Küresel Vicdan, İnsanlığın Çığlığına Ait Bir Çıkış Arıyor

ASIM DEMİRKÖK

10-02-2026 12:37

İnsanlık tarihi yalnızca uygarlıkların yükselişinin değil; sessizlikle örtülmüş suçların, görmezden gelinen çığlıkların ve ertelenmiş adaletin de tarihidir. Hiroşima’da yanan bedenler, Vietnam’da napalm altında kalan çocuklar, Bosna’da toplu mezarlara gömülen hayatlar, Filistin’de İsrail militarizmi altında yok edilen umutlar…
Her dönemde suç vardı; ama bazı dönemlerde utanma duygusu da vardı.

1960’larda Bertrand Russell ve Jean-Paul Sartre’ın öncülüğünde kurulan Russell Mahkemesi, Vietnam’da Amerikan’ın işlediği savaş suçlarını yargılarken çok önemli bir şey yaptı:
Hukuki yaptırımı olmasa bile, insanlığın aynasını yine insanlığa tuttu. Mehmet Ali Aybar gibi vicdan sahibi isimler, devletlerin suskunluğuna karşı “insan olmanın” tarafını seçti. O mahkeme tankları durdurmadı belki; ama tarihin hafızasını kirletilmekten kurtardı.

Bugün ise daha karanlık bir yerdeyiz.

Belgeler var, tanıklar var, mağdurlar hayatta…
Ama vicdan nerede?

Yeni yayımlanan Epstein belgeleri, çocuk istismarı, pedofili ve güç-para ilişkileriyle örülmüş küresel bir ahlaksızlık ağını gözler önüne seriyor. Bu artık bireysel bir suç dosyası değildir. Bu; devletleri, istihbarat örgütlerini, elitleri ve suskun kurumları içine alan ‘’bir sistem suçudur.’’

Ve sorulması gereken soru şudur:
Vietnam için Russell Mahkemesi kurulabildi de, çocuklar için neden bir “Küresel Vicdan Mahkemesi” kurulamıyor?’’

Uluslararası Ceza Mahkemesi var.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi var.

Ama çocuklar söz konusu olduğunda hukuk yavaşlıyor, kararlar uygulanmıyor, dosyalar “zamanaşımı” denilen kirli bir halının altına süpürülüyor.

Sorun hukukun yokluğu değil, iradenin çöküşüdür.
Bugün eksik olan şey yasa değildir; eksik olan şeyahlaki cesarettir.’’

Çünkü pedofili, çocuk istismarı ve insan ticaretiyle mücadele etmek yalnızca suçlularla değil, onları koruyan güç odaklarıyla yüzleşmeyi gerektirir. İşte bu yüzden susuluyor. İşte bu yüzden mahkeme kurulmuyor.

Küresel Vicdan Mahkemesi Nedir?

Bu mahkeme bir devlete değil, insanlığa dayanır.
Silahı yaptırım değil, utançtır.
Gücü hapishane değil, tarihe düşülen kayıttır.

Russell Mahkemesi bize şunu söyler:
“Biz yargılıyoruz, çünkü siz susuyorsunuz.”

Bu mahkeme;
Çocukların adını dosyalarda birer rakama indirmeden,
Güçlü isimleri “dokunulmaz” saymadan,
Paranın ve makamın arkasına saklananları ifşa ederek,
Geleceğe tek bir cümle bırakır:

“Herkes sustu ama insanlık susmadı.”

En tehlikeli suç, unutulan suçtur.

Bugün çocuk istismarı karşısında susan dünya, yarın kendi çocuklarının yüzüne bakamayacaktır. Unutulan her dosya, gelecekte işlenecek yeni bir suçun önsözüdür.

İnsanlık bir yol ayrımındadır:
Ya belgeleri okur ve başını çevirir…
Ya da küresel bir vicdanla ayağa kalkar.

Bu bir ideoloji meselesi değildir.
Bu bir din, bayrak ya da coğrafya meselesi değildir.
Bu, insan kalıp kalmama meselesidir.

Küresel Vicdan, insanlığın çığlığına ait bir çıkış arıyor.
O çıkış bir mahkeme salonundan değil;
Susmayan kalemlerden,
Utanmayan yüreklerden,
Hesap soran hafızalardan doğacaktır.

Kalem sustuğunda barbarlık konuşur.
Biz kalemi susturmayacağız.
Saygıyla ve vicdanla haykıracağız.
Hep birlikte haykıracağız.

Çünkü biz çocuklarımıza, geleceğimize ve insanlığımıza Küresel Vicdanın temiz yükünü taşımak istiyoruz.

Biz konuştukça, yazdıkça, hatırlattıkça…
Karanlık rahat uyuyamayacak.

DİĞER YAZILARI 89 yaşıma yol alırken yolumun iki ışığı 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte Haberi Kim Yazıyor, Gerçeği Kim Savunuyor? 01-01-1970 03:00 Bildiğimiz dünyanın sonu: Eşitlik mi, belirsizlik mi? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Yeni Sahipleri mi Doğuyor? 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA TOPLUMLARI NEREYE EVRİLİYOR? 01-01-1970 03:00 Ben Yoruldum, Ya Siz? 01-01-1970 03:00 28 Mart 2026 Toplantısının Ardından: Malatya’mız Medyasının İşlevi Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Sözün Bittiği Yerde Bir Ömür Konuşur 01-01-1970 03:00 Malatya’da 2030 İçin Tarımla Sanayi 01-01-1970 03:00 Malatya 2030: Sanayi, Sürdürülebilirlik ve İnsan Gücü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadim Kent Kültürünün Yol Haritası 01-01-1970 03:00 2026 Yılına Girerken Bizleri Ne Bekliyor? 01-01-1970 03:00 Kaliteli insan unsuru olmadan parti içi demokrasi ve liyakat nasıl gerçekleşir? 01-01-1970 03:00 Dan Brown’un Sırların Sırları Kitabı Bizlere Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yaşadığımı Çağın İçinde İnsanlık Krizini Yaşıyor 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Kalkıp Elimizi Uzattığımızda; Yoksalar Ne Yaparız? 01-01-1970 03:00 Bilinçli kent dediğimizde ‘bilinçten’ ne anlıyoruz? 01-01-1970 03:00 Şehrimiz geleceğe nasıl yürümeli? 01-01-1970 03:00 Geleceğe nasıl bakmalıyız? 01-01-1970 03:00 Gerçeklikten Kaçmak mı, Yüzleşmek Mi 01-01-1970 03:00 İnsan Bilincinin Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka çağında insanın yeri ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Yaşamımızın üç dilsiz öğretmenleri 01-01-1970 03:00 Bana sordun insana ait ne diyorsun diye 01-01-1970 03:00 Yaşamın içinde yürürken bagajım doldu taştı 01-01-1970 03:00 Her Gün Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Yenilenme İle Geleneğin Arasındaki Diyalektik İlişki 01-01-1970 03:00 Toprak Unutulmuşun Peşinde Bölüm 5 01-01-1970 03:00 Toprağın altından gelen sesler 4 01-01-1970 03:00 Toprağın Altından Gelen Sesler 3 01-01-1970 03:00 Toprağa mı Yazsam 1 01-01-1970 03:00 Çarşı Merkezine Yapılacak Yeni Dükkanlar Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Baba-Oğul, Ana-Kız Çatışması 01-01-1970 03:00 Nemi Olmaya Çalışıyorum? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM EVRENLE BİRLİKTE YÜRÜR 01-01-1970 03:00 PKK SİLAHINI BIRAKMALI VE DEVLET DE SİLAHINI SUSTURMALI VE AFFETMELİ 01-01-1970 03:00 Bizler Niye Kucaklaşmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bugün Benim Yaş Günüm 01-01-1970 03:00 Söylesem Bana Yazık Söylemesem Yine Bana Yazık 01-01-1970 03:00 PARÇALANMIŞ ÖRSELENMİŞ KÜLTÜRÜMÜZÜN! FARKINDAMISINIZ? 01-01-1970 03:00 Aynaya aynanıza bakar mısınız? 01-01-1970 03:00 Giderek Değişen Yalnızlaşan Bir Dönemin İçindeyiz 01-01-1970 03:00 21. Yüzyılın Son Çeyreği Kentlerin Yüzyılı Olacak! 01-01-1970 03:00 Çin Temel ve Ortaöğretimde Yapay Zekâyı Odağına Alıyor 01-01-1970 03:00 Malatya Kaysı Sorununu Nerede Aramalı? 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe Ha Doğdu Ha Doğacak 01-01-1970 03:00 Bizlere Ne oluyor Böyle 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE BİZİM BU MALATYA HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Sorunlarımız Gittikçe Yığılıyor; Aşamıyoruz 01-01-1970 03:00 ‘Malatya’da Cumhuriyet Sonrası Tarımsal Gelişme’ 01-01-1970 03:00 İnsanlar Neden İletişim Kopukluğu Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Bu Gidişle Nereye Varacağız? 01-01-1970 03:00 Geçmişten Geleceğe Bir Not 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA KIŞ HAZIRLIKLARI 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Dalga Dünyaya ve Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yarınlara Ne Bırakmak İstiyoruz? 01-01-1970 03:00 Küreselleşme – Malatya– Kayısı 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Tehlike! 01-01-1970 03:00 Sami Er Başkan’ım 01-01-1970 03:00 Ayıptır, Yazıktır, Günahtır 01-01-1970 03:00 Malatya Yerleşkemizin Depremle İlişkisi 01-01-1970 03:00 Yanlış İliklenmiş Gömlekle Malatya’mız Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Şehrimizi Bu Hale Kim Getirdi? 01-01-1970 03:00