Mercimek Hatun

Kemal DENİZ

04-11-2024 10:49

Asırlar önce Eski Malatya’da yaşayan çok zengin bir bey vardır. Hayır hasenatı çok seven bu bey, bölgede çok sevilip sayılır. Garip gurebayı yedirir içirir. Yetime öksüze sahip çıkar. Evlilik çağına gelen gençlerin yuva kurmasına yardımcı olurmuş. O, insanlara yardım edip kol kanat gerdikçe malı mülkü artmış, parasının hesabı bilinmez olmuş.

Eski Malatya’nın en güzel kızıyla birbirlerini severek evlenmişler. Her geçen gün bu iki gencin birbirlerine saygı, sevgi ve aşkları artmış. Mutlu, mesut yaşıyorlarmış. Onların varlık içerisinde mutlu yaşamalarını çekemeyenler, onları kıskananlar içten içe beddua ederlermiş. Ancak, bir sadaka kırk kadayı kovar derler. Onlar iyilik yaptıkça servetleri artmış. Ancak evliliklerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen çocukları olmamış. Çevrede bulunan bütün şifacılara gitmiş, onların verdiği ilaçları kullanmışlar. Karı koca bu duruma çok üzülüyormuş. Onlar bir evlat sahibi olmayı bu kadar çok isterken hiç beklenmedik bir zamanda bey ölmüş.

Bu acıyı zor da olsa atlatan evin hanımı, tarlalarında çalışan, hayvanlarına bakıp besleyen, evinde hizmetini yapan insanların durumuna bakarak hayatın devam ettiğini düşünür. Kocasından kalan işlere yeniden dört elle sarılır. Bir daha evlenmeyi düşünmez.

Genç ve güzel bir dul hanım olarak yörede nam salar. Eşini çok seven bu kadına çevredekiler, Mercimek Hatun adını verirler. Mutluluğu, yanında çalışan insanların sevincinde bulur. Kocasının yaptığı hayır işlerini devam ettirir. Bütün zamanını işine gücüne ayırır. Yoksullara, yolda kalanlara, yetimlere, öksüzlere kol kanat gerer. Çeşmeler ve yollar yaptırır.

Darlığa düşenler, işlerini kaybedenler, doğruca ona koşarlar. Mercimek Hatun, gelenin hiç birini geri çevirmez. Yok demez. Onları eli boş göndermez.

Mercimek Hatun, bir gün yardımcısı hanımlarla hamama gitmek ister. O dönemde Eski Malatya’daki tüm hamamları birer birer dolaşır. Kiminin temiz olmadığını görür. Bazılarında insanları hoş karşılamadıklarını düşünür. Kısacası hiç birini beğenmez. Bunun üzerine Meydanbaşı Mahallesi’nde çok güzel bir hamam yaptırır. Gelen geçenlerin, yoksulların emrine verir. Bu hamam yıllar içerisinde birçok tadilat görmesine rağmen günümüzde hala hizmet vermektedir.

Aradan hayli bir zaman geçer. Etrafında bulunanlar ve çalışanlar, kocasından kalan serveti artıran, malını mülkünü çoğaltan kadıncağızın hizmetinden uzaklaşır, onu zor durumda bırakırlar. Tarlalar sürülmez. Ekinler ekilmez. Mal mülk ortada kalır. Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur misali bağlar, bahçeler bakımsızlıktan mera olur. Mercimek Hatun, işlerini gördürmek için çevreden bulduğu insanlara iki üç kat  para vermek zorunda kalır. Sonradan yanına gelen insanların sözüyle elinde kalan son parasını da harcayıp bitirince görülmedik bir yoksulluğa düşer. O kadar ki yıkanmak için tas yerine karpuz kabuğu kullanmak zorunda kalır. Bu duruma dürüst insanlar çok üzülürler. Fakir fukaranın gideceği bir kapı daha kapanmıştır.

Mercimek Hatun, kendisini sevenlere ve haline acıyanlara bir vasiyette bulunur. Öldükten sonra mezar taşına aşağıdaki sözlerin yazılmasını ister. Vakti gelince bu hayırsever hatun da Hakk’ın rahmetine kavuşur. Kırklar Mezarlığına defnedilir. Sevenleri, mezar taşına istediği şu sözleri yazdırırlar:

“Ben bir Mercimek Hatun idim kendi başıma,

Günde yarım kırat tuz ekerdim aşıma,

On sekiz hamamdan bohçamı getirttim,

Bir hamam yaptırdım Meydanbaşı’na,

Öyle bir zaman geldi ki! Aman Allahım!

Karpuz kabuğuyla su döktüm başıma…”

 

Ölümünden sonra mezarlığı ziyaret edenler, koca bir varlıktan müthiş bir darlığa düşen bu iyiliksever hanım için gözyaşı dökerler. Aradan zaman geçer, mezarlık bakımsız kalır. Bazı mezar taşları yeni binaların yapımında, bazıları da köprülerde, su arklarında kullanılır. Bu arada Mercimek Hatun’un mezar taşı da ortadan kaybolur. 

 

DİĞER YAZILARI Garip Kanarya 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-3 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-2 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-1 01-01-1970 03:00 ŞİİR VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Ailemiz Bu Toplumun Temelidir 01-01-1970 03:00 GÜZEL TÜRKÇEMİZ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞEN MALATYAMIZIN DEĞİŞMEYEN YAŞAM KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 AĞITLAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL TELLERİ 01-01-1970 03:00 DAİMA ŞİMDİKİ ZAMAN 01-01-1970 03:00 SÜNNET (2) 01-01-1970 03:00 SÜNNET 01-01-1970 03:00 “Şiirin beni, bizi anlatmasını isterim” 01-01-1970 03:00 DENİZ'İN COŞKUSU 01-01-1970 03:00 BİR'İ SEVMEK ÇOĞU SEVMEKTİR 01-01-1970 03:00 IŞIK KOKUSU 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI (1) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (5) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (4) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (3) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BİR KIŞ YARISI TÖRENİ: HAYADANA ÇIKMAK (2) 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Kış Yarısı Töreni: Hayadana Çıkmak (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA CİRİT 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar (1) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (1) 01-01-1970 03:00 Abdulvahap Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (1) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (3) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (2) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (1) 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları (1) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (2) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (1) 01-01-1970 03:00 Emiroğlu Konağı ve 1071 Tarih Parkı 01-01-1970 03:00 ABDURRAHMAN-I ERZİNCANİ EFSANESİ 01-01-1970 03:00 Kuruçay(1) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (2) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (1) 01-01-1970 03:00 Tohma 01-01-1970 03:00 Eşe-Fatma Taşı ve Uğur Böceği 01-01-1970 03:00 Sarıkız 01-01-1970 03:00 Çift Başlı Kartal 01-01-1970 03:00 Ballıkaya 01-01-1970 03:00 Arslantepe - Melid 01-01-1970 03:00 Taş Han ve Hekimhan’ın Kuruluşu 01-01-1970 03:00 Fatmacık Kayası 01-01-1970 03:00 Oğuz Yıldızı 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Sevserek Han 01-01-1970 03:00 Ayranca Dağı 01-01-1970 03:00 Leylek Dağı ve Leylek Baba 01-01-1970 03:00 Kırk Kardeşler Efsanesi 01-01-1970 03:00 Pusu 01-01-1970 03:00 Orduzu Kayja 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Avlulu Evleri 01-01-1970 03:00 Koca Vaiz 01-01-1970 03:00 Süt Pınarı Efsanesi 01-01-1970 03:00 İspendere / Bakırsu 01-01-1970 03:00 Cennet Meyvesi Kayısı 01-01-1970 03:00 Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kuruluşu ve Adı 01-01-1970 03:00 Atmalı Kalesi ve Altın Beşik 01-01-1970 03:00 DEMİRCİ YUSUF USTA 01-01-1970 03:00 SULTANSUYU HARASI 01-01-1970 03:00 Yeşilyurt Tekstil Müzesi 01-01-1970 03:00 KAHVE KONAĞI 01-01-1970 03:00 Ballık Deresi 01-01-1970 03:00 ÇOBAN GELİN VE YEŞİLYURT ÇOBAN MÜZESİ EFSANESi 01-01-1970 03:00 Gelin Yurdu / Düğün Yurdu 01-01-1970 03:00 Yel Köprü 01-01-1970 03:00 Abdulharap Gölü 01-01-1970 03:00 Pınarbaşı Derme 01-01-1970 03:00 Büyük Said Hoca (Âşık Sultan) 01-01-1970 03:00 Horasan Baba –Çoban Dede 01-01-1970 03:00 Fırat ile Dicle’nin Aşkı 01-01-1970 03:00 Beydağı ve Altın Saban 01-01-1970 03:00