Kültürümüz, Anadolu’da yaşayan medeniyetlerin kazanında pişmiştir. Bu medeniyetler kilimlerin deseni gibidir. Farklı renkler uyum içerisinde geleceğe ışık tutar. Bazen bir gelinin işlediği çeyizde bir gül nakışı, bazen bir ananın yazmasında oya, bazen de bir halayın motifi olur. İnsanların en yakın çevresinde bulduğu, doğada karşılaştığı hayvanların hareketlerinin taklit edilmesinden başlayan, kendisine atalarından aktarılan hareketlerle devam ettirilen oyun, en az insanlık kadar eskidir ve ana özellikleriyle de bütün insanlığın malıdır.

Malatya’nın Pütürge ilçesinde oynanan Şiro Halayı, bu birikimin, bu değerlerin günümüze aktarıldığı bir halk oyunudur. Geleneksel hale getirilmiş bir tedavi yöntemini şölene dönüştüren yöre halkı, coşkusunu, sevincini müzik ve bedensel hareketler ile ifade etmiş. Bu tören yıllardır devam eden sözlü bir halk kültürü ürünü olarak günümüze ulaşır.

Pütürge, Malatya ilinin bir ilçesidir. Malatya'ya 74 km. mesafede olup denizden yüksekliği 1.250 metredir. İlçe, arazi olarak engebeli ve sarptır. Düz arazi yok denecek kadar azdır. İlçede akarsu olarak Şiro Çayı ile Uzuntaş Çayı bulunmakta, her iki çay da derin vadilerden geçmektedir.  

Oyunumuza adını veren Şiro Çayı, Pütürge halk kültürü için önemli bir akarsudur. Aldığı canlara ağıtlar yakılır. Getirdiği berekete türküler söylenir. Doğal güzelliğine methiyeler dizilir.

Sülük Gölü ise, Pütürge ilçemize bağlı iken Keferdiz’in Doğanyol adıyla ilçe olması sonucu buraya bağlanan Koldere (Mamaş) köyü sınırları içerisindedir. Mamaş Gölü ile coğrafi bir bağı olmamasına karşın yöre halkının yaşamındaki rolünden dolayı oyuna Şiro Halayı adı verilir.

Mamaş Gölü, günümüzde değişen iklim şartları ve su kaynaklarının kuruması nedeniyle 1980’li yıllarda çekilmiştir. Bu gölde senenin sadece bir ayı sülük denen canlılar çıkarmış. Çevre köylerden, kasabalardan ve hatta illerden hasta olan insanlar, hastalıklarına şifa bulmak amacıyla buraya gelir. Hastalar, giysilerini dizlerine kadar toplayıp bu göle girerler. Sülükler gölün kıyısında olduğundan kimse ortalara doğru gitmez. Göldeki sülükler, hastalık olan bölgedeki kirli kanı emer. İnsan parmağı kalınlığına geldikten sonra kişiler silkelenince dökülür. Hastalar, böylece şifa bulur.

 Gölün çevresinde çadırlar kurulur. Alışverişler yapılır. Akşamları da davul zurna eşliğinde çeşitli oyunlar oynanırmış. Kendine güvenen yiğitler, güreş tutar. Uzun atlama ve taş atma yarışmaları yaparlar. Takımlar arasında yapılan cirit müsabakaları büyük ilgi görür. Yörenin en güzel atlarına binen ciritçiler, bütün hünerlerini ortaya koyarlar.

Bu şenlikler sırasında çeşitli halay halkaları kurulur. Bireysel oynanan Tura oyunu, Malatya’nın diğer yörelerine göre farklı yerel özellikler taşır. Tura, güç ve dayanıklılığın ön plana çıktığı bir oyundur. Bu nedenle çok ilgi çeker.  Tura oyunu, dört parmak enliliğinde yünden yapılmış kalın ip ya da gölde yetişen sazlardan örülerek yapılmış kırbaç ile oynanır. Karşılıklı iki takım oluşturulur, rakip oyuncular, birbirlerinin sırtına, bacaklarına ellerindeki kırbaçla vururlar.

Şenliklerde Sinsin oyunu da oynanır. Oyuncular, davul zurna eşliğinde çember oluştururlar. Oyuncuları coşturan ve yiğitlik unsurları taşıyan Köroğlu havaları eşliğinde kendine güvenen bir oyuncu ortaya çıkar. Başka bir oyuncu, aynı figürleri uygulayarak ilk oyuncunun sırtına yumrukla vurmaya çalışır. Önceki oyuncu bu hamleyi dirseğiyle savuşturur.  Oyun sırasında darbe almamak esastır.

Bu bölgedeki bataklık alanlarda palan, semer yapmaya yarayan bir ot çeşidi olan sazlar yetişir. Çok eski yıllarda çevrede yaşayan insanlar, bu sazlardan palan, hasır, sele, sepet yaparak geçimlerini sağlarmış.

Pütürge, Doğanyol (Keferdiz), Tepehan, Nohutlu, İzollu (Kale), Gerger ve yöredeki tüm köylerde tellal çağırtarak, davullar çalınarak Sülük Gölü’nde toplanılacak gün ilan edilir.

Şenlikler, genellikle Haziran ayının 10’u ile 15’i arasında, dutların ilk olduğu zamana denk getirilir. Gün olarak da mutlaka Çarşamba günü tercih edilir. İkinci, üçüncü ve dördüncü haftaların Çarşamba günlerinde de şenlik tekrarlanır.  Birinci, ikinci çarşambalar çok kalabalık olur. Üçüncü ve dördüncü çarşambalarda ise, Sülük gölüne yakın köylerde oturan insanlar kalır. Diğer misafirler genellikle evlerine dönerler. İkinci Çarşamba şenliğin en kalabalık ve en önemli etkinliklerinin yapıldığı gündür. Gençlerin kendilerini gösterdikleri yarışmalar, yetişkinlerin olgunluklarının zirvesindeki marifetlerini sergiledikleri gösteriler bu gün yapılır.

Sülük Gölü Şenlikleri, uzun süre birbiriyle görüşemeyen insanları buluşturur.  Evlilik çağındaki delikanlıları ve genç kızları birbirleriyle görüştürür.  Yöre insanları alış verişini yapar.  Düzenlenen etkinlikleri izleyip eğlenirler.

Şenlikler başlamadan önce Sülük Gölüne yakın köylere uzaktan gelen konuklar yerleşir.  Misafirler iki üç gün dinlenir.  Atlarını soluklandırır. Şenliklerde düzenlenen cirit oyununda daha dinç olmaya çalışırlar. Özellikle Mamaş (Koldere) köyü başta olmak üzere çevrede oturan köylüler, misafirleri en iyi biçimde ağırlamak için önceden hazırlık yaparlar.

Zamanla göl kenarında yapılan bu eğlenceler gölün suyunun çekilmesiyle son bulur.  Malatya, Pütürge ve çevresinde düğün, bayram, askere uğurlama ve hasat eğlencelerinde oynanmaya devam eder.  Oyunun Mamaş Gölü’nde yapılan sülük tedavisi sürecinde düzenlenen eğlencelerden kaynaklandığı, yörede yaşlı kişilerce bilinir.

İnsanlar şifa bulmanın mutluluğunu hareketleri ile oyuna dönüştürürler. İnsanların sağlıklarına kavuşmalarını ifade eden bu hareketler, Şiro Halayı adını alarak günümüze kadar ulaşmıştır. Hastalıktan kurtularak sağlığa kavuşmanın getirdiği neşe ve mutluluk oyuna da yansır. Böylece coşku dolu, hareketli yeni bir oyun doğar.