SÜNNET

Kemal DENİZ

17-01-2025 10:39

Tarihte sünnet olduğu bilinen ilk kişinin Hz. İbrahim olduğu söylenir. Kendi kendisini 80 yaşında sünnet eden Hz. İbrahim sünnetçilerin piridir. Oğlu Hz. İsmail’i 13 yaşında, İsak'ı ise 8 günlük iken sünnet etmiştir.

Dinimizin gereği peygamberimiz Hz. Muhammed'den bu yana Müslüman toplumlarda sünnet yapılmaktadır. Türklerde Sünnet, İslam’ın kabulü ile yaygın bir şekilde yapılmıştır. Sünnet tıbben temizlik ve hastalıklardan korunma amaçlı olarak da tavsiye edilmektedir.  Modern tıpta AİDS, idrar yolları enfeksiyonu gibi birçok hastalıktan korunmak için sünnet yapılması ön görülmektedir.

Malatya'da kirvelik çok kutsal sayılır. Kirve olan aile bir birine o kadar yakın olur ki, bu iki ev birbirinden kız isteyemez. Köylerimizde, kirvelik babadan oğula devam ettirilerek, sülaleler arası kirveliğin sürdürüldüğüne çok rastlanır.

SÜNNET YAŞI

Sağlık sorunu olanlar, henüz bebek iken sünnet ettirilirdi. Sağlıklı çocuk, aklı erince, 3.5.7, 9 gibi tek yaşlarda sünnet yapılırdı.

Köylerde kimsesiz çocuklardan bazılarının zamanında sünnet olamadığı, bir kısmının askere gidince, bir kısmının da daha sonraki yaşlarda, utandığından gizliden sünnet olduğu görüştüğümüz sünnetçiler tarafından ifade edilmiştir. Sünnetçi Mahmut Otlu, bize 60 yaşın üzerindeki kişiyi sünnet ettiğini anlattı.

SÜNNET YEMEKLERİ

Kuru fasulye, bulgur pilavı, nohut yahnisi, etli tirit, etli pilav, yumru küfte (Maydanoz, kuru soğan, yağsız kıyma, bulgur) gibi yerel yemekler konuklara ikram edilirdi.

SÜNNET VE KİRVE

Aile, çocuğuna kirve etmek üzere seçtiği kimseyi şeker, elbiselik, havlu gibi hediyelerle ziyaret eder. Kirvelik teklifi yapar. Kabul edilince sünnetin günü kararlaştırılır. Sünnet gününe yakın zamanda kirve çocuğu sünnet kıyafetleri ile birlikte tam anlamıyla giyindirir. Çocuğun anne ve babasına da bazı hediyeler alır. Çocuğun ailesi de kirveye ve eşine karşılıklı hediyeler alır. Bu hediyeleşmede bazen aileler anlaşarak birbirlerini ağır masrafa sokmazlar.

Kirve, yakınlarıyla birlikte sünnet olan eve gelirken, davul-zurna ile karşılama yapılırdı.

Sünnet günü, çocuk kesildikten sonara Mevlit okunur. Misafirlere hazırlanan yemeklerden, kirveye tattırılır. Kirve yemekleri tadınca aşçılara bahşiş verir. Sonra yemek dağıtılır. Misafirlerden takı takmak isteyenler, yemekten sonra çocuğun yattığı süslenmiş, ipek kumaştan yapılmış yatağın yastık kısmına takılarını takarlar. Daha sonra topluluk dağılır.

Sünnet esnasında çocuğun annesi ağlamasın diye yakınları tarafından başka bir odada oyalanırdı. Ağlayan annenin gelinini kıskanacağına inanılır.

Çocuk sünnet olurken çırpınıp yanlış bir yaralanmaya sebep olmamak için kirve sandalyeye veya yüksekçe bir halı yastık üzerine oturtulurdu. Kirvenin oturacağı yere orada bulunanlardan biri oturursa bahşiş almadan kalkmaz.

Ayrıca sünnet esnasında, kirve ve sünnetçinin boynuna işlemeli süslü havlu atılır. Bu havlu sünnet sırasında terleyen sünnetçi ile kirvenin terini silmek amacıyla hediye olarak verilir.

Çocuk kirvenin kucağına oturtulur iki eli bacaklarının arısına sokulur. Kirve çocuğun bacaklarının dışından ellerini uzatarak diz kapakları hizasında çocuğun iki elini tutup bacaklarını açar kıpırdamamasına dikkat ederdi. Bu arada çocuk bağırınca sesi dışarıdan duyulmasın diye kirvenin getirdiği lokum ağzına sokulurdu. Bugünlerde çocuklar masa üzerine yatırılarak ameliyat işlemi uygulandığından kirve çocuğun başucunda durarak ona moral vermektedir. Sünnet esnasında tekbirler ve Salâvat-ı Şerifeler getirilir.

Sünnetçi, eskiden sünnet işlemini bitirdikten sonra, elinde tepsi ile Peygambere salâvat diyerek bahşiş toplardı. Sünnetçi ücreti konusunda taraflar anlaşarak, tepsi gezdirmeyip, kirvenin sünnetçi parasını ödediği durumlarda daha çok görülmektedir.

Erkek çocuklarının yaşamadığına inanılan aileler, tek erkek çocukları var ise, sünnet esnasında erkek çocuğun varsa kız kardeşini getirip, eteğinin ucundan küçük bir parçayı sünnetçiye kestirip, uğursuzluğun ortadan kaldırıldığına inanılırdı.

Sünnetten 2-3 gün sonra kirve, geçmiş olsuna tatlı alır getirir, çocuk iyileştikten sonra kirve daveti yapılırdı.  Davette analıkızlı, aya çorbası, kömbe gibi yöresel yemekler hazırlanır, kuzu kesilirdi.

Kirve, yakın akraba ve arkadaşlarıyla icabet eder, davet sonunda kirve uğurlanırken, hediyesi verilirdi. Genellikle bu hediye yöresel el yapımı yün halı olurdu.

DİĞER YAZILARI Garip Kanarya 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-3 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-2 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-1 01-01-1970 03:00 ŞİİR VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Ailemiz Bu Toplumun Temelidir 01-01-1970 03:00 GÜZEL TÜRKÇEMİZ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞEN MALATYAMIZIN DEĞİŞMEYEN YAŞAM KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 AĞITLAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL TELLERİ 01-01-1970 03:00 DAİMA ŞİMDİKİ ZAMAN 01-01-1970 03:00 SÜNNET (2) 01-01-1970 03:00 “Şiirin beni, bizi anlatmasını isterim” 01-01-1970 03:00 DENİZ'İN COŞKUSU 01-01-1970 03:00 BİR'İ SEVMEK ÇOĞU SEVMEKTİR 01-01-1970 03:00 IŞIK KOKUSU 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI (1) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (5) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (4) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (3) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BİR KIŞ YARISI TÖRENİ: HAYADANA ÇIKMAK (2) 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Kış Yarısı Töreni: Hayadana Çıkmak (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA CİRİT 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar (1) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (1) 01-01-1970 03:00 Abdulvahap Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (1) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (3) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (2) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (1) 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları (1) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (2) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (1) 01-01-1970 03:00 Emiroğlu Konağı ve 1071 Tarih Parkı 01-01-1970 03:00 ABDURRAHMAN-I ERZİNCANİ EFSANESİ 01-01-1970 03:00 Kuruçay(1) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (2) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (1) 01-01-1970 03:00 Tohma 01-01-1970 03:00 Eşe-Fatma Taşı ve Uğur Böceği 01-01-1970 03:00 Sarıkız 01-01-1970 03:00 Çift Başlı Kartal 01-01-1970 03:00 Ballıkaya 01-01-1970 03:00 Arslantepe - Melid 01-01-1970 03:00 Taş Han ve Hekimhan’ın Kuruluşu 01-01-1970 03:00 Fatmacık Kayası 01-01-1970 03:00 Oğuz Yıldızı 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Sevserek Han 01-01-1970 03:00 Ayranca Dağı 01-01-1970 03:00 Leylek Dağı ve Leylek Baba 01-01-1970 03:00 Kırk Kardeşler Efsanesi 01-01-1970 03:00 Pusu 01-01-1970 03:00 Orduzu Kayja 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Avlulu Evleri 01-01-1970 03:00 Koca Vaiz 01-01-1970 03:00 Süt Pınarı Efsanesi 01-01-1970 03:00 Mercimek Hatun 01-01-1970 03:00 İspendere / Bakırsu 01-01-1970 03:00 Cennet Meyvesi Kayısı 01-01-1970 03:00 Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kuruluşu ve Adı 01-01-1970 03:00 Atmalı Kalesi ve Altın Beşik 01-01-1970 03:00 DEMİRCİ YUSUF USTA 01-01-1970 03:00 SULTANSUYU HARASI 01-01-1970 03:00 Yeşilyurt Tekstil Müzesi 01-01-1970 03:00 KAHVE KONAĞI 01-01-1970 03:00 Ballık Deresi 01-01-1970 03:00 ÇOBAN GELİN VE YEŞİLYURT ÇOBAN MÜZESİ EFSANESi 01-01-1970 03:00 Gelin Yurdu / Düğün Yurdu 01-01-1970 03:00 Yel Köprü 01-01-1970 03:00 Abdulharap Gölü 01-01-1970 03:00 Pınarbaşı Derme 01-01-1970 03:00 Büyük Said Hoca (Âşık Sultan) 01-01-1970 03:00 Horasan Baba –Çoban Dede 01-01-1970 03:00 Fırat ile Dicle’nin Aşkı 01-01-1970 03:00 Beydağı ve Altın Saban 01-01-1970 03:00