Gelin Yurdu / Düğün Yurdu

Kemal DENİZ

18-10-2024 10:31

Yeşilyurtluların bahçelerinin bağlarının bulunduğu Taftacık mevkiine giderken Davullupınar’ın karşısındaki düzlüğü yöre halkı, Gelin Yurdu/Düğün Yurdu olarak adlandırır.

Bağ ve bahçelerde tarım yapanlar kazdıkça, toprak altından sürekli çanak çömlek çıktığını anlatırlar. Bu da bize buralarda önceden yaşam olduğunu gösterir. Yerleşim yerinde taş ve kerpiçten yapılar birbirine çok yakınmış. Toprak eşilince ortaya çıkan eski temellerden bu anlaşılıyor.

Düğün dernek kurulup iki genç evleneceği zaman, kimsenin eli ayağı birbirine dolaşmasın, kolayca aş pişirilip yenilsin, insanlar rahat oynayıp halaylar çekilsin diye yer olarak bu düzlük seçilirmiş. Uzak yakın çevreden düğüne gelenler, neşeli bir biçimde yer içer, eğlenirlermiş.

Anlatılanlara göre o yörede yaşayanlar, genellikle kısa boyluymuş. Bu günlerden üç beş asır önce, gecenin geç vaktinde, Yeşilyurtlu iki kişinin yolu Düğün Yurduna düşmüş. Düğün dernek olduğunu bilmiyorlarmış. Habersiz varmışlar kalabalığın üstüne. Meydanda kısa kısa adamlar. Ellerinde alev çıkaran kazma sapı gibi odunlar. Ortaya düşmüş, çalıp oynuyorlar. Korkudan dilleri tutulmuş. Konuşmak isteseler de konuşamamış, bir köşeye sinmiş izlemişler. Düğün alayı dağılıp gidince sessizce Yeşilyurt’a dönmüşler. Bir zaman kimseye bir şey dememişler. Aradan günler aylar geçmiş başlarına geleni yakınlarına anlatmışlar. Burası tekin bir yer değil diye mecbur olmadıkça çevre köylerden kimse oralara gitmemiş.

Gelin Yurdu / Düğün Yurdu insanları, birbirlerine çok bağlıymışlar. Sıkıntısı olana yakınlarda olanlar yardıma koşarmış. İşi yarım kalana imece usulüyle destek verir yardımcı olurlarmış. Konu komşu eksiği noksanı olanın ihtiyacını giderir, gül gibi geçinip giderlermiş.

Bir evde ne yemek pişerse, herkeste aynı yemek pişirilirmiş.  Diğer evde yapılan değişik yemek kokusu komşuya gider.  Onların da canı çeker.  Aynı yemekten yapamazlarsa üzülürler, huzursuz olurlar düşüncesiyle buna çok dikkat ederlermiş. O gün ne yemek yapılacaksa köyün beyinin kızı tarafından evden eve duyurulur, hiçbir evde başka yemek kazana konulmazmış.

Yakın köylerden birinden buraya bir gelin gelmiş. Yeni gelin, kocasının gönlünü kazanmak için yemek konusunda kendisine yapılan uyarılara aldırış etmeden baba evinde öğrendiği en güzel yemeği pişirmiş. Akşam kocası bahçede işini bitirip eve dönünce kıyamet kopmuş. Adam, karısının geleneklere uymayıp sofraya herkesten farklı yemek koyduğunu görünce deliye dönmüş. Almış eline kazmayı damdan başlayıp duvarlardan çıkmış. Babasından dedesinden kalan evi yıkmış. Bir yandan evi yıkıyor, bir yandan da  “Aş karıştı, iş karıştı” diye yüksek sesle kendi kendine konuşuyormuş.  Önce neden böyle davrandığını anlayamaya komşuları, bu sözleri duyunca durumu anlamışlar.

Köyde kazmayı eline alan herkes evini yıkmaya başlamış. Evin damından, duvarından söktükleri direkleri, hezenleri* ve ev eşyalarını yanlarına almış, başka yere göçmüşler. Birliğin bozulmasına şiddetle karşı olduklarını ortaya koymuşlar.  Birlik ve beraberliğin ne kadar önemli olduğuna, dayanışmanın değerine vurgu yapmışlar. Göçtükleri yerde “Bir olmuşlar, iri olmuşlar, diri olmuşlar.”

Olayın geçtiği yer bugün de kendi adlarıyla söyleniyor. Aynı yerde yaşayan aileye mensup olanlar,  Kölükoğulları olarak bilinen kabiledir. Yeşilyurt’ta eski belediye binasının bulunduğu yer,  o dönemlerde sazlık ve bataklık bir alanmış,. Bu nedenle göçenler günümüzde Tepecik adını taşıyan yere yerleşmişler. Bu durum yörede herkes tarafından biliniyor. Tepecik’ten bakınca eski yurtları olan Gelin Yurdu görünüyormuş. Zaman zaman eski yurtlarını seyredip iç geçirirlermiş.  Aynı aile birlik beraberlik içinde, dayanışmalarını sürdürerek hayatlarına devam etmektedirler.

 

 

*hezen: taş ve topraktan yapılan çatısız evlerin damına çamur atmadan uzatılan kalın ağaca verilen addır.

DİĞER YAZILARI Garip Kanarya 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-3 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-2 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-1 01-01-1970 03:00 ŞİİR VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Ailemiz Bu Toplumun Temelidir 01-01-1970 03:00 GÜZEL TÜRKÇEMİZ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞEN MALATYAMIZIN DEĞİŞMEYEN YAŞAM KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 AĞITLAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL TELLERİ 01-01-1970 03:00 DAİMA ŞİMDİKİ ZAMAN 01-01-1970 03:00 SÜNNET (2) 01-01-1970 03:00 SÜNNET 01-01-1970 03:00 “Şiirin beni, bizi anlatmasını isterim” 01-01-1970 03:00 DENİZ'İN COŞKUSU 01-01-1970 03:00 BİR'İ SEVMEK ÇOĞU SEVMEKTİR 01-01-1970 03:00 IŞIK KOKUSU 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI (1) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (5) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (4) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (3) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BİR KIŞ YARISI TÖRENİ: HAYADANA ÇIKMAK (2) 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Kış Yarısı Töreni: Hayadana Çıkmak (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA CİRİT 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar (1) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (1) 01-01-1970 03:00 Abdulvahap Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (1) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (3) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (2) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (1) 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları (1) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (2) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (1) 01-01-1970 03:00 Emiroğlu Konağı ve 1071 Tarih Parkı 01-01-1970 03:00 ABDURRAHMAN-I ERZİNCANİ EFSANESİ 01-01-1970 03:00 Kuruçay(1) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (2) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (1) 01-01-1970 03:00 Tohma 01-01-1970 03:00 Eşe-Fatma Taşı ve Uğur Böceği 01-01-1970 03:00 Sarıkız 01-01-1970 03:00 Çift Başlı Kartal 01-01-1970 03:00 Ballıkaya 01-01-1970 03:00 Arslantepe - Melid 01-01-1970 03:00 Taş Han ve Hekimhan’ın Kuruluşu 01-01-1970 03:00 Fatmacık Kayası 01-01-1970 03:00 Oğuz Yıldızı 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Sevserek Han 01-01-1970 03:00 Ayranca Dağı 01-01-1970 03:00 Leylek Dağı ve Leylek Baba 01-01-1970 03:00 Kırk Kardeşler Efsanesi 01-01-1970 03:00 Pusu 01-01-1970 03:00 Orduzu Kayja 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Avlulu Evleri 01-01-1970 03:00 Koca Vaiz 01-01-1970 03:00 Süt Pınarı Efsanesi 01-01-1970 03:00 Mercimek Hatun 01-01-1970 03:00 İspendere / Bakırsu 01-01-1970 03:00 Cennet Meyvesi Kayısı 01-01-1970 03:00 Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kuruluşu ve Adı 01-01-1970 03:00 Atmalı Kalesi ve Altın Beşik 01-01-1970 03:00 DEMİRCİ YUSUF USTA 01-01-1970 03:00 SULTANSUYU HARASI 01-01-1970 03:00 Yeşilyurt Tekstil Müzesi 01-01-1970 03:00 KAHVE KONAĞI 01-01-1970 03:00 Ballık Deresi 01-01-1970 03:00 ÇOBAN GELİN VE YEŞİLYURT ÇOBAN MÜZESİ EFSANESi 01-01-1970 03:00 Yel Köprü 01-01-1970 03:00 Abdulharap Gölü 01-01-1970 03:00 Pınarbaşı Derme 01-01-1970 03:00 Büyük Said Hoca (Âşık Sultan) 01-01-1970 03:00 Horasan Baba –Çoban Dede 01-01-1970 03:00 Fırat ile Dicle’nin Aşkı 01-01-1970 03:00 Beydağı ve Altın Saban 01-01-1970 03:00