…Deveci Pınarı

 

Bey Pınarı ile Süvari Pınarı arasında Deveci Pınarı vardır. Kervanlarla bin yıldır yoldaşlık eden bu pınara develerin yük taşıdığı kafileler konar. Suyu bol ve tatlı pınar, günümüzde de yaylacıların en gözde mekânlarından biridir.

 

Özel İdare Pınarı

 

Fırıncı Mahallesinden Yukarı Koru’ya çıkan yokuş yolun, üst kısımlarında Sincik İlçesine giderken sağda bulunan kadim bir pınardır. Yaslandığı dağlardan aldığı buz gibi suyu yüreği yanık yolcularla paylaşır. Ramazan iftarları ve piknik için uygun bir mekândır.

 

2010 Yılında Özel İdare tarafından mermerle kaplanan bu pınara halk arasında Osman’ın Çeşmesi deniyor.  Çeşmenin suyu daha önce yolun 50 metre kadar aşağısından çıkardı.  Orada günümüzde yaylacıların çadır yeri ve yeşil bir düzlük bulunur.  Çeşmenin suyu topraktan pişirilerek yapılmış, 10 cm çapındaki künklerle dağın tepesine yakın yerden çıkan pınardan aşağı getirilerek kullanıma sunulmuştur.  Yol yapımı sırasında iş makineleri tarafından künkler kırılmış ve çeşme yolun üst kısmına taşınmıştır. Pınara ismi verilen Osman isimli kişinin yüzyıldan önce yaşadığı yörede anlatılmaktadır.

 

Hasan’ın Çeşmesi

 

Bazı pınarlar bulundukları yerleşim yerine adlarını verirken, bazıları da suyu kullanan kişilerden ad almışlardır. Uzun Dere’nin Uluköy yoluna kavuştuğu yerdeki çeşme, Hasan’ın Çeşmesi olarak bilinir. Buraya da yüzyıldan önce Hasan isimli bir kişi çadırını kondurur, hayvanlarını yaylada otlatırmış. Günümüzde ismi geçen Hasan’ın torunu Hasan, aynı yere küçük bir tesis kurmuştur.

 

Göl Deresi

 

Uzun Dere’ye paralel olarak akan Göl Deresi, kışın bitiminden hemen sonra Ağu Dere Tepesinde eriyen kar suları ile coşar. 4-5 ay kadar asfalta yakın bölümde şelale oluşturur. Yaz ortalarına doğru derenin taşıdığı su miktarı üçte bire düşer. Yukarı kısmında genişçe bir alanda küçük bir göl meydana geldiğinden dereye bu ad verilmiştir.

 

Arslantepe / Çatlak Pınarı

 

Orduzu mahallesi, Arslantepe Höyüğü’nün kuzey doğusundan çıkan pınara Çatlak adı verilmektedir. Bu pınarın suyu Arslantepe yerleşimine Beydağı eteklerinden pişirilmiş toprak künklerle getirilmiştir. Çıktığı yerden kaynamamaktadır. Çok tatlı, berrak, soğuk bir sudur. Yörede yaşayanların kullandığı bir su kaynağıdır.

 

Üç Havuz Pınarı

 

Orduzu Mahallesi, Köşebaşı mevkiindedir. Gözeden kaynayan berrak ve tatlı suyu art arda sıralanan üç havuzdan geçerek, Pınarbaşı’ndan gelen Orduzu deresine dökülür. Üç havuzdan ötürü bu adı almıştır.

 

Orduzu Mahallesi, Arslantepe Caddesi üzerindeki Düzleme Çeşmesi, Kaldırım mevkiindeki Şahaplıoğlu Pınarı, Çınar Çeşmesi ile Orduzu’yu bir baştan diğer başa ikiye bölerek çevresine serinlik veren, etrafında yüzyıllara meydan okuyan ağaçların bulunduğu Orduzu Deresi,  Eski Malatya’ya kadar uzanan yatağının sağından solundan fışkıran irili ufaklı pınarlar ile Malatya Ovasının en zengin su kaynaklarının bulunduğu bölgedir.

 

 

Orduzu Dabaz Pınarı

 

Orduzu Mahallesi, Arslantepe Değirmenönü mevkiindedir. Derenin üzerindeki köprünün kuzey duvarı dibinde üç oluktan akar. Dabaz’a (cilt hastalığına) yakalananlar bu pınarın suyu ile yıkanarak tedavi olurlar. Şifa niyetine içilen su ağızda tuzlu bir tat bırakır.

 

 

Süt Pınarı

 

Eski Malatya Meydanbaşı Mahallesindedir. Beyaz köpüklü aktığından ötürü Süt Pınarı adını almıştır. Sütü azalan ve kesilen anneler, bu sudan içtiklerinde sütlerinin artacağına inanırlar. Yöre halkı zaman içerisinde sütü çoğalsın diye hayvanlarını bu pınardan sulamaya başlamışlardır.

 

Taş Pınar

 

Orduzu Mahallesindedir. Yöreye pınarın adı olan Taş Pınar adı verilmiştir.  Yıllarca çevrenin su ihtiyacını karşılamıştır. Halk sulama için de kullanır.

 

Vaiz Pınarı

 

            Orduzu Mahallesindedir. Semt adını bu pınardan alır. Yerleşim alanında yaşayanlar içme suyu ihtiyacını buradan karşılar. Çok tatlı ve ak bir suyu olduğu için kutsal kabul edilir ve şifalı olduğuna inanılır.

 

Leylek Pınarı

 

Orduzu Mahallesindedir. Pınar bulunduğu semte adını vermiştir. Berrak ve tatlı bir su olduğundan mahalleli suyunu buradan alır. Yöre halkı baharın müjdecisi olarak gördüğü leyleğin bu yöreye yuva yapmasından dolayı pınarı kutsal kabul eder.

 

Kanlı Göz

 

Orduzu Mahallesi, Pınarbaşı mevkiinde suyun gözü olarak bilinen yerdedir. Dere yatağından her zaman bol su akmaz. 2-3 yılda bir büyük çaplı su gelir. Çevresindekileri sürükleyip götürür. Dere, günümüzde taş duvar yapılarak kanala alınmıştır. Yöre halkı yağmur duasına çıkınca Kanlı Göz’e gelip dua eder. Burada kurban keserek yemek pişirip topluca yerler. Göze, adını kesilen kurbanın kanın suya karışmasından alır.

 

İspendere

 

 Yöreye ad veren bir içmecedir. Mide ve böbrek rahatsızlığı olanlar bu sudan içerek iyileşirler. Bağırsak kurt ve parazitlerini yok eden içinde şifalı minareller bulunduran bir sudur. Akıp gittiği dereye bir kırmızılık verdiğinden dolayı yörede Bakırsu olarak da adlandırılır. Günümüzde şifa bulmaya gelen insanların rahat etmesi için modern tesisler yapılmıştır.

 

Örmeli Pınarbaşı Çeşmesi

 

Pütürge İlçesinin Örmeli Mahallesinde bulunan bir kaynak suyudur. İki değirmen döndürecek kadar su, kayaların arasından çıkmaktadır.

 

Prof. Dr. İskender Oymak, 2013’te Malatya Kitaplığı içinde yayımlanan Malatya Ziyaret Kültürü ve Ziyaret Yerleri adlı araştırmasının Su Kültü bölümünde “Su, evrendeki dört elementten biri olduğu gibi hayatın kaynağıdır, bereket sağlamaktadır ve saflık timsalidir. Ayrıca hayvancılıkla uğraşan bir topluluk için suyun, hayat kaynağı ve yaşama gücü olması doğaldır. Çünkü hayat suyu, bütün dünya mitolojilerinin en önemli motifidir” (s. 180) demektedir. Oymak, eserinde Malatya ve çevresindeki kutsal su ve pınarlardan 20’den fazlasını tanıtarak ziyaret usullerini anlatır.

 

Ziyaret edilen mekânları tanıtan Oymak, Su Kaynakları başlığı altında şu bilgiyi vermektedir: “Malatya ve çevresindeki kutsal suların bir kısmı çeşme, pınar şeklindedir. Şeyh Pınarı, Dilek Pınarı, Sıtma Pınarı, Şifalı Su, Süt Pınarı vb. Diğer bir kısmı ise, havuz ya da gölet biçimindedir. Balıklı Göl ve Kudret Hamamı gibi… “ (s. 211)

 

            Malatya, tarih boyunca su kaynaklarının en bol olduğu illerden biridir. Yukarıda bazılarını tanıttığımız pınarlardan başka gözeler, maden suları, içmeceler, kaplıcalar, göller. şelaleler ve ırmaklar ilin su ihtiyacını karşılar: Derme Deresi, Balaban İçmecesi, Fırat, Tohma, Kozluk, Kuruçay, Melet Deresi. Sultan Suyu, Şiro Çayı, Yağca Deresi, Darı Deresi, Şotik Çayı, Sürgü Çayı, Beyler Deresi…