Yaklaşan Tehlike!

ASIM DEMİRKÖK

13-08-2024 09:43

Sabah kalktığımızda o günün araçları ile üretilip, hizmetimize sunulan yiyeceklerimizi yiyip, giyeceklerimizi giydikten sonra, hayatımızı yeniden üretmek için her birimiz kendi alanlarımız içerisinde yaşamımızı sürdürmeye devam ediyoruz.

Demek ki hem yememiz içmemizi hem de yaşamımızın kendisi bir ‘Üretim Süreci’ içerisinde yoluna devam ediyor. Bu ‘Üretim Süreci’ içinde daha neler neler var?

 

Evet var. Hayır Var. Yalnız evet, yalnız hayır yok. Evet ve Hayır’ın aralığında yüzlerce çelişkilerimizle birlikte yürüyoruz. Hayatı bu çelişik ’Üretim Süreçlerinin’ dışında okuyanlar, yaşamın dışında kalmışlardır.

 

Birinci Dünya Emperyalist paylaşım savaşında 25, İkinci Dünya Emperyalist paylaşım savaşında 65 milyona yakın insan, savaşların yıkımında neden öldü dersiniz? Ya bu savaşlar öncesi? Avrupa’da yüz binlerce insanın ölümüne neden olan din savaşları ne yüzünden oldu sanıyorsunuz? Bugünün içinden geçtiğimiz dünyamızda yalnız Ukrayna ile Rusya mı, Filistin ile İsrail mi, ya da Afrika’da 6 ülkede yaşanan savaşları nereye koyacağız? Bu savaşları içinde yaşayan yalnız bu ülkeler mi? Bütün dünya ülkeleri ve halkları bu savaşın şöyle veya böyle dehşeti içinde yaşıyor ve izliyor.  Biraz disiplinler arası bilgilerimizi tazeleyip baktığımızda, yaşamın içerisinde kendi yolunda ilerleyen ’Üretim Süreçlerinin’ sıçrama durumlarında hep böyle dünya ‘alt-üstler’ yaşamış.

 

Bugün dünyada (Amerika ve Avrupa’da) yaşanan ırkçı, şoven, İslam karşıtlığı yaklaşımları ’Üretim Süreci’ dışında görebilir-miyiz? 

 

Üretim Süreci dediğimiz şey; mal ve hizmetlerin yeniden yeniden üretilirken, eski araç ve bu araçlara dayalı üretim ilişkilerinin yerine, bu kez mal ve hizmetlerin yeni başka üretim araçları ile üretilmesi sonucu yeni üretim ilişkilerinin hayata geçmesi anlamına gelmektedir. Eskiye dayanarak hayatı şekillendiren ’üretim Süreci,’ kendisi yerine geçecek olan yeni üretim sürecine yerini bırakıp, yeni bir yol buluncaya kadar dünyadaki bu kaos ortamı devam edecek.

 

Bu kargaşa ortamına ülkeler ne kadar hazırlıklı olurlarsa, halkları o kadar az acı çekecek.

 

Yoluna gitmeyen önemli bir şey daha var. Kafamızın içindekiler. Yani düşüncelerimiz. Düşüncelerimizi hayatın içine bakarak, hayatın içinde hem küresel dünyada hem de bulunduğumuz coğrafya ve mekânda neler olup bittiğini anlamaya çalışarak, onlar üzerinde biraz kafa yorarsak ne birbirimizi sözlerimizle üzecek ne de dostluğumuz ve arkadaşlığımızı ne de kardeşçe yaşamımızı, bugünün üretilen anlamsız şeyleri üzerinden birbirimizle kavga edeceğiz.

 

Kısa bir makalenin sınırları içerisinde felsefi ya da bir sanat dergisinde yazmadığımı bilerek, kafa karışıklığımızın; başka bir biçimde ifade edecek olursam, ’Kavram Kargaşamızın’ neden kaynaklandığına biraz daha yakından bakmak istiyorum. Öyle uzun uzadıya bilimsel ve felsefi terimlere girmeden, soldan ve sağdan baktığımızı vehmederek şeylerin analizinde, neden birbirimizi anlamadığımızı anlamaya çalışacağım. 

 

Aslında baktığımızı zannettiğimiz nesnelerin bütünlüğünü görme veya iç ilişkilerindeki işleyişleri ayrıştırarak, oradan yeniden bütüne varma ve bütünün de yeniden başka bir şeye dönüştüğünü görme yerine; kafamızdaki kurgulara göre şeyleri anlamaya ve anlatmaya çalışıyoruz. Sonuçta bu anlamaya ya da anlatmaya çalıştığımız şeyler, kavramlar olarak kafamızdaki yerlerini alıyor. Artık onlar bizim var olan ’Tek Doğrularımızdır.’ Onlar bizim ’İdeolojilerimizdir.’ Tek bir sözcükle ifade edecek olursak, onlar bizim değişmezlerimizdir. ’Önyargılarımızdır.’

 

Kavramlar bir kez ‘ideoloji-leştiler mi?’ Soldan da sağdan da baksan fark etmez!

 

Devlet, anayasa, demokrasi, işçi sınıfı, küreselleşme, bilgi, bilgi toplumu, kimlik, inanç, din iman gibi kavramları ‘Üretim Süreçleri’ dışında; madde, zaman, coğrafya ve mekândan kopararak öznel düşüncelerimizle açıklayıp, haklılığımızı ispatlamaya çalışıyoruz. Yazı yazık.

 

Yeni çağımızda, yeni dünyamızda üretim süreçlerinin içine ‘Makine İnsan!’ yani ‘Yapay Zekâ’ cup diye gelip oturdu. ‘Yaklaşan Tehlike! Dediğim tam da bu. Artık bundan sonra ‘Üretim Süreçlerimiz’ içine ekonomiden sağlığa, eğitim sistemimizden, hukuk sistemimize, bizleri yönetecek siyasetin işleme tarzının içindeki alanlarımızdan tüm donatımlarımızdan söz ederken, eski ürettiğimiz kavramlarımız çöp sepetine birer birer itildiğini göreceğiz. Görüyoruz. İnsanlık tarihinde önemli bir akışın içinde ilerliyoruz. Artık zaman ve mekân yerini ‘Uzam’ ve ‘Yapay Zekâyla’ donatılan kavramlara yerlerini bırakıyor.

 

17. Yüzyılda başlayan eski geleneklerin çözüldüğü, yeni geleneklerin Batı Avrupa’dan başlayarak ‘Modernitenin’ kuruluş dünyasına 400 il 500 yıl ardan sonra girmeye çabalıyoruz.

 

Ya yeni kurulan ‘Yapay Zekanın Dünyasına’ ülke olarak birey olarak ırmağa ilk değil de ikinci kez girdiğimizde ne ırmak aynı ırmak ne de biz aynı kalacağız. ‘Aman Dikkat!’ Bunu ben demedim. M.Ö. 500 yıllarında yaşayan Efesli Filozof ‘Herakleitos’ diyor.

 

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. ’Aman Dikkat’

 

DİĞER YAZILARI 89 yaşıma yol alırken yolumun iki ışığı 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte Haberi Kim Yazıyor, Gerçeği Kim Savunuyor? 01-01-1970 03:00 Bildiğimiz dünyanın sonu: Eşitlik mi, belirsizlik mi? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Yeni Sahipleri mi Doğuyor? 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA TOPLUMLARI NEREYE EVRİLİYOR? 01-01-1970 03:00 Ben Yoruldum, Ya Siz? 01-01-1970 03:00 28 Mart 2026 Toplantısının Ardından: Malatya’mız Medyasının İşlevi Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Sözün Bittiği Yerde Bir Ömür Konuşur 01-01-1970 03:00 Küresel Vicdan, İnsanlığın Çığlığına Ait Bir Çıkış Arıyor 01-01-1970 03:00 Malatya’da 2030 İçin Tarımla Sanayi 01-01-1970 03:00 Malatya 2030: Sanayi, Sürdürülebilirlik ve İnsan Gücü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadim Kent Kültürünün Yol Haritası 01-01-1970 03:00 2026 Yılına Girerken Bizleri Ne Bekliyor? 01-01-1970 03:00 Kaliteli insan unsuru olmadan parti içi demokrasi ve liyakat nasıl gerçekleşir? 01-01-1970 03:00 Dan Brown’un Sırların Sırları Kitabı Bizlere Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yaşadığımı Çağın İçinde İnsanlık Krizini Yaşıyor 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Kalkıp Elimizi Uzattığımızda; Yoksalar Ne Yaparız? 01-01-1970 03:00 Bilinçli kent dediğimizde ‘bilinçten’ ne anlıyoruz? 01-01-1970 03:00 Şehrimiz geleceğe nasıl yürümeli? 01-01-1970 03:00 Geleceğe nasıl bakmalıyız? 01-01-1970 03:00 Gerçeklikten Kaçmak mı, Yüzleşmek Mi 01-01-1970 03:00 İnsan Bilincinin Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka çağında insanın yeri ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Yaşamımızın üç dilsiz öğretmenleri 01-01-1970 03:00 Bana sordun insana ait ne diyorsun diye 01-01-1970 03:00 Yaşamın içinde yürürken bagajım doldu taştı 01-01-1970 03:00 Her Gün Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Yenilenme İle Geleneğin Arasındaki Diyalektik İlişki 01-01-1970 03:00 Toprak Unutulmuşun Peşinde Bölüm 5 01-01-1970 03:00 Toprağın altından gelen sesler 4 01-01-1970 03:00 Toprağın Altından Gelen Sesler 3 01-01-1970 03:00 Toprağa mı Yazsam 1 01-01-1970 03:00 Çarşı Merkezine Yapılacak Yeni Dükkanlar Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Baba-Oğul, Ana-Kız Çatışması 01-01-1970 03:00 Nemi Olmaya Çalışıyorum? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM EVRENLE BİRLİKTE YÜRÜR 01-01-1970 03:00 PKK SİLAHINI BIRAKMALI VE DEVLET DE SİLAHINI SUSTURMALI VE AFFETMELİ 01-01-1970 03:00 Bizler Niye Kucaklaşmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bugün Benim Yaş Günüm 01-01-1970 03:00 Söylesem Bana Yazık Söylemesem Yine Bana Yazık 01-01-1970 03:00 PARÇALANMIŞ ÖRSELENMİŞ KÜLTÜRÜMÜZÜN! FARKINDAMISINIZ? 01-01-1970 03:00 Aynaya aynanıza bakar mısınız? 01-01-1970 03:00 Giderek Değişen Yalnızlaşan Bir Dönemin İçindeyiz 01-01-1970 03:00 21. Yüzyılın Son Çeyreği Kentlerin Yüzyılı Olacak! 01-01-1970 03:00 Çin Temel ve Ortaöğretimde Yapay Zekâyı Odağına Alıyor 01-01-1970 03:00 Malatya Kaysı Sorununu Nerede Aramalı? 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe Ha Doğdu Ha Doğacak 01-01-1970 03:00 Bizlere Ne oluyor Böyle 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE BİZİM BU MALATYA HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Sorunlarımız Gittikçe Yığılıyor; Aşamıyoruz 01-01-1970 03:00 ‘Malatya’da Cumhuriyet Sonrası Tarımsal Gelişme’ 01-01-1970 03:00 İnsanlar Neden İletişim Kopukluğu Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Bu Gidişle Nereye Varacağız? 01-01-1970 03:00 Geçmişten Geleceğe Bir Not 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA KIŞ HAZIRLIKLARI 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Dalga Dünyaya ve Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yarınlara Ne Bırakmak İstiyoruz? 01-01-1970 03:00 Küreselleşme – Malatya– Kayısı 01-01-1970 03:00 Sami Er Başkan’ım 01-01-1970 03:00 Ayıptır, Yazıktır, Günahtır 01-01-1970 03:00 Malatya Yerleşkemizin Depremle İlişkisi 01-01-1970 03:00 Yanlış İliklenmiş Gömlekle Malatya’mız Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Şehrimizi Bu Hale Kim Getirdi? 01-01-1970 03:00