Şehrimizi Bu Hale Kim Getirdi?

ASIM DEMİRKÖK

23-07-2024 16:54

Şimdi her birimiz bir köşe başında bağırıp çağırıyoruz. Zannediyoruz ki yaşadığımız büyük felaketimiz olan “deprem” bizi bu hale getirdi. Oysa şehrimizi el birliği ile biz Malatyalılar olarak birlikte getirdik. Şimdi de birlikte çekiyoruz.
Bakın yıllar önce bağırtımı duymayanlar o bağırtımı bir daha yüksek sesle dillendireyim de kim üstüne alınacaksa alınsın istiyorum.

    1-Çerçeveye Sığmayanlar kitabımın birinci cildinin 123 sayfasında 14 Mayıs 2003 tarihli Malatya Güneş gazetesinde “Malatya’da Deprem Riski” başlıklı bir köşe yazısı yazıp, 995 yılından başlayarak 1986 yılına kadar Malatya’mızın yaşadığı depremleri sıralayıp özellikle 1893 yılında Malatya’da yaşanan depremle birlikte, “Çarşı Merkezi” tamamen yıkılmış ve 400 kişinin öldüğü belirtilmiştir.

    2-Çerçeveye Sığmayanlar kitabımın birinci cildinin 127 sayfasında 28 Mayıs 2003 tarihli Malatya Güneş gazetesinde ki köşe yazımda, “Türkiye Kıpır Kıpır Ya Malatya” başlıklı yazımla “Deprem Öncesi” ne gibi önlemler alacağımızı yöneticilerimize uyarıda bulunmuşumdur.

    3-Çerçevey Sığmayanlar kitabımın birinci cildinin 129 sayfasında 4 Haziran 2003 tarihli Malatya Güneş gazetesindeki köşe yazımda Muhtar Evleri Ne İşe Yarar? Köşe yazımla da Malatya’da olası bir deprem anında, sonrasında, neler yapılacağına ilişkin yöneticilerimize uyarılarımız iletmişizdir.

    4-Çerçeveye Sığmayanlar kitabımızın ikinci cildinin 16 sayfasında ki, “Malatya Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm” başlıklı köşe yazımda, yine deprem öncesi binalarımızın “Kentsel Dönüşümünün” acilen uygulamaya konulması gerektiğini ve bunun başlıca nedeninin de; “DEĞERLİ HEMŞERİLERİM BU BELİRTECEĞİM NOKTAYI ÖZELLİKLE DİKKATİNİZİ ÇEKMEK İÇİN BÜYÜK HARFLERLE BELİRTTİM” 18 sayfasında Malatya’da 1890’lı yıllarında şiddetli deprem olduğunu, “ÇARŞI MERKEZİMİZİN” tamamen yıkıldığını ve 400 kişinin öldüğünün altını çizerek yer bilimci bilim adamlarının özellikle Prof. Dr. Naci Görür Hoca’mızın belirttiğine göre, yaşanan böylesi büyük bir depremlerin arkasından 100 yıl ila 140 yıl arasında 7 şiddetinde yeni bir deprem üretileceğini söylemişlerdi.

    Malatya’mızın “Çarşı Merkezi” 1890’lı yıllarda böylesi büyük bir deprem felaketi yaşadığına göre, yer bilim insanlarının söylediklerine ve benim hesaplarıma göre de Malatya’mızın 2010 ila 2030 tarihleri arasında 7 şiddetinde deprem yaşayacağımızın olasılığını, Çerçeveye Sığmayanlar kitabımızın 2 cildinin 18’inci sayfasının ilk 5 satırında 13 Aralık 2007 tarihinde Malatya Gerçek gazetesinde çıkan köşe yazımızla yöneticilerimizi uyarmaya çalışmıştık. Kimseler bu yazdıklarımızı ve yer bilim insanlarımızın uyarılarını dikkate almadı. Ve olan oldu. 2010 ila 2030 tarihi arasındaki bir tarih olan 06 Şubat 2023 tarihinde büyük deprem felaketini yaşadık.           
    Şehrimizin bugünkü konumundan ve işlevinden işin aslına bakarsanız ne kentimizi yönetenler memnun ne de şehrimizin hemşerileri olarak bizler memnunuz.

    Oysa yaşadığımız büyük deprem felaketimizden hemen sonra nelerin yapılmasına ilişkin görüşlerimizi onlarca köşe yazısı yazarak yöneticilerimizi uyarmaya çalıştık. Ne yazımız okuma zahmetinde bulundular ne yazıp çiziyorsun diyen bir Allah’ın kulu çıktı.

    Yıllarca kenti yönetenlerle, yönetilenler biz hemşeriler olarak, bir türlü Malatya’mızda beraberlik sağlayamamışız. Hemşerilerimiz kentin ‘sahibi’ olacaklarına ‘sakini’ olmaya çalışarak, hep sahip aramaya koyulmuşlardır. Halen de öyle değil mi?
    Yöneticiler de kendilerine uygun gelen sahipliği bir türlü bırakmak zahmetine katlanmayarak, şehrin sakinleri olan hemşerilerimizle birlikte kenti yönetmeyi başaramamışlardır. Halen de öyle değil mi?
    Aynı zamanda hemşerilerinin söz ve düşüncelerine önem vermemişlerdir. Her ağızlarını açtıklarında katılımdan demokrasiden söz etmişler, ama hak getire. Bu nedenle de yanlış üzerine yanlış yapmışlardır. Halen de öyle değil mi?

    Yoksa her birimizin kişisel ve örgütsel çıkarımız daha mı ağır basıyor?

    Şehir rantları her geçen gün katlanarak artmaktadır. Kentin bir bölgesinde metre karesi bir lira olan bir arazi parçası şuyulandırmaya açılınca, binlerle ifade edilecek artışı beraberinde getirmektedir.

    1/25000 ölçekli çevre düzeni planı ve onun kapsayıcılığında 1/5000 ve 1/1000 ölçekli uygulama planlarını hayata geçirmeyerek veya geçiremeyerek plansız ada bazlı “Rezerv alanlarla” nereye kadar bu şehrimizi taşıyacağız. Bir kez daha yöneticilerimize ve hemşerilerime bir davetim olacak.
    Gelin öz eleştiriyi, yani çuvaldızı kendimize birlikte batıralım. Şehrimizdeki olumsuzlukları birlikte yaşıyorsak, acıyı da birlikte hissedelim. Önce şu uyarıyı kendimize yapalım. Bugüne kadar şehrimizin gelişimini doğru okuyamayan yöneticilerimizi neden zamanında birlikte sorgulayarak, örgütlerimizle birlikte örgütlenerek, önerilerimizi yüksek sesle dile getirip yöneticilerimize bu konuda uyarılarımızı yapmadık. Halen yapabiliyor muyuz?
    Demek ki bu yanlışı bugüne kadar kenti yönetenler ve yönetilenler olarak birlikte oluşturmuşsak, şimdi de buradan da birlikte çıkmak zorundayız.

    Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er; bu öncülüğü yılların kent üst düzey yöneticiliğini yapmış, bugün de bu konularda sorumlu bir insan olarak şimdi hemen acilen, kentimizin örgütlü dinamikleri ile bir araya gelerek şehrimizin önümüzdeki sürecin yapılması gerekenlerinin istişaresini oluşturacak bir toplantı düzenlemenizi ve bu birlikteliği hemşerilerimize duyurmanızı hem şahsım hem kamuoyuna adına beklediğimi bu yazımla birlikte size iletmek istiyorum.

   Bu toplantıyı gerçekleştirmediğinizde, şehrimizde yaşanacak bütün olumsuzlukların “AĞIR VEBALİNİN” sizin ve yönetiminizde üst düzey yöneticilerinizin ve Malatya Büyükşehir Meclis üyelerinin omuzlarınıza bineceğini, son kez olarak hem kendi adıma hem de kamuoyumuz adına söylemek istiyorum.

Sonuçta bu yazılı bir belge olarak kalacak ve bunu gerçekleştirmeyenlere 87 yaşında yol yürüyen Asım Demirkök olarak hayatta kalırsam ben, ölür gidersem de “BEŞ” yılın sonunda vefalı bir hemşerim çıkar ve bu belgeyi birlikteliğimizi sağlamayan bugünkü yöneticileri kamuoyuna “İFŞA” ederler.   

  

DİĞER YAZILARI 89 yaşıma yol alırken yolumun iki ışığı 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte Haberi Kim Yazıyor, Gerçeği Kim Savunuyor? 01-01-1970 03:00 Bildiğimiz dünyanın sonu: Eşitlik mi, belirsizlik mi? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Yeni Sahipleri mi Doğuyor? 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA TOPLUMLARI NEREYE EVRİLİYOR? 01-01-1970 03:00 Ben Yoruldum, Ya Siz? 01-01-1970 03:00 28 Mart 2026 Toplantısının Ardından: Malatya’mız Medyasının İşlevi Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Sözün Bittiği Yerde Bir Ömür Konuşur 01-01-1970 03:00 Küresel Vicdan, İnsanlığın Çığlığına Ait Bir Çıkış Arıyor 01-01-1970 03:00 Malatya’da 2030 İçin Tarımla Sanayi 01-01-1970 03:00 Malatya 2030: Sanayi, Sürdürülebilirlik ve İnsan Gücü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadim Kent Kültürünün Yol Haritası 01-01-1970 03:00 2026 Yılına Girerken Bizleri Ne Bekliyor? 01-01-1970 03:00 Kaliteli insan unsuru olmadan parti içi demokrasi ve liyakat nasıl gerçekleşir? 01-01-1970 03:00 Dan Brown’un Sırların Sırları Kitabı Bizlere Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yaşadığımı Çağın İçinde İnsanlık Krizini Yaşıyor 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Kalkıp Elimizi Uzattığımızda; Yoksalar Ne Yaparız? 01-01-1970 03:00 Bilinçli kent dediğimizde ‘bilinçten’ ne anlıyoruz? 01-01-1970 03:00 Şehrimiz geleceğe nasıl yürümeli? 01-01-1970 03:00 Geleceğe nasıl bakmalıyız? 01-01-1970 03:00 Gerçeklikten Kaçmak mı, Yüzleşmek Mi 01-01-1970 03:00 İnsan Bilincinin Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka çağında insanın yeri ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Yaşamımızın üç dilsiz öğretmenleri 01-01-1970 03:00 Bana sordun insana ait ne diyorsun diye 01-01-1970 03:00 Yaşamın içinde yürürken bagajım doldu taştı 01-01-1970 03:00 Her Gün Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Yenilenme İle Geleneğin Arasındaki Diyalektik İlişki 01-01-1970 03:00 Toprak Unutulmuşun Peşinde Bölüm 5 01-01-1970 03:00 Toprağın altından gelen sesler 4 01-01-1970 03:00 Toprağın Altından Gelen Sesler 3 01-01-1970 03:00 Toprağa mı Yazsam 1 01-01-1970 03:00 Çarşı Merkezine Yapılacak Yeni Dükkanlar Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Baba-Oğul, Ana-Kız Çatışması 01-01-1970 03:00 Nemi Olmaya Çalışıyorum? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM EVRENLE BİRLİKTE YÜRÜR 01-01-1970 03:00 PKK SİLAHINI BIRAKMALI VE DEVLET DE SİLAHINI SUSTURMALI VE AFFETMELİ 01-01-1970 03:00 Bizler Niye Kucaklaşmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bugün Benim Yaş Günüm 01-01-1970 03:00 Söylesem Bana Yazık Söylemesem Yine Bana Yazık 01-01-1970 03:00 PARÇALANMIŞ ÖRSELENMİŞ KÜLTÜRÜMÜZÜN! FARKINDAMISINIZ? 01-01-1970 03:00 Aynaya aynanıza bakar mısınız? 01-01-1970 03:00 Giderek Değişen Yalnızlaşan Bir Dönemin İçindeyiz 01-01-1970 03:00 21. Yüzyılın Son Çeyreği Kentlerin Yüzyılı Olacak! 01-01-1970 03:00 Çin Temel ve Ortaöğretimde Yapay Zekâyı Odağına Alıyor 01-01-1970 03:00 Malatya Kaysı Sorununu Nerede Aramalı? 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe Ha Doğdu Ha Doğacak 01-01-1970 03:00 Bizlere Ne oluyor Böyle 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE BİZİM BU MALATYA HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Sorunlarımız Gittikçe Yığılıyor; Aşamıyoruz 01-01-1970 03:00 ‘Malatya’da Cumhuriyet Sonrası Tarımsal Gelişme’ 01-01-1970 03:00 İnsanlar Neden İletişim Kopukluğu Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Bu Gidişle Nereye Varacağız? 01-01-1970 03:00 Geçmişten Geleceğe Bir Not 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA KIŞ HAZIRLIKLARI 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Dalga Dünyaya ve Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yarınlara Ne Bırakmak İstiyoruz? 01-01-1970 03:00 Küreselleşme – Malatya– Kayısı 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Tehlike! 01-01-1970 03:00 Sami Er Başkan’ım 01-01-1970 03:00 Ayıptır, Yazıktır, Günahtır 01-01-1970 03:00 Malatya Yerleşkemizin Depremle İlişkisi 01-01-1970 03:00 Yanlış İliklenmiş Gömlekle Malatya’mız Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00