Hayatta bazı şeylerin değerini, onları kaybetmeden anlayabilmek büyük bir erdemdir. Ancak ne yazık ki çoğu zaman elimizde olanın kıymetini, onu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımızda anlıyoruz. Zamanın, sevdiklerimizin, huzurun ve sahip olduğumuz imkânların değerini günlük hayatın telaşı içinde unutabiliyoruz. Fakat bütün bunların üzerinde, hayatımızın temelini oluşturan bir değer var: Sağlık. Sağlığımız yerindeyken hastalığı pek düşünmüyoruz. Sabah rahatça yataktan kalkabilmek, yürüyebilmek, nefes alabilmek, çalışabilmek, sevdiklerimizle aynı sofrada oturabilmek bize sıradan geliyor. Oysa bunların her biri, sağlıklı olduğumuz için sahip olduğumuz büyük nimetler. Bir gün ansızın gelen bir rahatsızlık ise hayatımızın bütün akışını değiştirebiliyor. O zaman “Keşke kendime daha iyi baksaydım, keşke sağlığımı daha fazla önemseseydim, keşke bazı şeyleri sağlığımın önüne koymasaydım.” diye düşünüyoruz. İşte insanın en büyük yanılgılarından biri burada ortaya çıkıyor: Sağlığımızın kıymetini çoğu zaman onu kaybettiğimizde anlıyoruz. Oysa sağlık kaybedildikten sonra değerini anlamak yerine, elimizdeyken onu korumamız gerekmez mi? Hayatımızda elbette birçok sorumluluk var. İşimiz, ailemiz, ekonomik kaygılarımız, hedeflerimiz ve gelecek planlarımız… Hepsi önemli. Ancak bunları yaparken bazen en önemli şeyi, yani sağlığımızı ihmal ediyoruz. Daha fazla çalışmak için uykumuzdan vazgeçiyor, yoğunluk nedeniyle öğünlerimizi geçiştiriyor, dinlenmeye zaman ayırmıyor, bir şikâyetimiz olduğunda doktora gitmeyi erteliyoruz. “Bir şey olmaz.” diyerek kendimizi teselli ediyoruz. Sonra bir gün gerçekten bir şey olduğunda, hayatımızın bütün öncelikleri bir anda değişiyor. İşte o zaman anlıyoruz ki para da, makam da, başarı da, kariyer de sağlık olmadan eksik kalıyor. İnsan sağlıklı değilse kazandığı paranın, ulaştığı makamın veya elde ettiği başarının tadını çıkarmakta zorlanıyor. Çünkü kaliteli bir hayatın ilk şartlarından biri sağlıklı olmaktır. Bu nedenle sağlığımızı hiçbir zaman “sonra ilgilenirim” denilecek bir konu olarak görmemeliyiz. Üstelik sağlık yalnızca fiziksel sağlıktan ibaret değildir. Bedenimiz sağlıklı olsa bile zihnimiz yorgun, ruhumuz kırgın olabilir. Sürekli kaygı içinde yaşamak, yoğun stres altında olmak, kendimizi yalnız hissetmek ve sorunlarımızı içimizde biriktirmek de sağlığımızı etkiler. İnsan yalnızca bedeninden oluşmaz; duyguları, düşünceleri ve ruhu da vardır. Bu nedenle ruh sağlığımıza da gereken değeri vermeliyiz. Her zaman güçlü görünmek zorunda değiliz. Yorulduğumuzu kabul etmek, dinlenmek, kendimize zaman ayırmak, sevdiklerimizle konuşmak ve gerektiğinde destek almak bir zayıflık değil, kendimize verdiğimiz değerin göstergesidir. Bazen hayatın içinde kendimize şu soruyu sormalıyız: “Ben kendime ne kadar iyi bakıyorum?” Çünkü başkaları için koştururken kendimizi unutabiliyoruz. Oysa sağlığımızı korumak için her zaman büyük değişikliklere ihtiyacımız yok. Dengeli beslenmek, hareket etmek, yeterince uyumak, dinlenmek, düzenli kontrollerimizi aksatmamak ve ruhsal olarak kendimize nefes alacak alanlar oluşturmak önemli adımlardır. En önemlisi ise bedenimizin ve ruhumuzun verdiği sinyalleri dikkate almaktır. Belki de kendimize şu sözü vermeliyiz: “Sağlığımı kaybetmeden sağlığımın değerini bileceğim.” İşimiz bitsin, yoğunluğumuz geçsin, biraz daha kazanalım diye sağlığımızı sürekli ertelemeyelim. Çünkü hayat ertelenmeyecek kadar değerlidir. Unutmayalım; sağlık olmadan kaliteli bir hayat sürmek mümkün değildir. Bir işi kaçırabilir, bir fırsatı yeniden yakalayabilir, maddi kayıplarımızı zamanla telafi edebiliriz. Fakat sağlığımızı kaybettiğimizde bazı şeyleri geri kazanmak çok daha zor olabilir. Öyleyse hastane koridorlarında sağlığımızı geri kazanmayı beklemeden, bugün elimizdeyken onun kıymetini bilelim. Kendimize, bedenimize ve ruhumuza iyi bakalım. Çalışalım ama sağlığımızı feda etmeden; kazanalım ama sağlığımız pahasına değil; başaralım ama başarının bedelini sağlığımızla ödemeden. Çünkü hayatta sahip olduğumuz en büyük servet sağlığımızdır. Bunu anlamak için onu kaybetmeyi beklemeyelim. Sağlığımız yerindeyken kıymetini bilelim; çünkü sağlık, hayatın kendisidir.