Günümüz insanı iletişim araçlarının sıklığından ve bolluğundan, bir anlamda sosyal iletişim araçlarının günlük insan düşüncesini “olguya” bakmak yerine, olgu yerine geçen günlük yüzlerce “algı” üzerinden zihinlere yerleştirilenlerle “hayatı” okumaya çalışıyor. İçerisinde yanlışlarını bol, doğrularının az olduğu, kendisine ait, kendi düşüncesinin yaratıcılığını “mantık” süzgecinden geçirmemiş bu algılarla dünyada olup bitenleri ve ülkesinde yaşananları okumaya ve anlatmaya çalışıyorlar. Bu yüzden hakikat dediğimiz “gerçeklik” günümüzde ortadan kayboluyor ve belirsizlik ortaya dökülüyor. Bu da olayların ne tarihselliğine bakma zahmetine katlanmaya ne de tarihselliğin günümüz gerçekliği üzerinden okuma zahmeti için sözü edilen “olguyu” kendi düşüncemiz yerine bize sunulan sosyal medya araçlarının “algılarını” anlatımızın “mihenk” taşı yerine koyuyoruz.
İnsanın çağlardır sorguladığı hakikat kavramı günümüzde önemini yitirmiş görünmektedir. Özellikle görsel medyanın manipülatif kullanımıyla izleyici algısı kolaylıkla değiştirilebilmektedir. “Hakikat-sonrası” olarak adlandırılan bu dönemde, medyanın gerçekleri anlatma gibi bir derdi olmadığı “reyting” uğruna eleştirel bakış açısının gerekliliği yerine, günümüz insan zihniyetine hazır reçeteler sunmaktadır. “Hakikat” bilginin sorgulanması ve düşünme eylemleriyle yakından ilişkilidir. Ancak hakikatin nesnel gerçeklik bakış açısına göre değişebilen niteliği, kavramın anlaşılmasını güç bir hale getirmektedir. O da zahmetli bir “Düşünce Zenginliği” ile yapılacak bir düşünce işidir.
Oysa günümüzde sağlık sektörü her insanın kendi organizmasına yönelik “tomografi” üzerinden organlarındaki “yapı” analizinden kendine ait kendi yapısına ilaç üretme çağına girdiğimiz çağda, zahmet edip yıllardır atalarımızın sözcüğünden süzülerek gelen ‘’Akıllı Ol’’- “Mantıklı Ol”- “Mantıklı Konuş” söyleşindeki zenginliği kavrayıp, “Aklını Zenginleştir-meninin” bir yolu olan “Mantık Bilimi” yerine başkalarının kendisine sunduğu aklı, kendi aklına rehber yerine koymasına günümüzde o kadar çok sık rastlıyoruz ki!