…Ortaoyunu biçiminde sahnelenen oyunlara kapısı çalınan ev halkının da katıldığı olur. Bu seyirlik halk oyunlarında dilenci, cadı, gelin, damat, genç kız, sakallı yaşlı bir adam, yüzüne-gözüne kazanın dibindeki karalar sürülerek yapılan Arap, üstüne çul atılarak yapılan eşek tiplemesi gibi öğeler çoğunlukla kullanılır.

Genellikle genç erkeklerden iki kişi kadın kıyafeti giyerek gelin rolünü üstlenir. Bu iki gelin kumadır. Kocaları ise kendilerinden biraz yaşlıdır. Rol gereği köyde seyahat ederlerken köyün gençleri genç gelinlere sarkıntılık eder. Yüzü gözü boyalı, biraz da fizik olarak iri olan genç, elindeki kuşak ya da kemer ile gelinlere sarkıntılık edenlere vurarak onları korur. Genel olarak bu kişi, düzeni sağlayan bir görev üstlenmiştir.

Gelinrolündekiler köydeki kadınların günlük hayatta giyindikleri kıyafetleri giyerler. İhtiyartiplemesine giren kişinin ise başına fötr şapka gibi el leğeni konur. Fötr şapka bir kentli giyim aksesuarı olup, burada statü belirleyici bir öğedir. Leğenin üstünden kıllı deri geçirilir. Sakal bıyık yapılır. Karın kısmına ve sırtına yastık sarılarak şişman bir tip oluşturulur. Üstten ise aba giydirilir. Beline koyun ve keçilerin boynuna takılan kelek-çan bağlanarak hareket ettikçe ses çıkarması sağlanır. Vücudun alt kısmında şalvar, ayağına ise diz altına kadar çekilen yün çorap ve onun üstüne çarık giydirilir.

Oyun sırasında köyün gençleri, ihtiyarın iki genç hanımını kaçırmaya çalışırlar. Kaçırdıkları zaman tekrar geri getirmek için yaşlı kocaya ceza verirler. Bu cezalar türkü söylemek, eşek gibi anırmak, köpek gibi havlamak, tavuk gibi gıdaklamak, horoz gibi ötmek türünden olabilir. Ceza yerine getirilmediği sürece gelinler saklanıldığı yerden getirilerek geri verilmez.

Ev sahibi, gençlerin sergilediği oyunları izledikten hatta kendisi de oyuna katıldıktan sonra gençlere; yağ, un, ceviz, kavurma gibi yiyecekler verir. Oyunda rol alanların dışında omuzunda heybe, elinde kap olan gençlerde verilen malzemeleri toplar. Gençler tarafından kapısı çalınan evin ekonomik durumu bilindiğinden, herkese uygun malzeme istenir. Ev sahibi cimrilik yaparsa istediklerini almadan gitmezler.

Gençler gittikleri her evin kapısını çalarken:

 

“Hayadan huyadan

Bir yılan aktı kayadan

Verenin bir oğlu olmuş

Vermeyenin kel bir kızı

Onu da Allah elinden almış…” gibi maniler söylerler.

Gençler bütün evlerden bu şekilde topladıkları yiyecekleri geniş hayatı (salonu) olan bir eve götürürler. Toplanan bu malzemelerden kömbe yaparlar.[1] Kömbe pişinceye kadar maniler, türküler söylenir ve oyunlar oynanır. Bu geniş eve, gezilen tüm komşular davet edilerek topluca eğlenti yapılır. Toplanan insanların sayısına göre kömbe dilimlenir. Kömbe herkese dağıtılırken tam ortadaki delikli dilim, toplumdaki o eğlentiye katılan en saygın olarak algılanan kişiye ikram edilir.

Birlikte toplanan malzemeden imece usulü yapılan yemekler beraberce yenildikten ve topluca gerçekleştirilen eğlentiden sonra herkes evlerine dağılmadan önce içlerinden birisi eğlentinin bittiğini “yandı köz, bitti söz; evli evine, köylü köyüne “ diye bağırır ve herkes oradan ayrılır. Eğlenti boyunca hayvan taklitlerinin çok kullanılması insanların doğa ile ne kadar çok iç içe olduğunu gösterir.

Kış yarısının geldiğini vurgulamak adına düzenlenen bu eğlentide sosyal yardımlaşma ve imece ön plana çıkar. Şartlar ne kadar zor olursa olsun, olaylara hayata neşe ve huzur katmak amacıyla bakılır. Oyuncular seçilirken yapılacak şakalara tahammül edebilen tipler seçilir. Özellikle yaşlı koca; bölgenin kültürü hazmetmiş, hazır cevap kişilerden seçilir.

Oyunlar oynanırken sosyal hayatta görülen çarpıklıklar mizah yoluyla eleştirilir. Birden fazla eşlilik (kuma olayı), evlilikteki yaş farkının getirdiği sorunlar gibi sosyal olgular, doğaçlama sunulurken çevreden izleyen insanların ders çıkarması düşünülmüştür. Bazı olayların gerçekleştirilmesinin doğru olmadığı, oyunların içerisine yerleştirilerek geleneksel bir tiyatro/köy tiyatrosu kültürel olgusu ve tiplemesi içinde toplumun önüne serilir.

 

 

* Çalışma 2012- 2013 yılında geleneksel halk takvimine göre yöre halkınca doksan gün olarak hesaplanan kışın yarısı geldiğinde yapılan tören gözlemlenerek hazırlanmıştır.

[1] Kömbe: Yörede özellikle, özel gün ve misafir davetlerinde hazırlanan geleneksel bir hamur işi yiyecektir. Önce düz bir tepsinin/ sacın içine tabanını kaplayacak şekilde yağlanmış hamur düzlenir. Bunun üzerine hangi tür kömbe yapılacaksa kavurmalı, cevizli, un kavurmalı-haşhaşlı harç serilir. Bununda üzerine kalınca bir hamur daha düzlenir. Tam ortasına parmakla bir delik açılır. Üzerine sac kapatılır. Onunda alt ve üstüne ocaktan çekilen köz konularak yavaş yavaş pişmesi sağlanır. Piştikten sonra dilimlenir.