya 01-01-1970 03:00 Arslantepe - Melid 01-01-1970 03:00 Taş Han ve Hekimhan’ın Kuruluşu 01-01-1970 03:00 Fatmacık Kayası 01-01-1970 03:00 Oğuz Yıldızı 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Sevserek Han 01-01-1970 03:00 Ayranca Dağı 01-01-1970 03:00 Leylek Dağı ve Leylek Baba 01-01-1970 03:00 Kırk Kardeşler Efsanesi 01-01-1970 03:00 Pusu 01-01-1970 03:00 Orduzu Kayja 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Avlulu Evleri 01-01-1970 03:00 Koca Vaiz 01-01-1970 03:00 Mercimek Hatun 01-01-1970 03:00 İspendere / Bakırsu 01-01-1970 03:00 Cennet Meyvesi Kayısı 01-01-1970 03:00 Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kuruluşu ve Adı 01-01-1970 03:00 Atmalı Kalesi ve Altın Beşik 01-01-1970 03:00 DEMİRCİ YUSUF USTA 01-01-1970 03:00 SULTANSUYU HARASI 01-01-1970 03:00 Yeşilyurt Tekstil Müzesi 01-01-1970 03:00 KAHVE KONAĞI 01-01-1970 03:00 Ballık Deresi 01-01-1970 03:00 ÇOBAN GELİN VE YEŞİLYURT ÇOBAN MÜZESİ EFSANESi 01-01-1970 03:00 Gelin Yurdu / Düğün Yurdu 01-01-1970 03:00 Yel Köprü 01-01-1970 03:00 Abdulharap Gölü 01-01-1970 03:00 Pınarbaşı Derme 01-01-1970 03:00 Büyük Said Hoca (Âşık Sultan) 01-01-1970 03:00 Horasan Baba –Çoban Dede 01-01-1970 03:00 Fırat ile Dicle’nin Aşkı 01-01-1970 03:00 Beydağı ve Altın Saban 01-01-1970 03:00