Küreselleşme – Malatya– Kayısı

ASIM DEMİRKÖK

16-08-2024 09:44

Tam da ‘26. Kayısı Festivalimizin 19-21 Temmuz 2024’ tarihleri arasında yapılacağı bir zaman diliminde ‘Kitap Fuarı ve Film Festivallerimizin’ yok sayıldığı dönemde okuyacağınız ‘Küreselleşme – Malatya– Kayısı’ köşe yazım, bakalım zihnimizde ne çağrıştıracak?

  

 

Küreselleşmeye ilişkin okuduklarımı, kitabi ve ansiklopedik bilgilerimi bir yana bıraktıktan sonra, önemli olan yana, kendime bakıyorum. Küreselleşme bende hangi anlayışı doğurmuş? Doğru, yanlış ben nasıl görüyorum. Tartışılır. Asıl olan bu değil mi?

Küreselleşme; her olgudaki gelişmelerin, değişimlerin, olumlu olumsuz, sınır tanımadan dünyanın en ücra köşesine kadar genişleyerek ve derinleşerek kendini hissettirmesi.

Kentimizde; kendini her konuda yetkinleştirmek isteyen her birey ya da kurum; ‘dünyada, Türkiye’de ve Malatya’mızdaki’ gelişmeleri bilgisayardaki internet sayfalarında gezinerek izleyebilir. Bilgilenişimdeki bu sınır tanımazlık bir olgu. İsterseniz karşı çıkabilirsiniz!

Görmezlikten gelebilirsiniz de! Ama onun varlığını yok edemez ve engelleyemezsiniz.

 

Ancak; dünyaya yeni bilgilerinizle, yeni görüşünüzle, anlayış ve yaratıcılığınızla katılabilirsiniz. O da sizin bilginiz, buluş ve yaratıcılığınız, dünyadaki bilgi ve buluşlara birey ya da ülke olarak katkı sürecinizle doğru orantılıdır. Katılırsanız değiştirirsiniz.

Katılmadan değiştiremezsiniz. Bundan böyle dünyadaki gelişmelere, oluşumlara katılmadan değiştiremediğiniz gibi, her olumlu ya da olumsuz olgunun peşinden sürüklenerek gidersiniz. Geriye dönüp baktığımızda dünyada insanlığın kurduğu medeniyetin temelini ‘Dil-Tarım-Yazının’ oluşturduğunu görüyoruz.

 

Gelelim ‘Kayısımıza.’ Küreselleşme ile kayısının ne ilgisi var diyenler çıkabilir. Çıkacaktır da. Çok kaba hatlarıyla sanayi devrimiyle birlikte ‘üretim’ hem bilgi birikimi, hem ‘üretim araçları’ hem de düşünce dünyası anlamında gelişerek büyüdü. Giderek üretim-tüketim zinciri (Mal, hizmet, bilgi bazında) kalite, uzmanlık, verimlilik ve üretkenlik üzerinden dünyadaki yerini almaya başladı. Öyle almaya başladı k, yaşamın tüm alanlarında insan yerini ‘Yapay Zekâ’ denen bir olguya bırakıyor. Daha da bırakmaya devam edecek. ‘Teknolojik ve Biyolojik devrim’ her alanda kendini hissettirmeye, boy göstermeye başladı.

 

Bu tarımda da kendini gösterdi. Artık bireysel küçük üretim yapanlar, binlerce dönümde ifadesini bulan, bilgiyle donanımlı, makineli, uzmanlaşmış tarıma yerini bırakmak zorunda kalıyor, kaldı da. Havadan yağmur, topraktan bereket bekleyişi yerini; hava koşullarını doğru saptayan, yağmur yağmasına bağlı kalmadan, sulama kanallarını geliştiren ve verimliliğe dayalı bitki türlerini araştırıp ona yön verme bakışı dünyada egemen olmaya başladı.

 

Eğer geçmişinizi ‘Toprağa’ bağlı olmayan, ‘Kollektif Beyinlerinizi’ ortaya çıkaramıyorsanız bu dünyada yeriniz yok demektir.

 

Böyle bir dünyada siz hala, üçer-beşer dönümlük kayısı bahçelerinden

70 – 80 binleri bulan küçük bireysel aile işletmeleri ile 300 bin nüfusumuzun kayısı ile uğraşmasını göz ardı edip, devletten destek anlayışı ile kayısımıza çözüm arıyorsanız, boşuna heveslenmeyin! Bu anlayışla zar zor birkaç yıl daha dayanabilirsiniz. Her kafadan bir ses, her sesten kayısının kurtuluşuna yönelik kafa karışıklığı devam ettiği sürece, yok yaş sattık, yok kuru sattık satacağız diye diye daha çok avunuruz. Bana Malatya’da toplu tarıma (TOPRAKTA TOPLULAŞTIRMA) geçmeden, üç–beş dönüm yerine, bir kaç bin dönümde kayısı üretimini nasıl gerçekleştire-bilirimizi düşünmeden, 60–70 bin aile ile 300 bini bulan kayısı ila uğraşan hemşerilerimizin yerine ‘’ÇİFTÇİ BİRLİKLERİNİ’’ koymayı düşünmeden, ekimden ihracata kadarki oluşan süreçlerde bilgi teknolojisine, beş yıl içerisinde insanımızla birlikte nasıl geçireceğimizi, kayısı üreticisi fazlalığını nerede, nasıl istihdam edeceğimizi planlamadan, yok ‘entegre’ yok ‘sektörel dış ticaret’ vurgusundan hala daha neyi anlayıp anlayamadığımızı tartışıp duralım. Ne de olsa beş yıl sonra bilgiyle donanmış dünyanın başka ülkelerindeki kayısı üretimi acı olsa da bize bunları anlatacaktır.

 

Yaşamın gerçekleri bugün; ‘Tarım Alanlarının’ birçoğunda olduğu gibi tütün–şeker üreticisini yüzümüze fırlattığı gibi, gelecekte de yüz binlerce kayısı üreticisi hemşerimizi çoluk–çocuklarıyla birlikte kentimizin sokaklarına bıraktığı zaman, bırakıyor da aklımız başımıza gelir mi diye düşünmekten de kendimi alamıyorum.

 

Eğer bu ülkenin çocukları ve Malatya’mızın bir hemşerisi olarak karnımızı doyurmaktan çok, başka konulara da zaman ayırdığımız zaman geleceğimiz var demektir.

DİĞER YAZILARI 89 yaşıma yol alırken yolumun iki ışığı 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte Haberi Kim Yazıyor, Gerçeği Kim Savunuyor? 01-01-1970 03:00 Bildiğimiz dünyanın sonu: Eşitlik mi, belirsizlik mi? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Yeni Sahipleri mi Doğuyor? 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA TOPLUMLARI NEREYE EVRİLİYOR? 01-01-1970 03:00 Ben Yoruldum, Ya Siz? 01-01-1970 03:00 28 Mart 2026 Toplantısının Ardından: Malatya’mız Medyasının İşlevi Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Sözün Bittiği Yerde Bir Ömür Konuşur 01-01-1970 03:00 Küresel Vicdan, İnsanlığın Çığlığına Ait Bir Çıkış Arıyor 01-01-1970 03:00 Malatya’da 2030 İçin Tarımla Sanayi 01-01-1970 03:00 Malatya 2030: Sanayi, Sürdürülebilirlik ve İnsan Gücü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadim Kent Kültürünün Yol Haritası 01-01-1970 03:00 2026 Yılına Girerken Bizleri Ne Bekliyor? 01-01-1970 03:00 Kaliteli insan unsuru olmadan parti içi demokrasi ve liyakat nasıl gerçekleşir? 01-01-1970 03:00 Dan Brown’un Sırların Sırları Kitabı Bizlere Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yaşadığımı Çağın İçinde İnsanlık Krizini Yaşıyor 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Kalkıp Elimizi Uzattığımızda; Yoksalar Ne Yaparız? 01-01-1970 03:00 Bilinçli kent dediğimizde ‘bilinçten’ ne anlıyoruz? 01-01-1970 03:00 Şehrimiz geleceğe nasıl yürümeli? 01-01-1970 03:00 Geleceğe nasıl bakmalıyız? 01-01-1970 03:00 Gerçeklikten Kaçmak mı, Yüzleşmek Mi 01-01-1970 03:00 İnsan Bilincinin Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka çağında insanın yeri ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Yaşamımızın üç dilsiz öğretmenleri 01-01-1970 03:00 Bana sordun insana ait ne diyorsun diye 01-01-1970 03:00 Yaşamın içinde yürürken bagajım doldu taştı 01-01-1970 03:00 Her Gün Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Yenilenme İle Geleneğin Arasındaki Diyalektik İlişki 01-01-1970 03:00 Toprak Unutulmuşun Peşinde Bölüm 5 01-01-1970 03:00 Toprağın altından gelen sesler 4 01-01-1970 03:00 Toprağın Altından Gelen Sesler 3 01-01-1970 03:00 Toprağa mı Yazsam 1 01-01-1970 03:00 Çarşı Merkezine Yapılacak Yeni Dükkanlar Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Baba-Oğul, Ana-Kız Çatışması 01-01-1970 03:00 Nemi Olmaya Çalışıyorum? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM EVRENLE BİRLİKTE YÜRÜR 01-01-1970 03:00 PKK SİLAHINI BIRAKMALI VE DEVLET DE SİLAHINI SUSTURMALI VE AFFETMELİ 01-01-1970 03:00 Bizler Niye Kucaklaşmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bugün Benim Yaş Günüm 01-01-1970 03:00 Söylesem Bana Yazık Söylemesem Yine Bana Yazık 01-01-1970 03:00 PARÇALANMIŞ ÖRSELENMİŞ KÜLTÜRÜMÜZÜN! FARKINDAMISINIZ? 01-01-1970 03:00 Aynaya aynanıza bakar mısınız? 01-01-1970 03:00 Giderek Değişen Yalnızlaşan Bir Dönemin İçindeyiz 01-01-1970 03:00 21. Yüzyılın Son Çeyreği Kentlerin Yüzyılı Olacak! 01-01-1970 03:00 Çin Temel ve Ortaöğretimde Yapay Zekâyı Odağına Alıyor 01-01-1970 03:00 Malatya Kaysı Sorununu Nerede Aramalı? 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe Ha Doğdu Ha Doğacak 01-01-1970 03:00 Bizlere Ne oluyor Böyle 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE BİZİM BU MALATYA HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Sorunlarımız Gittikçe Yığılıyor; Aşamıyoruz 01-01-1970 03:00 ‘Malatya’da Cumhuriyet Sonrası Tarımsal Gelişme’ 01-01-1970 03:00 İnsanlar Neden İletişim Kopukluğu Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Bu Gidişle Nereye Varacağız? 01-01-1970 03:00 Geçmişten Geleceğe Bir Not 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA KIŞ HAZIRLIKLARI 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Dalga Dünyaya ve Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yarınlara Ne Bırakmak İstiyoruz? 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Tehlike! 01-01-1970 03:00 Sami Er Başkan’ım 01-01-1970 03:00 Ayıptır, Yazıktır, Günahtır 01-01-1970 03:00 Malatya Yerleşkemizin Depremle İlişkisi 01-01-1970 03:00 Yanlış İliklenmiş Gömlekle Malatya’mız Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Şehrimizi Bu Hale Kim Getirdi? 01-01-1970 03:00