Sözün Bittiği Yerde Bir Ömür Konuşur

ASIM DEMİRKÖK

25-02-2026 09:35

Seksen sekiz yıllık bir ömrün ardından geriye dönüp baktığımda, yalnızca yaşanmış yılları değil; sözün, düşüncenin ve kelimelerin bıraktığı izleri görüyorum. Yazının ve ekranın önünde geçen onca zaman boyunca tek derdim; halka dokunabilmek, doğruyu söyleyebilmek ve elimden geldiğince bir bilinç, bir ufuk bırakabilmekti.

Yirmi beş yıl boyunca Malatya televizyonlarında yaptığım yorumculuk ve programcılık, benim için bir meslekten öte, bir vicdan sorumluluğuydu. Çünkü bu şehrin insanı, bu ülkenin sesi, bana her zaman anlatılmaya değer geldi. Ekranda söylediğim her sözde, yazdığım her satırda onların umutlarını, beklentilerini ve bazen de kırgınlıklarını hissettim.

Benim kalemle ilk tanışmam ise 1962 yılında, Tunceli’de yürütülen Köy Envanteri Etüt Çalışmaları sırasında oldu. Harita teknik elemanı olarak köylerin haritalanması görevini yürütürken, kaldığım otelin zemin katında yayımlanan yerel bir gazetenin sahibi olan Malatyalı bir hemşerimle sohbet ederdik. Bir gün bana, “Neden sen de yazmıyorsun?” diye sordu. Onu kıramadım. Böylece, farkında bile olmadan, ömür boyu sürecek bir yolculuğun ilk cümlesini kurmuş oldum.

Yıllar içinde köşe yazarlığı, benim için yalnızca bir uğraş değil; bir ömrün birikiminin kâğıda yansıması oldu. İki cilt hâlinde yayımlanan Çerçeveye Sığmayanlar, aslında hayata tutulmuş bir aynaydı. O aynada kimi zaman bir yaranın sızısı, kimi zaman bir umudun ışığı, kimi zaman da cevabı zor soruların cesareti vardı.

Bugün kalemi masaya bırakırken bir yorgunluk değil, derin bir huzur hissediyorum. Çünkü söylemek istediklerimi söyledim, yazmak istediklerimi yazdım. En önemlisi, bir ömrün sesini zamana emanet ettim.

Veda etmek, her zaman bir ayrılık değildir. Bazen bir yolculuğu anlamlı bir noktada tamamlamaktır. Benim için bugün, tam da böyle bir anlam taşımaktadır.

Artık geriye yalnızca teşekkür etmek kalıyor…

Yıllarca beni okuyan, dinleyen, düşünen, eleştiren ve benimle aynı duyguda buluşan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Çünkü söz, tek başına bir anlam taşımaz; ona anlam veren, onu duyan yüreklerdir.

Kalemim bugün susuyor olabilir. Ama inanıyorum ki, bir yerlerde bir cümlem yaşamaya devam edecek.

Bugün köşeden çekiliyorum. Ancak kalemin kaderi, bazen sahibinden bağımsızdır. Gönlüm el verdikçe, belki bir gün, yine birkaç satır düşer hayatın kıyısına…

Çünkü kalemi bir kez yoldaş edinen, aslında onu hiçbir zaman tamamen bırakamaz.

 

DİĞER YAZILARI Gazetecilikte Haberi Kim Yazıyor, Gerçeği Kim Savunuyor? 01-01-1970 03:00 Bildiğimiz dünyanın sonu: Eşitlik mi, belirsizlik mi? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Yeni Sahipleri mi Doğuyor? 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA TOPLUMLARI NEREYE EVRİLİYOR? 01-01-1970 03:00 Ben Yoruldum, Ya Siz? 01-01-1970 03:00 28 Mart 2026 Toplantısının Ardından: Malatya’mız Medyasının İşlevi Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Küresel Vicdan, İnsanlığın Çığlığına Ait Bir Çıkış Arıyor 01-01-1970 03:00 Malatya’da 2030 İçin Tarımla Sanayi 01-01-1970 03:00 Malatya 2030: Sanayi, Sürdürülebilirlik ve İnsan Gücü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadim Kent Kültürünün Yol Haritası 01-01-1970 03:00 2026 Yılına Girerken Bizleri Ne Bekliyor? 01-01-1970 03:00 Kaliteli insan unsuru olmadan parti içi demokrasi ve liyakat nasıl gerçekleşir? 01-01-1970 03:00 Dan Brown’un Sırların Sırları Kitabı Bizlere Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yaşadığımı Çağın İçinde İnsanlık Krizini Yaşıyor 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Kalkıp Elimizi Uzattığımızda; Yoksalar Ne Yaparız? 01-01-1970 03:00 Bilinçli kent dediğimizde ‘bilinçten’ ne anlıyoruz? 01-01-1970 03:00 Şehrimiz geleceğe nasıl yürümeli? 01-01-1970 03:00 Geleceğe nasıl bakmalıyız? 01-01-1970 03:00 Gerçeklikten Kaçmak mı, Yüzleşmek Mi 01-01-1970 03:00 İnsan Bilincinin Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka çağında insanın yeri ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Yaşamımızın üç dilsiz öğretmenleri 01-01-1970 03:00 Bana sordun insana ait ne diyorsun diye 01-01-1970 03:00 Yaşamın içinde yürürken bagajım doldu taştı 01-01-1970 03:00 Her Gün Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Yenilenme İle Geleneğin Arasındaki Diyalektik İlişki 01-01-1970 03:00 Toprak Unutulmuşun Peşinde Bölüm 5 01-01-1970 03:00 Toprağın altından gelen sesler 4 01-01-1970 03:00 Toprağın Altından Gelen Sesler 3 01-01-1970 03:00 Toprağa mı Yazsam 1 01-01-1970 03:00 Çarşı Merkezine Yapılacak Yeni Dükkanlar Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Baba-Oğul, Ana-Kız Çatışması 01-01-1970 03:00 Nemi Olmaya Çalışıyorum? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM EVRENLE BİRLİKTE YÜRÜR 01-01-1970 03:00 PKK SİLAHINI BIRAKMALI VE DEVLET DE SİLAHINI SUSTURMALI VE AFFETMELİ 01-01-1970 03:00 Bizler Niye Kucaklaşmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bugün Benim Yaş Günüm 01-01-1970 03:00 Söylesem Bana Yazık Söylemesem Yine Bana Yazık 01-01-1970 03:00 PARÇALANMIŞ ÖRSELENMİŞ KÜLTÜRÜMÜZÜN! FARKINDAMISINIZ? 01-01-1970 03:00 Aynaya aynanıza bakar mısınız? 01-01-1970 03:00 Giderek Değişen Yalnızlaşan Bir Dönemin İçindeyiz 01-01-1970 03:00 21. Yüzyılın Son Çeyreği Kentlerin Yüzyılı Olacak! 01-01-1970 03:00 Çin Temel ve Ortaöğretimde Yapay Zekâyı Odağına Alıyor 01-01-1970 03:00 Malatya Kaysı Sorununu Nerede Aramalı? 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe Ha Doğdu Ha Doğacak 01-01-1970 03:00 Bizlere Ne oluyor Böyle 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE BİZİM BU MALATYA HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Sorunlarımız Gittikçe Yığılıyor; Aşamıyoruz 01-01-1970 03:00 ‘Malatya’da Cumhuriyet Sonrası Tarımsal Gelişme’ 01-01-1970 03:00 İnsanlar Neden İletişim Kopukluğu Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Bu Gidişle Nereye Varacağız? 01-01-1970 03:00 Geçmişten Geleceğe Bir Not 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA KIŞ HAZIRLIKLARI 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Dalga Dünyaya ve Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yarınlara Ne Bırakmak İstiyoruz? 01-01-1970 03:00 Küreselleşme – Malatya– Kayısı 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Tehlike! 01-01-1970 03:00 Sami Er Başkan’ım 01-01-1970 03:00 Ayıptır, Yazıktır, Günahtır 01-01-1970 03:00 Malatya Yerleşkemizin Depremle İlişkisi 01-01-1970 03:00 Yanlış İliklenmiş Gömlekle Malatya’mız Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Şehrimizi Bu Hale Kim Getirdi? 01-01-1970 03:00