DENİZ'İN COŞKUSU

Kemal DENİZ

15-01-2025 10:54

Hayat bir masal dostlar...

Herkes kendi masalının kahramanı...

Hani derler ya bütün insanların yeniden dünyaya gelmesi söz konusu olsa herkes tekrar kendi aklını seçer. İç dünyasını şekillendiren insanoğlu, kendince bilerek hata yapmaz. Davranışlarının tümünü doğru ve yerinde kabul ederek günlük yaşantısında uygular.

Kişi kendi masalının kahramanı olunca buradaki bütün kötüleri yok eder. Artık kurduğu dünyasında iyilerin galip geldiği, kötülerin cezalandırıldığı renkli bir âlem vardır. Kendi masalında, kendi dünyasını kuran kahramanlar...

Her birimiz yalnız kaldığımızda çözemediğimiz sorun yenemediğimiz düşman kalmaz. Ben de öyleyim. Yalnız kalınca kendi masalımda herkesin huzurlu ve mutlu yaşadığı dünyamı kurarım. Haksızlıklara izin vermem. Ne yazık ki yaşadığımız şehrin sokaklarında birçok haksızlığa şahit oluruz ve bunları çözemeyiz. Şair ve yazarlar karşılaştıkları bu durumdan sonra iyice içe kapanır, kendi masallarını yazmaya devam ederler.

Şair, yazdığı her şiirinde kendi dünyasından söz etmeye devam eder. Diğer yazı türlerine göre şiir, şairin iç dünyasını daha çok yansıtır. Yaşadığı toplumun sözcüsü olan şair; onların mutlu, sevinçli, hüzünlü anlarını dile getirir.

Toplumlar için her kelime kendi medeniyetinin bir kalesidir. Bu nedenle kalelerin yaşatılması gerekir. Gelişen ve değişen teknolojik hayatın bazı varlıkları ortadan kaldırmasıyla onların karşılığı olan kelimelerin de yok olacağı bir gerçektir. Bu nedenle şairin görevlerinden biri de eserlerinde yerel kelimeleri kullanarak onları yok olmaktan kurtarmaktır.

Şiirde kullanılan dil, şairin yaşadığı toplumun rahatça anlayabileceği şekilde olmalı. Pınarın kaynağından çıkan su gibi temiz, berrak ve akıcı bir dil... Anasından emdiği ak süt gibi temiz ve kutsal bir dil, şairi daha anlaşılır kılar.

Elbette şair kendine özgü yeni kelimeler türetebilir. Edebiyat dünyasında kendisini hatırlatacak benzetmeler, buluşlar ve yeni kelimeler yapabilir. Yeni kaybettiğimiz Abdurrahim Karakoç'un "Lambada titreyen alev üşüyor" dizesi nasıl onu edebiyatın başköşesine oturtmuş ise her şairin de kendine özgü söyleyiş biçimi olmalıdır. Düşünür, yazar, şair olmanın gereği de bu değil midir? Birilerinin söylediklerini tekrarlayarak nereye kadar gidilebilir? Yalın, apaçık, anlaşılır olmak sanatlı söyleyişten uzak durmak anlamına gelmez. Edebi sanatlar ve sanatsal ifadeler şiiri anlaşılır olmaktan çıkarmamalıdır.

Şair, söylemek istediklerini okuyucusunu etkilemek için belli biçimlerde sunabilir. Beyit, kıta, bent duygu ve düşüncenin sunum kaplarıdır.

Hangi biçim içerisinde yazılırsa yazılsın kafiye şiirin tadı, tuzu, biberi, baharatıdır. Şiire lezzet verdiği gibi akılda kalıcılığını da artırır.

Aruz ya da hece ölçüsü şairin ustalığının göstergesi sayılabilir. Ancak serbest ölçüde şiir yazmanın farklı bir ustalık gerektirdiği unutulmamalıdır.

Biçim, kafiye ve vezin açısından serbest olan şiirler, duygu ve düşünceleri kalıba girmekten kurtarır mı? Ya da ölçülü ve belli biçimde yazılan şiirler, şairin ve şiirin özgürlüğünü kısıtlar mı? Bu durum farklı açılardan tartışılabilir. Ancak ben herkesin beğendiği çizgide, kendisini en özgür hissedebildiği tarzda eser vermesinden yanayım. Önemli olan, insanı diğer canlılardan ayıran duygu ve düşüncenin okuyucuya sunulmasıdır.

Yazarken kendi sevdamın ve dünyamın beyaz atlı prensi olurum. Söylemek istediklerimi hangi ölçüde ve hangi biçimde ifade edebilecek isem onu kullanırım. Şiirde duygularımı en coşkun biçimde nasıl aktarabilirsem benim için gerekli olan tarz odur, onu kullanırım. Şiirlerime bu açıdan bakılırsa daha anlaşılır olacağını düşünüyorum.

Saygılarımla...

DİĞER YAZILARI Garip Kanarya 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-3 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-2 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-1 01-01-1970 03:00 ŞİİR VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Ailemiz Bu Toplumun Temelidir 01-01-1970 03:00 GÜZEL TÜRKÇEMİZ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞEN MALATYAMIZIN DEĞİŞMEYEN YAŞAM KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 AĞITLAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL TELLERİ 01-01-1970 03:00 DAİMA ŞİMDİKİ ZAMAN 01-01-1970 03:00 SÜNNET (2) 01-01-1970 03:00 SÜNNET 01-01-1970 03:00 “Şiirin beni, bizi anlatmasını isterim” 01-01-1970 03:00 BİR'İ SEVMEK ÇOĞU SEVMEKTİR 01-01-1970 03:00 IŞIK KOKUSU 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI (1) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (5) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (4) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (3) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BİR KIŞ YARISI TÖRENİ: HAYADANA ÇIKMAK (2) 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Kış Yarısı Töreni: Hayadana Çıkmak (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA CİRİT 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar (1) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (1) 01-01-1970 03:00 Abdulvahap Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (1) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (3) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (2) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (1) 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları (1) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (2) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (1) 01-01-1970 03:00 Emiroğlu Konağı ve 1071 Tarih Parkı 01-01-1970 03:00 ABDURRAHMAN-I ERZİNCANİ EFSANESİ 01-01-1970 03:00 Kuruçay(1) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (2) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (1) 01-01-1970 03:00 Tohma 01-01-1970 03:00 Eşe-Fatma Taşı ve Uğur Böceği 01-01-1970 03:00 Sarıkız 01-01-1970 03:00 Çift Başlı Kartal 01-01-1970 03:00 Ballıkaya 01-01-1970 03:00 Arslantepe - Melid 01-01-1970 03:00 Taş Han ve Hekimhan’ın Kuruluşu 01-01-1970 03:00 Fatmacık Kayası 01-01-1970 03:00 Oğuz Yıldızı 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Sevserek Han 01-01-1970 03:00 Ayranca Dağı 01-01-1970 03:00 Leylek Dağı ve Leylek Baba 01-01-1970 03:00 Kırk Kardeşler Efsanesi 01-01-1970 03:00 Pusu 01-01-1970 03:00 Orduzu Kayja 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Avlulu Evleri 01-01-1970 03:00 Koca Vaiz 01-01-1970 03:00 Süt Pınarı Efsanesi 01-01-1970 03:00 Mercimek Hatun 01-01-1970 03:00 İspendere / Bakırsu 01-01-1970 03:00 Cennet Meyvesi Kayısı 01-01-1970 03:00 Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kuruluşu ve Adı 01-01-1970 03:00 Atmalı Kalesi ve Altın Beşik 01-01-1970 03:00 DEMİRCİ YUSUF USTA 01-01-1970 03:00 SULTANSUYU HARASI 01-01-1970 03:00 Yeşilyurt Tekstil Müzesi 01-01-1970 03:00 KAHVE KONAĞI 01-01-1970 03:00 Ballık Deresi 01-01-1970 03:00 ÇOBAN GELİN VE YEŞİLYURT ÇOBAN MÜZESİ EFSANESi 01-01-1970 03:00 Gelin Yurdu / Düğün Yurdu 01-01-1970 03:00 Yel Köprü 01-01-1970 03:00 Abdulharap Gölü 01-01-1970 03:00 Pınarbaşı Derme 01-01-1970 03:00 Büyük Said Hoca (Âşık Sultan) 01-01-1970 03:00 Horasan Baba –Çoban Dede 01-01-1970 03:00 Fırat ile Dicle’nin Aşkı 01-01-1970 03:00 Beydağı ve Altın Saban 01-01-1970 03:00