6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da hem esnafın hem de vatandaşların barınma ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla kurulan konteynerler, artık yavaş yavaş şehirden kaldırılıyor. Yeni konutların ve iş yerlerinin yapılmasıyla birlikte birçok noktada konteyner yaşam merkezleri kaldırıldı, geçici çarşılar ise kaldırılmaya devam ediyor. Böylece Malatya’nın gerçek yüzü yeniden ortaya çıkmaya, şehir eski ve yeninin kesiştiği kimliğine kavuşmaya başlıyor. Elbette bu süreç yalnızca konteynerlerin kaldırılmasından ibaret değil. Aynı zamanda depremi yaşayan insanların yeniden normal hayata dönmesi, şehirdeki yaşamın canlanması ve deprem psikolojisinin geride bırakılması açısından da büyük önem taşıyor. Bir yandan yeni konutlar ve iş yerleri yükselirken diğer yandan geçici yapıların ortadan kalkması, Malatya’nın daha düzenli ve planlı bir görünüme kavuşmasına katkı sağlıyor. Depremin hemen ardından büyük bir ihtiyacı karşılayan konteynerler, o günün şartlarında hem esnafımız hem de vatandaşlarımız için hayati bir görev üstlendi. İnsanlar buralarda barındı, esnafımız ticaretini sürdürmeye çalıştı. Zor günlerde önemli bir ihtiyacı karşılayan bu yapılar, artık görevlerini yavaş yavaş tamamlıyor. Bugün gelinen noktada konteynerlerin kaldırılması, Malatya’nın toparlanma sürecinin önemli bir aşaması olarak görülmeli. Ancak şunu da unutmamak gerekiyor: Bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların yapılmasıyla mümkün değildir. Ticaretin canlanması, vatandaşların ekonomik açıdan rahatlaması ve insanların kendilerini yeniden güvende hissederek düzenli bir hayata geçmesi de en az fiziki dönüşüm kadar önemlidir. Tam da bu noktada özellikle ev ve iş yeri sahiplerine önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yeni yapılan konutların ve dükkânların kira bedelleri belirlenirken lütfen vicdanlı davranalım. Depremden çıkmış, hâlâ ekonomik sıkıntılarla mücadele eden vatandaşlarımızı ve işini yeniden kurmaya çalışan esnafımızı düşünelim. Fahiş kira bedelleriyle insanlarımızın yükünü daha da ağırlaştırmayalım. Unutmayalım ki bir dükkânın kapısını açmak kadar o dükkânda ticaretin devam etmesi de önemlidir. İş yerleri kiralanamaz, esnaf faaliyetlerini sürdüremez ve vatandaşlarımız barınma konusunda sıkıntı yaşamaya devam ederse şehrin toparlanma süreci de sekteye uğrar. Malatya’nın yeniden canlanması için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor. Yetkililerimizin, mülk sahiplerimizin, esnafımızın ve vatandaşlarımızın bu süreçte birbirine destek olması büyük önem taşıyor. Çünkü Malatya’nın yeniden ayağa kalkması yalnızca devletin yaptığı yatırımlarla değil, toplumsal dayanışma ve karşılıklı anlayışla da mümkün olacaktır. Artık Malatya’nın yaralarını sarma, daha düzenli bir şehir görünümüne kavuşma ve deprem psikolojisini geride bırakma zamanı. Konteynerlerin kaldırılması bu değişimin önemli bir parçası. Şimdi hepimize düşen görev, bu süreci kolaylaştırmak ve şehrimizin geleceğine katkı sunmak. Malatya yalnızca binalarıyla değil, insanıyla ve ticaretiyle de ayağa kalkmalı. Bunun için de herkes elini taşın altına koymalı, özellikle kira konusunda daha duyarlı davranmalı. Aksi hâlde fiziki dönüşüm tamamlansa bile ekonomik ve sosyal toparlanma gecikebilir. Gelin, Malatya’nın yeniden nefes alması ve hemşehrilerimizin normal hayatlarına dönebilmesi için hep birlikte hareket edelim.
Diğer Yazıları
Çok Okunanlar