Malatya; bütün Anadolu’da olduğu gibi insanların genellikle hayvancılıkla geçindiği bircoğrafyadır. Keçi, koyun, inek, öküz, manda gibi hayvanların yanı sıra, binek hayvanı olarak kullanılan at, eşek, katır gibi hayvanlarla; tavuk, horoz, kaz, ördek, hindi (culuk) gibi kümes hayvanlarının evcil hayvan olarak beslendiği Malatya’da baharın gelmesi çok önemlidir. Çünkü baharla birlikte hayvanlar yayılmak için ahırlardan dışarı çıkarlar. Kapalı yerlerde kurutularak saklanmış ot, saman, keven, yonca ve meşe yaprağı yanı sıra arpa verilerek hayvan beslemek hem zor hem de külfetli bir iştir. Bu nedenle baharın gelmesi dört gözle beklenir. Tabiatın yeniden canlanmasıyla köylere, yaylalara yeniden neşe gelir. Koyunlar, keçiler guzlayıp nesillerini sürdürürler.

Yazın sonu ve sonbahar da köylüler, hem kendilerinin hem de hayvanlarının barınacakları yerleri, kışlık yiyecekleri özenle hazırlarlar. Yörede uygulanan geleneksel halk takvimine göreyaklaşık doksan gün sürmesi hesaplanan kış günleri bazen sert ve uzun geçebilir. Kışın uzun geçmesi hem insanların hem de hayvanların yiyecek, içecek ve yakacak bakımından sıkıntıya düşmesine sebep olur. Kışın uzayıp yakacakların tükenmesi “Mart kapıdan baktırır, kazma-kürek yaktırır. ”gibi atasözlerinin doğmasına neden olur.
Doksan günlük kış dönemi içerisinde soğukların en sert olduğu günler “Karakış, Zemheri” gibi adlarla anılır. Bunların sonrasında ise 10 günlük ek olarak da kışın “Zahmeti” sayılır. Bundan 40-50 yıl öncesinde metrelerce kar yağması sonucu insanlar, besledikleri hayvanları evlerinden dışarı çıkaramaz halde olurlardı. Uzun kış günlerinde bugünkü gibi haberleşme ve iletişim araçları olmadığından komşular birbirini ziyaret eder, sohbetlerle birlikte çeşitli eğlenceler tertiplenirdi.

Kışın gün gün sayılarak hesaplandığı yöresel halk takviminde kırk beşinci gün, köyün gençleri tarafından “Kış yarısı şenlikleri” yapılırdı. Damların üstüne çıkılarak evlerin bacalarından saman ya da kuru ot atılır. Böyleceinsanların kışyarısı olduğunu anlamaları istenirdi. Kış yarısı ile ilgili hemen hemen biri birinin aynısı olan uygulama ve törenler; Malatya’nın özellikle Arapgir, Arguvan, Akçadağ, Darende, Hekimhan, Kuluncak ve Yazıhan gibi ilçelerinde hala devam ettirilmektedir. Biz bu çalışmamızda; Malatya’ya 85 km. mesafedeki Hekimhan ve köylerinde ( Kocaözü, Sarıkız, Güzelyurt) uygulanan “Kış Yarısı” eğlentilerini gözlemlerimize göre aktarmaya çalıştık.
“Kış Yarısı Şenlikleri” uzun kış döneminin yarısının geçtiğini, tabiatın canlanacağı bahara kavuşmak için diğer yarısının kaldığını bildiren bir “Halk Takvimi” törenidir.

Bu eğlencelerin en önemlisi “Hayadana Çıkmak”tır. Kış yarısı gelince gençler toplanır. Hep beraber ev ev gezerek evlerin kapılarını çalarlar. Bu sırada doğaçlama yapılan seyirlik halk oyunları kapıyı açan ev halkına sunulur. Hayadana çıkacak oyuncular çeşitli tipte olup kıyafetleri de oynadıkları tipe göredir.