HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (3)

Kemal DENİZ

07-01-2025 11:42

…  1.1.3. Ekmek Pişirilmesi ve Unun Bereketlenmesiyle İlgili Uygulama ve İnançlar

Köylerde bir-iki günde bir kadınlar ekmek yaparlar. Ekmek böylece taze olarak tüketilmiş olur. Bu mayasız ekmeğe “Fetil ekmek” adı verilir. Ayrıca “Taplama Ekmek/Ekşili” ya da “Yufka ekmek” de yapılır. Ekmek yapımı öncesi-sonrası ve pişirme sırasında bazı ritüelleri/uygulamaları gözlemleriz.  Ekmek Hılası/Un Evi(Uğra) adı verilen bezin içeresinde bir önceki pişirimden kalan bir yumak hamur/hamur mayası ve un vardır. Bakır teştte hamur yoğrulurken hıla içerisindeki hamur topağı alınır ve maya olarak kullanılır. Günümüzde yörede “Pak maya” olarak adlandırılan hazır mayanın yavaş yavaş kullanımda yer aldığını söylemelerine rağmen, halen tercihin uğra içerisindeki ekşi hamur mayasından yana olduğunu gözlemliyoruz.

Ekmek yapımı için evin alt katında bulunan bir eklentide yani “Ekmek damı” denilen yerdeki ocak tezek ve çalı-çırpıyla (küçük –ince odun dalları) yakılır. Ekmek sacı üzerine konulur. Ekmek pişiren kadın, pişirme düzeni alırken sağ ayağını altına katlar, sol ayağını uzatır. Ekmek hılasının bir kenarını ise uzattığı ayağının üzerine kapatarak unun savrulup, dökülmesini önler ki, bu una bir başka deyişle nimete saygıdır.  Ayağı uyuşursa diğer ayağı ile aynı vaziyeti alır.

Ekmek pişiren kadın,  duvarda asılı olan ekmek tahtası/ayaklı sofra arasında bulunan hılayı (Unevi/Uğra) alıp pişirme için hazırlanan alana koyar. Önce “Bismillah” diyerek katlı uçlar açılır. İçerisindeki “Bereket taşı” unun kenarına bir yere koyulur. Sonra ise pişirme düzeni alan kadın teşt ya da leğen içerisindeki hamuru elindeki “hamur eğişi” ile artı şeklinde dörde böler. (Bu bölme hamurun çok olduğu zamanlarda yapılır. Hamur leğeni diğer odadaysa bölünen parça pişirme alanının yakına getirilir. Bitince tekrar gidilip diğer parça alınır.) Pişirici kadın hamur yumaklarını/topağını alır ve hılanın/un evi’nin dört köşesine birer tane dizer. Aldığı yumağı elindeki ekmek pişirme tahtası/Taplama tahtasına el yardımıyla çarparak dairesel bir şekil verdikten sonra, sacın üzerine atar ve ekmek pişirilmeye başlanır.  Bu esnada evde fazla küflet (Evden bir başkası) varsa, bu kadın da elindeki “Aktaraç” denilen yassı ve uzun bir araçla (ahşap veya demir) ekmeği döndürerek pişirilmesine yardım eder.

 

Ekmek Hamurunun Hazırlanması ve Taplama Tahtası İle Ekmek Yapımı

 

Ekmek pişirilirken ilk ekmek zorunlu kalmadıkça kimseye ikram edilmez. Evin-ocağın bereketinin kaçacağına inanılır. Sonra da ekmek damına gelenlere “Bir ısıcak al” diye ikramda bulunulur. İkram geri çevrilemez. Çünkü alınmazsa bereketin kaçacağı düşünülür. O esnada bir köpek geldiğinde hemen bir ekmek dörde bölünerek yemesi için önüne atılır. Verilmezse köpeğin kötü ruhunun bereketi kaçıracağına yorumlanır.

 

Ekmek Pişiren Kadın ve Eşe-Fatma Taşının Bereket Amaçlı Kullanımı

 

Ekmek sac üzerinde yanmışsa, atılmaz. “Aman yanan ekmeği yiyin ki kurttan korkmayasınız” derler. Çünkü tarım ve hayvancılığın geçim kaynağı olduğu yörede yazı-yabanda kurtla karşılaşmak doğaldır. Bu da bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkar. Yine diğer bir inançsal ritüel örneği; yanmış ekmeğin bekarlara ikramıdır ki, burada “Yanmış ekmek ye, nişanlının gözü kara olsun” söyleyişiyle, benzetme/benzeme majik aktarımını gözlemleriz.


Ekmek Pişirme-Ekmek Dönderme ve Bereket Taşının Kullanımı

Ekmek pişirimini tamamladıktan sonra, sona kalan hamur yumağını içerisinde un bulunan hılaya koyar, hılanın kenarında bulunan bereket taşını da unun içerisine koyar ve hılanın köşelerini üst üste katlar. Köşelerin birleştiği nokta üzerine de bereket taşını yani deniz mercanlarının türlerinden cycloliteselliptica/ cylolitestenviradiatusolarak bilinen 65-95 milyon yıllık fosili koyarak, hılayı ocağın yakın bir yerinde, ayakaltı olmayacak bir köşeye kaldırır.  Ertesi gün ya da sonrasında ekmek yaparsa yine “bismillah” diyerek niyazlar ve Eşe-Fatma taşını alarak un evinin bir köşesine koyarlar. Bu niyazda bereket taşı bir amulet ya da uğurluk olarak algılanmaktadır. Hz. Muhammed’in eşi Ayşe ve Hz. Ali’nin eşi Fatma Ana’nın berekete yardımcı bir aracı olarak aktarıcı rolü verilmesinin etkili olduğunu düşünmekteyiz.

DİĞER YAZILARI Garip Kanarya 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-3 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-2 01-01-1970 03:00 DEPREM SONRASI MALATYA BASINI-1 01-01-1970 03:00 ŞİİR VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Ailemiz Bu Toplumun Temelidir 01-01-1970 03:00 GÜZEL TÜRKÇEMİZ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞEN MALATYAMIZIN DEĞİŞMEYEN YAŞAM KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 AĞITLAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL TELLERİ 01-01-1970 03:00 DAİMA ŞİMDİKİ ZAMAN 01-01-1970 03:00 SÜNNET (2) 01-01-1970 03:00 SÜNNET 01-01-1970 03:00 “Şiirin beni, bizi anlatmasını isterim” 01-01-1970 03:00 DENİZ'İN COŞKUSU 01-01-1970 03:00 BİR'İ SEVMEK ÇOĞU SEVMEKTİR 01-01-1970 03:00 IŞIK KOKUSU 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI 01-01-1970 03:00 MALATYA HALK OYUNLARI (1) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (5) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (4) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 HEKİMHAN YÖRESİNDE BEREKET İNANIŞINA BİR ÖRNEK: EŞE-FATMA TAŞI ve UĞUR BÖCEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BİR KIŞ YARISI TÖRENİ: HAYADANA ÇIKMAK (2) 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Kış Yarısı Töreni: Hayadana Çıkmak (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (2) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA BAKIRCILIK MESLEĞİ (1) 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA CİRİT 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Yılanlar ve İnsanlar (1) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Seyyid Battal Gazi (1) 01-01-1970 03:00 Abdulvahap Gazi (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (2) 01-01-1970 03:00 Şiro Çayı - Sülük Gölü (1) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (3) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (2) 01-01-1970 03:00 Efsane Atlar (1) 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kutlu Pınarları (1) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (2) 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Puluşağı (1) 01-01-1970 03:00 Emiroğlu Konağı ve 1071 Tarih Parkı 01-01-1970 03:00 ABDURRAHMAN-I ERZİNCANİ EFSANESİ 01-01-1970 03:00 Kuruçay(1) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (2) 01-01-1970 03:00 Göldağı ve Şah İsmail (1) 01-01-1970 03:00 Tohma 01-01-1970 03:00 Eşe-Fatma Taşı ve Uğur Böceği 01-01-1970 03:00 Sarıkız 01-01-1970 03:00 Çift Başlı Kartal 01-01-1970 03:00 Ballıkaya 01-01-1970 03:00 Arslantepe - Melid 01-01-1970 03:00 Taş Han ve Hekimhan’ın Kuruluşu 01-01-1970 03:00 Fatmacık Kayası 01-01-1970 03:00 Oğuz Yıldızı 01-01-1970 03:00 Kubbe Dağı ve Sevserek Han 01-01-1970 03:00 Ayranca Dağı 01-01-1970 03:00 Leylek Dağı ve Leylek Baba 01-01-1970 03:00 Kırk Kardeşler Efsanesi 01-01-1970 03:00 Pusu 01-01-1970 03:00 Orduzu Kayja 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Avlulu Evleri 01-01-1970 03:00 Koca Vaiz 01-01-1970 03:00 Süt Pınarı Efsanesi 01-01-1970 03:00 Mercimek Hatun 01-01-1970 03:00 İspendere / Bakırsu 01-01-1970 03:00 Cennet Meyvesi Kayısı 01-01-1970 03:00 Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kuruluşu ve Adı 01-01-1970 03:00 Atmalı Kalesi ve Altın Beşik 01-01-1970 03:00 DEMİRCİ YUSUF USTA 01-01-1970 03:00 SULTANSUYU HARASI 01-01-1970 03:00 Yeşilyurt Tekstil Müzesi 01-01-1970 03:00 KAHVE KONAĞI 01-01-1970 03:00 Ballık Deresi 01-01-1970 03:00 ÇOBAN GELİN VE YEŞİLYURT ÇOBAN MÜZESİ EFSANESi 01-01-1970 03:00 Gelin Yurdu / Düğün Yurdu 01-01-1970 03:00 Yel Köprü 01-01-1970 03:00 Abdulharap Gölü 01-01-1970 03:00 Pınarbaşı Derme 01-01-1970 03:00 Büyük Said Hoca (Âşık Sultan) 01-01-1970 03:00 Horasan Baba –Çoban Dede 01-01-1970 03:00 Fırat ile Dicle’nin Aşkı 01-01-1970 03:00 Beydağı ve Altın Saban 01-01-1970 03:00