Açlıkla Sınanmak

HÜSEYİN KOCAMAN

21-09-2026 12:26

İnsan, sahip olduğu şeylerin değerini çoğu zaman onları kaybettiğinde anlar. Karnımız tokken soframızdaki ekmeğin, bir bardak suyun, sıcak bir yemeğin ne kadar büyük bir nimet olduğunu fark etmeyebiliriz. Oysa açlık, insanın yalnızca bedenini değil, düşüncelerini ve duygularını da zorlayan ağır bir sınavdır. Açlıkla sınanan bir insanın yaşadığı sıkıntıyı, tok olan birinin tam anlamıyla anlaması kolay değildir. Çünkü açlığın ne kadar zor olduğunu gerçekten anlamanın en güçlü yolu, bir süreliğine de olsa aç kalmaktır. Günlük hayatımızda bazen bir öğünü geciktirmek bile bizi huzursuz edebilir. Karnımız acıktığında saatimize bakar, ne zaman yemek yiyeceğimizi düşünürüz. Fakat dünyada milyonlarca insan için mesele bir öğünü birkaç saat geciktirmek değildir. Onlar, bir sonraki öğünü yiyip yiyemeyeceklerini bilemeden yaşamaktadır. Açlık sınırında yaşayan insanlar için sofraya konulacak bir tabak yemek, bizim sıradan gördüğümüz bir ihtiyaçtan çok daha büyük bir anlam taşır. İşte oruç, açlığın ve yokluğun ne demek olduğunu anlamamız açısından önemli bir ibadettir. Oruç tutan insan gün boyunca yemek ve içmekten uzak dururken açlığın nasıl bir his olduğunu kendi bedeninde deneyimler. Ancak orucun anlamı yalnızca aç ve susuz kalmak değildir. Oruç, insana sahip olduklarının kıymetini bilmeyi, sabretmeyi ve ihtiyaç sahibi insanların hâlini düşünmeyi öğretir. Kendi açlığımızı hissederken, her gün açlıkla mücadele etmek zorunda olan insanları hatırlamak; orucun bize kazandırması gereken en önemli duyarlılıklardan biridir. Tok olanın, aç olanı anlaması yalnızca onun hâlini düşünmesiyle değil, elinden geldiğince ona destek olmasıyla mümkündür. Çünkü açlık, yalnızca bireysel bir sorun değildir; aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Bir insanın sofrasında fazladan bulunan yiyecek, başka bir insan için hayati önem taşıyabilir. Bu nedenle ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı yapmak, paylaşmak, israfı azaltmak ve dayanışma içinde olmak hepimizin sorumluluğudur. Bu sorumluluk yalnızca devletlerin, yardım kuruluşlarının veya belirli insanların görevi olarak görülmemelidir. Bir toplumun gücü, en zor durumda olan insanlarını ne kadar koruyabildiğiyle de ölçülür. Toplum olarak gıda israfının önüne geçebilir, ihtiyaç sahiplerine yönelik yardım çalışmalarını destekleyebilir ve dayanışmayı güçlendirebiliriz. Birey olarak ise elimizdeki imkânları paylaşabilir, bir ailenin sofrasına katkıda bulunabilir, çevremizde yardıma ihtiyacı olan insanlara duyarlı olabiliriz. Sonuçta açlık, insanın onurunu ve yaşamını doğrudan etkileyen ağır bir sınavdır. Bizler bugün tok olabiliriz; fakat dünyanın herhangi bir yerinde, hatta yanı başımızda, bir insanın aç uyuduğunu unutmamalıyız. Oruç bize açlığın ne olduğunu hissettirirken, aynı zamanda tokken aç olanı düşünmeyi öğretmelidir. Çünkü gerçek anlamda tok olmak, yalnızca kendi karnımızın doyması değildir. Gerçek tokluk, başkasının açlığına kayıtsız kalmamaktır. Bir sofrada ekmeğimizi paylaşabiliyorsak, bir insanın yüzünde tebessüm oluşturabiliyorsak ve ihtiyaç sahibinin elinden tutabiliyorsak, işte o zaman sahip olduklarımızın gerçek değerini anlamış oluruz. Açlıkla sınanan insanı anlamanın yolu, onun karşısında yalnızca üzülmek değil; onun yükünü biraz olsun paylaşabilmektir.

DİĞER YAZILARI Site Yönetmek, Sadece Aidat Toplamak Değildir! 01-01-1970 03:00 Başarmanın Önündeki Engel: Korkularımız 01-01-1970 03:00 Sabır, İnsanı Muradına Erdiren Bir Erdemdir 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Barış, Yarının Gücü 01-01-1970 03:00 Unutkanlık 01-01-1970 03:00 RUH SAĞLIĞI 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA VİCDAN SÖMÜRÜSÜ! 01-01-1970 03:00 Bir Şehre Ait Hissetmek 01-01-1970 03:00 GEÇİNMENİN YOLLARINI ARAMALIYIZ 01-01-1970 03:00 Geçmişin Gömme Dolapları 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK 01-01-1970 03:00 Madde Bağımlılığıyla Mücadele   01-01-1970 03:00 Sağlıklı Beslenme 01-01-1970 03:00 AKRAN İLİŞKİLERİ 01-01-1970 03:00 Er Meydanında Yaşayan Bir Gelenek 01-01-1970 03:00 Teknoloji İnsanlığı Yüceltmek İçin Vardır 01-01-1970 03:00 Fuarlar ve Şehrin Kazanımı  01-01-1970 03:00 Kararsızlık 01-01-1970 03:00 Yazıhan Besi OSB 01-01-1970 03:00 Sahip Olduğumuz En Büyük Zenginlik: Rutinlerimiz 01-01-1970 03:00 Misafirperverlik 01-01-1970 03:00 Çevre Duyarlılığı 01-01-1970 03:00 Okullarımız Yeniden Güvenin Adresi Olmalı 01-01-1970 03:00 Kardeş Olmak 01-01-1970 03:00 Uzakta Okumak 01-01-1970 03:00 İhmal Edilen En Değerli Hazinemiz, Sağlığımız 01-01-1970 03:00 Ev Taşımak... 01-01-1970 03:00 Yanlış ve Doğru 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ Riski… 01-01-1970 03:00 Mutsuzluk ve Gençlik 01-01-1970 03:00 Gençler Neden Evlenemiyor? 01-01-1970 03:00 Eğlencenin Değişen Yüzü: Aileden Bireyselliğe 01-01-1970 03:00 Sonbaharın Sessiz Güzelliği 01-01-1970 03:00 Çocukluğumuzdan Bugüne 01-01-1970 03:00 HAYATA POZİTİF BAKMAK ÇOK GÜZEL BİR SANAT 01-01-1970 03:00 Sınavdan Sınava Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 HAYVAN SEVGİSİ BİR VİCDAN MESELESİ 01-01-1970 03:00 Okul Öncesi Alışveriş Telaşı 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Tescilli Lezzetleri, Şehrin Değerleri 01-01-1970 03:00 Malatya Adliyesi İçin Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Teknoloji Üzerine… 01-01-1970 03:00 İş Güvenliği Kağıt Üzerinde Değil, Hayatın İçinde Olmalı 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Malatya’yı Tanıtmak, Değerlerimize Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Yardımlaşma 01-01-1970 03:00 Tarım ve Hayvancılık: Geleceğin Güvencesi 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Güne Enerjik ve Dipdiri Uyanmak 01-01-1970 03:00 Şiddete Karşı Dur Demek 01-01-1970 03:00 Sağlığımızın Kıymetini Bilmek 01-01-1970 03:00 Malatya: Tarihin ve Doğanın Buluştuğu Şehir 01-01-1970 03:00 Zaman akıp giderken… 01-01-1970 03:00 İş Kazası Kader Değil, Sessizliğin Sonucu 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kültürle Yeniden Yükselişi 01-01-1970 03:00 İyiliğin Gölgesine Düşen Kötülük 01-01-1970 03:00 Eşleştirmeyin, eleştirmeyin! 01-01-1970 03:00 Değişen Sadece Teknoloji mi? 01-01-1970 03:00