6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremler, Malatya kent merkezimizde derin yıkımlara yol açmıştı. Özellikle çarşı merkezi, kentin ekonomik, kültürel ve sosyal dokusunun en yoğun olduğu bölge olarak neredeyse tamamen ortadan kalkmış, deyim yerindeyse tarlaya dönmüştü. Bu yıkımın ardından devlet kurumları, belediyeler ve ilgili bakanlıklar tarafından yeni çarşı merkezinin inşası gündeme gelmiştir. Ancak bu yeniden inşa sürecine toplumun farklı kesimleri tarafından karşıt sesler yükselmiş, ancak toplum kesimleri kendi aralarında bir uzlaşı sağlayıp gerçekçi bir 1/1000’lik uygulama planı ortaya koyamayınca, Ankara merkezli bir plan alelacele ye getirilerek hiçbir iş insanın içine sinmeyecek şekilde kimse kusura bakmasın ama “ucube” bir plan ortaya konulmuş ve gerçekleşmiştir. Bu saatten sonra ecelin ölüme çaresi olmadığı görülme zamanı yaklaşmış olup, “Çarşı Merkezinde” dükkanları olan hemşerilerim bakalım bu yeni çarşı merkezine ne ad bulacaklar ve buralarda işlerini nasıl yürütecekler? Bakıp göreceğiz?

Afet sonrası yeniden inşa süreçlerinin yalnızca fiziksel mekânın değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerin ve ekonomik dengelerin de yeniden şekillenmesini beraberinde getirmediği için,  “Yeni Çarşı” merkezimizin  “Mekânsal Bir Hafıza” sorunu yaşayacağını görmek ve söylemenin bir kahin olmaya ihtiyacı yoktur. Hemşerilerimiz için “Eski Çarşı” sadece bir ticaret alanı değil, aynı zamanda gündelik yaşamın ve kolektif belleğin bir parçası olduğunu göremeyenlerin bu durumdan utanması gerektiğini yalnız ben değil, tüm hemşerilerimiz şimdiden hem görüyorlar, hem söylüyorlar.

Esnaf ve küçük işletme sahiplerinin, yeni yapılan çarşının yüksek kira bedelleri veya mülkiyet dağılımındaki belirsizlikler nedeniyle mağdur olacaklarını, yarın bu seslerin yükseldiğini görünce anlayacaklardır. Dilerim biz yanılmış oluruz da Asım Demirkök suçlu olur.

Dün Malatyalı hemşerilerimiz evlerinden dışarı adım atarken nereye diye sorulduğunda yüksek tonla “ÇARŞIYA” diye karşılık verirlerdi... “Çarşı” Malatya’nın kültürel belleğinde merkezi bir yere sahiptir.

Yalnız biz yazarçizer takımı değil hemşerilerimizin çoğunluğu tarihi dokumuzun dikkate alınmadan yapılan yeni projelerin ‘’ruhsuz’’ bir kent merkezi! ‘’çarşı’’ oluşturacağını düşünmekte ve söylemektedirler.

Yaşadığımız bu sürecin Malatya’mızın yeniden inşa sürecinin merkezi hükümet ve yerel yönetimler tarafından ‘katılımcı planlama’ süreçleri işletilmeden yürütülmesi bizi bu sonuca getirdiği görülmektedir. Kime sorarsanız sorunuz, özellikle sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları (mimarlar odası, şehir plancıları odası vb.) projeye katılım taleplerinin göz ardı edildiğini dile getirmektedirler…

‘’Çarşı Merkezinin’’ yer altı suları ile kaplı olması ‘’Fora Kazık’’ çakılmasının ne kadar sağlıklı olduğu,  bu şekliyle yıllar içerisindeki deprem riskine uygun olup olmadığı, tartışmalarına yol açmıştır. Ulaşım, trafik yoğunluğu ve altyapı sorunları da eleştiri konusudur.

Bu karşı çıkışlar, afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde ‘’hak temelli kentleşme’’ kavramının önemini göstermektedir. Kent halkı, sadece kullanıcı değil aynı zamanda kentin geleceğini belirleyen ‘’ÖZNE’’ olarak sürece dahil edilmek istemektedir. Malatya’daki ‘’YENİ ÇARŞIYA’’ yönelik tepkiler Malatyalı hemşerilerin ‘’ÖZNE’’ olma ihtiyacını ‘’Yerel Yöneticilerin’’ ve ‘’Merkezi Hükümetin Yöneticilerinin’’  bundan böyle ‘’ŞEHRE’’ ait atacakları adımlarında sözde değil özde hemşerilerimizin kentin ‘’NESNESİ’’ değil ‘’ÖZNESİ’’ olduğunu unutmazlar diye de söylemek istiyorum.