…Osmanlının son döneminde, hele de 93 harbi (1877/1888) sonrasında Malatya sık aralıklarla göç almaya başlamıştır. 1.Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi’nin ardından daha yoğun göç alır. Son 30-40 yıl içerisinde ise, Malatya, Anadolu’nun Doğu ve Güneydoğusundan terör ve ekonomik şartlar nedeniyle çok fazla göç ile karşı karşıya kalır. Bu yeni hemşerilerimiz kendi kültürlerini de şüphesiz ilimize taşımışlardır. Bu gruplar içinde Adıyaman ve Baskil ilçesini değerlendirmiyoruz. Çünkü onlar zaten Malatyalıdır.
Göçle birlikte gelen kültürel öğeler, ilimizin kültür yapısı içinde yerini alarak zenginlik oluşturmuşlardır. Bu nedenle Malatya Halk Oyunları zengin bir görünüm ve çeşitlilik içermektedir.
Çağlar boyunca birçok kültüre ev sahipliği yapmış olan Malatya, karma ve çeşitlilik arz eden zengin bir folklorik yapıya sahiptir. Toplumların mayası kültür, kültürün mayası folklor, folklorun mayası da halk oyunlarıdır.
Bölgenin aldığı göçler sebebiyle kültürel değişim göstermesi, halk kültürünü dolayısıyla oyunlarını da etkilemiştir. Bu oluşum, birbirine yakın kültürel etkinliklerin küçük farklılıklarla kaynaşmasını sağlamıştır.
Yörede en çok kabul görmüş oyunlarımızdan bazıları şunlardır: Ağırlama, Üçayak, Delilo, Keçike, Berde, Lorke, Kolüstü, Söğüt Dalı, Tezleme, Kaleden Kaleye Şahin Uçurdum, Heyhat, Sivike, Tura, Sinsin, Kına Havası (Yüksek Eyvanlarda Bülbüller Öter).
Halaylar, davul ve zurna eşliğinde oynanan hareketli, canlı ve cıvıl cıvıl oyunlardır. Bunlar “Halay çekme”, “Dillan çekme” olarak adlandırılır. Halayın başındaki kişiye “Halay Başı”, sondakine “Pöçük” denir. Kadın ve erkeklerin birlikte oynadığı oyunların yanı sıra, yalnız erkek ve yalnız kadınların oynadığı oyunlar da vardır.
Halayların en temel müzik çalgıları davul ve zurnadır. Malatya’da günümüze kadar yaşamış ve adı bilinen 100’den fazla davul-zurna sanatçısı vardır. Bunlar içinde Davulcu Hasan-Zurnacı Abuzer ile Orduzulu Davulcu Saim ve Zurnacı Vahap isimleri hiç unutulmayan sanatçılardır. Arapgir ilçemizde halaylar gırnata (klarnet) ile davul eşliğinde oynanır.
Eyvan gecelerinde meşk yapılırken ince sazlar (bağlama, cümbüş, ud, keman, darbuka vb.) vazgeçilmezdir.
Yörede yaşayan Alevi-Bektaşi kültürüne mensup vatandaşlarımız ise cemlerde; Hızır Semahı, Kırklar Semahı, Kırat Semahı Ökçe Semahı gibi semahları dönerler. Ancak bu semahlar dinsel bir özellik taşıdıklarından ötürü halk oyunu değildir.
İnsanlar, günlük yaşamlarındaki karşılaştıkları acı-tatlı olayları Halk oyunlarında yansıtırlar. Coğrafi yapının etkisini, mevsimlik doğa olaylarının getirdiklerini, ekin dermeyi ve harman sonrası hasatı, bağ bozumu eğlencesini, ürün toplamayı, özürlü insanımızın yaşantısından kareleri burada en ince ayrıntılarına kadar görebiliriz.
Seyirlik halk oyunu olarak nitelendirdiğimiz etkinlikler daha çok ortaoyunu özelliği taşıyan tiyatral ürünlerdir. Mevsimlere göre dışarıda ya da odalarda uygulanabilir. Aralara maniler, türküler, ağıtlar, bilmeceler yerleştirilerek zenginleştirilir.
Seyirlik oyunlar özellikle düğünlerde, Kış Yarısı eğlencelerinde ve Hıdırellez’de sergilenir. Birçok ilçede ve köylerde oynanan güldürü türü taklide dayalı oyunlardan; Arap, Kızım seni Yaşara vereyim mi, Berber, Köşker, Karı-koca, Tarla Bölme, Davar Satma, Deve, Yüzük gibi oyunlar Malatya’nın kırsal kesimlerinde görülmektedir. Bu gelenek günümüzde nadiren sergilenir.
Sonuç
Gelişen iletişim araç ve teknolojilerinin kötü kullanımı nedeniyle erozyona uğrayıp yok olmakla yüz yüze kalan yerel kültürümüz ve onun en önemli parçası olan halk oyunlarımızın kurtuluşu alaylı ve mektepli özelliklere sahip halk oyuncuları yetiştirecek olan lisans düzeyindeki bölümün açılması ile olacaktır. Burada sadece Malatya yöresine ait halk oyunları değil, ülkemizin tümünü kapsayan oyunlar ve halk müziği eğitimi verilmelidir.
Şunu ifade etmek istiyorum. Artık dünya bilim çağında. Biz bu bilim çağında hem alaylı hem mektepli halk oyuncuları istiyoruz. Bu okul bunun önderi, bunun yapıcısı olacak. Halk oyunlarını oynayan çocuklarımız bu fakültede bu lisans düzeyindeki bölümde, eğitimlerini tamamladıkları zaman, herhalde Kemal Deniz öldüğünde gözleri açık gitmeyecek bu dünyadan. Çünkü Halk Oyunları bilimsel bir temele oturmuş olacak.