Kubbe Dağı ve Sevserek Han

Kemal DENİZ

18-11-2024 10:15

Kubbe Dağı, Halikân (Yaygın) kasabasından başlayarak yükselir. Tepesi bulutların üstüne çıkıncaya kadar göğün maviliklerine, yıldızlara, aya, ulaşmak için uzanır. Çevresinde yaşayan tüm insanlar, kanatlarının altında cem olsunlar diye biçimlenir, kubbeleşir. Uzaktan bakınca bir kubbeyi andırır. Adı böylece dudaklardan dökülür.

Malatya’dan Şiro Çayına, Pütürge’ye, Keferdiz’e ulaşmak için yola çıkanların yüreği cız eder. Kubbe Dağının adı ürkütür onları. Kış bastırınca Malatya’dan yola çıkanlar, Kubbeyi aşınca menzile ulaşacaklarına inanırlar. İster yaya, ister atla, ister araçla kıvrıla kıvrıla tırmanır yolcular Kubbe’ye. Kubbe’nin zirvesine ulaşınca artık Malatya, tümüyle gözlerinin önündedir. Bazen de bulutlar,  Kubbe’nin zirvesinin altında kalır. Zirveden çevreye bakınca bembeyaz bir bulut denizini görürsünüz.

Aslı öyle olmasa da kışın yurdu dağlar bilinir. Çünkü kışın ilk ziyaret ettiği mekân dağlardır. Hatta dağların en yükseği. En son terk ettiği coğrafya da dağların yüceleridir.

Hangi türküyü dinlesem uzaklara bakarak. Bir gökyüzünü, bir de ötelerde dağları görürüm. Kışın karlı, yazın sivri kayalıklarıyla Kubbe Dağı gözümün önüne gelir. İnsan bir dağın taşını toprağını, otunu çiçeğini, kurdunu kuşunu, kartalını yılanını gönlüne yerleştirirse O, dağı sever, dağ da O’nu.

Bir Pütürgeli ne zaman gurbetten sılasına dönse gözüne ilk ilişen mekân Kubbe Dağı’dır. Masalların dağı, hayallerin, umutların dağı. Heybetlidir, hofludur, görkemlidir. Hırstan, dünyadan, dünyalıktan uzak olmak, Hakk’a yakın olmak isteyenlerin mekânı Kubbe Dağı.  Malatya’dan Kubbe’nin zirvesine doğru çıkarken en sarp ve keskin dönemeçte eşkıyaların pusuya yattığı kayalığa yörede hırsız taşı (kavre dizan) adı verilir. Yolcular, buradan tedbirli geçerler.

Kışın kar yağar bembeyaz, tertemiz, berrak. Dere, tepe, koyak, kuz, dümdüz. Uzaktan bakınca beyazlığın üzerinde mücevher gibi dizilmiş ardıç ağaçları.

Kubbe Dağında yele esme dersin eser. Dereye akma dersin akar. Kara yağma dersin yağar. Güneşe doğma dersin doğar. Kuşa uçma dersin uçar. Ota bitme dersin biter. Çiçeğe açma dersin açar… Ona zincir vurulmaz. Kubbe’ye istemediğini yaptıramazsınız. Orada yaşayanlar da yaşananlar da hürdür. Havası, suyu sert olan Kubbe’de yaşayanlar da yaşananlar da serttir.

Yol önceleri Veli Pınarı’nın bulunduğu yerden geçiyordu. O yıllarda yol üzerinde Haydar’ın Lokantası vardı. Bu lokanta ve çay hane,  yıllarca gelip geçen insanlara zor şartlar altında hizmet verdi. Poskıranlı Ömer’in lokantası da aynı yerde bu hizmetleri sunuyordu. Tepelerin eteklerinde ve sırtlarda yorgunluktan omuzları düşmüş, neredeyse harabeye dönüşmüş yaylacılardan kalma barınaklar, sert kış günlerinde yolcuların sığınağıydı.

Cemreler birbiri ardınca baharın müjdecisi olarak koşup gelir Kubbe Dağına. Koca karı soğukları, Mart dokuzu savrulup geçince Kubbe Dağı, alımlı bir yeşile bürünür. Baharla kucaklaşır. İlkyazda yaylacılar, kıl çadırlarını kurarlar. İnsanlara can veren, güzelleştiren yağ, peynir, bal, Kubbe Dağı yaylasında elde edilip konuklara ikram edilir. Nemrut Dağına gitmek isteyenler, önce Kubbe Dağını geçerler. Zaten Kubbe’den bakınca Nemrut Dağı görünür. Tepehan’dan sonra Nemrut’un zirvesine ulaşırlar.

Yeşilin, mavinin, kırmızının, sarının, beyazın en safı, bakiri Kubbe Dağındadır. Güzelliğin, çirkinliğin; iyiliğin, kötülüğün en düzü, sadesi yine bu yaylalardadır. Kengeri, keveni, lalesi, mor menekşesi, otu, çiçeği, toprağı Hakk’a zikir ve niyazda. Baş eğmiş sarı çiçek, boyun kırmış ters lale. Kubbe Dağında bütün canlılar şen… Mutlu…

Kubbenin pınarları, şifa verir yaylacılara. Yolları Kubbeye düşen yolcular, kana kana içerler bu sulardan. Yaz, Kubbeden göçerken ağaçların yaprakları sararır. Kubbedeki yaylalar, başıboş rüzgârlara terk edilir. Yaylacılar, ocakta küle köz gömmüş gibi birçok hatırayı saklayıp yuvalarına dönerler. Baharda eski ve tatlı anılara yeniden ulaşmanın hasretini çekerler. Kış boyunca bunalan bu insanlar, Kubbe Dağının uykulu bayırlarında ve gizemli sırtlarında, çeşitli renk ve kokularla göz açıp yuman kır çiçeklerinin özlemini çekerek gelecek baharı beklemeye koyulurlar.

Yolcular, Halikân kasabasına girerken hemen sağda günümüzde yılların yorgunluğuna dayanamamış, yaşlı Sevserek Han’da dinlenirdi. Çünkü bir nefes alıp dinlenmeden Kubbe Dağı aşılmaz. Yola koyulanlar Kubbe’de, Pul Uşağı köyü yolunun birleştiği yerde Kubbe Han’a varırlar.

Yörede anlatılan bir efsaneye göre Sultan IV. Murat döneminde, Osmanlı ordusu Bağdat Seferine giderken Sevserek Han’ın olduğu düzlükte konaklar. Kubbe Dağı’na tırmanmadan askerleri burada dinlendirmek isterler. Oldukça kalabalık olan ordu, Halikân düzlüğüne yerleşir. Han’ın yanına kurulan mutfakta yemekler pişirilir. Askerin ve atların ihtiyaçları giderilir. Gece dinlendikten sonra Kubbe Dağına çıkmaya başlayan askerin önemli bir kısmı Kubbe Han’a ulaşır. Gün akşama döner. Askerin bir bölümü ve malzemeler yukarıya taşınamamıştır. Gün kararmadan askerin yemeği dağıtılacaktır. Mutfak malzemeleri ve yiyecek içecekler henüz Sevserek Han’dadır. Sevserek Han’dan Kubbe Han’a kadar tek sıra dizilen askerler, burada pişirilen yemeği elden ele vererek dağdaki hana çıkanlara sıcak yemek ulaştırırlar. Ertesi gün Tepe Han’a oradan da Kâhta üzerinden Bağdat’a doğru yolculuklarına devam ederler.

DİĞER YAZILARI Garip Kanarya 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-3 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-2 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-1 01-01-1970 03:00 ŞİİR VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Ailemiz Bu Toplumun Temelidir 01-01-1970 03:00 GÜZEL TÜRKÇEMİZ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞEN MALATYAMIZIN DEĞİŞMEYEN YAŞAM KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 AĞITLAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL TELLERİ 01-01-1970 03:00 DAİMA ŞİMDİKİ ZAMAN 01-01-1970 03:00 SÜNNET (2) 01-01-1970 03:00 SÜNNET 01-01-1970 03:00 “Şiirin beni, bizi anlatmasını isterim” 01-01-1970 03:00 DENİZ'İN COŞKUSU 01-01-1970 03:00 BİR'İ SEVMEK ÇOĞU SEVMEKTİR 01-01-1970 03:00 IŞIK KOKUSU 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI (1) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (5) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (4) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (3) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BİR KIŞ YARISI TÖRENİ: HAYADANA ÇIKMAK (2) 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Kış Yarısı Töreni: Hayadana Çıkmak (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA CİRİT 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar (1) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (1) 01-01-1970 03:00 Abdulvahap Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (1) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (3) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (2) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (1) 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları (1) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (2) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (1) 01-01-1970 03:00 Emiroğlu Konağı ve 1071 Tarih Parkı 01-01-1970 03:00 ABDURRAHMAN-I ERZİNCANİ EFSANESİ 01-01-1970 03:00 Kuruçay(1) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (2) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (1) 01-01-1970 03:00 Tohma 01-01-1970 03:00 Eşe-Fatma Taşı ve Uğur Böceği 01-01-1970 03:00 Sarıkız 01-01-1970 03:00 Çift Başlı Kartal 01-01-1970 03:00 Ballıkaya 01-01-1970 03:00 Arslantepe - Melid 01-01-1970 03:00 Taş Han ve Hekimhan’ın Kuruluşu 01-01-1970 03:00 Fatmacık Kayası 01-01-1970 03:00 Oğuz Yıldızı 01-01-1970 03:00 Ayranca Dağı 01-01-1970 03:00 Leylek Dağı ve Leylek Baba 01-01-1970 03:00 Kırk Kardeşler Efsanesi 01-01-1970 03:00 Pusu 01-01-1970 03:00 Orduzu Kayja 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Avlulu Evleri 01-01-1970 03:00 Koca Vaiz 01-01-1970 03:00 Süt Pınarı Efsanesi 01-01-1970 03:00 Mercimek Hatun 01-01-1970 03:00 İspendere / Bakırsu 01-01-1970 03:00 Cennet Meyvesi Kayısı 01-01-1970 03:00 Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kuruluşu ve Adı 01-01-1970 03:00 Atmalı Kalesi ve Altın Beşik 01-01-1970 03:00 DEMİRCİ YUSUF USTA 01-01-1970 03:00 SULTANSUYU HARASI 01-01-1970 03:00 Yeşilyurt Tekstil Müzesi 01-01-1970 03:00 KAHVE KONAĞI 01-01-1970 03:00 Ballık Deresi 01-01-1970 03:00 ÇOBAN GELİN VE YEŞİLYURT ÇOBAN MÜZESİ EFSANESi 01-01-1970 03:00 Gelin Yurdu / Düğün Yurdu 01-01-1970 03:00 Yel Köprü 01-01-1970 03:00 Abdulharap Gölü 01-01-1970 03:00 Pınarbaşı Derme 01-01-1970 03:00 Büyük Said Hoca (Âşık Sultan) 01-01-1970 03:00 Horasan Baba –Çoban Dede 01-01-1970 03:00 Fırat ile Dicle’nin Aşkı 01-01-1970 03:00 Beydağı ve Altın Saban 01-01-1970 03:00