2026 Yılına Girerken Bizleri Ne Bekliyor?

ASIM DEMİRKÖK

06-01-2026 13:53

2025’in bitmesine sayılı günler kala, insanlık takvimden çok vicdanını sorgulayan bir eşiğin önünde duruyoruz. Bu yıl, rakamlardan ibaret bir zaman dilimi olarak değil; acıların, kırılmaların ve ‘büyük hesaplaşmaların’ yılı olarak hatırlanacak. Takvim yaprakları düşerken, geriye kalan sadece yaşananlar değil, ‘yaşanmasına göz yumulanlar’ sorgulanacak...

2025 denince…
Gazze’de göz göre göre süren bir vahşet anımsanacak. Sadece bombalanan şehirler değil; uluslararası hukukun, insan haklarının ve ‘medeniyet’ iddialarının da enkaza döndüğü bir coğrafya olarak hafızalara kazınacak. Gazze’li ‘Çocukların çığlığı,’ ekranlardan taşarak insanlığın ortak suskunluğuna çarpacak. Geçmişin ‘Alman Faşizmi,’ bu günün ‘İsrail Faşizmiyle’ Gazze de kucaklaşıyor, buluşuyor…

Ukrayna’da sona ermeyen savaş, 2025’in bir başka ‘ağır yükü’ oldu. Bu savaş, artık yalnızca iki ülke arasındaki bir çatışma değil; büyük güçlerin ‘vekâlet’ alanına dönüşmüş, insan hayatının ‘jeopolitik’ hesapların dipnotuna indirgendiği uzun bir yıpratma süreci olarak tarihe geçti. Barış kelimesi ‘sıkça telaffuz’ edildi ama hiçbir zaman ‘güçlülerin ajandasına’ gerçekten giremedi.

Ortadoğu’da ise ‘Suriye odaklı’ emperyalizm oyunları, bu coğrafyanın kaderiyle oynanmaya devam edildiğini bir kez daha gösterdi. Ve yaşanan oyunlara şantajlara şahit oluyoruz Haritalar masalarda yeniden çizilirken, halklara yine ‘beklemek,’ katlanmak ve unutulmak’ düştü. Devletler değil, ‘insanlar yoruldu;’ rejimler değil, toplumlar çözüldü…

Bizim bakımımızdan…
2025, sadece dışarıda olan biteni izlediğimiz bir yıl olmadı. Yakın coğrafyamızda yaşanan her ‘sarsıntı,’ içerideki kırılganlıklarımızı da daha görünür kıldı.’Ekonomik belirsizlikler,’ siyasal gerilimler ve toplumsal yorgunluk; dünyadaki ‘fırtınadan’ bağımsız değildi. Çünkü artık hiçbir ülke, hiçbir toplum ‘uzakta olan beni ilgilendirmez’ lüksüne sahip değil.

Peki 2026’ya giderken ne bekliyoruz?
Doğrusu, bizi otomatik bir iyimserlik beklemiyor. ‘Savaşlar bir gecede bitmeyecek,’ emperyalist hesaplar kendiliğinden sona ermeyecek. Ama 2026, en azından şu sorunun daha yüksek sesle sorulduğu bir yıl olabilir: Bu dünya nereye gidiyor ve ‘biz bu gidişin neresindeyiz? Bunların işaretini aşağıdaki paragrafın içine sığdırabilirmiyiz?

Önümüzdeki dönemde dünyada bütün ülkelerin yerlerini yeniden yeniden konumlandığı ve yerini aldığı çılgın bir eşiğe adım atmamızın zorunluluğunu yaşadığımızı söylemek o kadar zor olmazsa gerekir diye düşünüyorum. Ülkeler yerleşimlerinde ABD’nin kendi bölgesinde tahkimata gittiği, bununla birlikte güçlerini Asya-Pasifik’te ÇİN-ABD retleşmesi sonucunu görerek arttığını göreceğiz. Avrupa ilişkilerinin yeniden anlamlandırıldığı, bununla birlikte Avrupa-Rusya savaşının Ukrayna savaşı sonrasının konuşulduğu ve adımların atıldığını görmemezlikten gelemeyiz. Ülkeler elerindeki silahları stokladığı, yenilenen yeni  silahların envanterlerine geçirmenin düğmesine basmış durumundalar.. Bu da olağanüstü bir hal’in yaklaştığının ip uçlarını bize işaret etmektedir.

Gelecek günler; ‘güç siyasetinin’ daha da sertleştiği,’teknolojinin denetim aracı’ olarak öne çıktığı, toplumların ise ‘adalet ve güven’ arayışını derinleştirdiği bir döneme işaret ediyor. Ancak aynı zamanda, ‘küresel vicdanın’ uyanma ihtimali de tamamen yok olmuş değil. Tarih, her karanlık dönemin içinde ‘küçük ama belirleyici ışıklar’ barındırır.

Son söz yerine…
2025’i uğurlarken, temennimiz yalnızca yeni bir yıl dileği değil; ‘yeni bir bakış, yeni bir duruş ihtiyacıdır.’ Güce tapınmanın değil, ‘insanı merkeze’ alan bir anlayışın; sessiz kalmanın değil, ‘ahlaki cesaretin’ değer kazandığı bir dünya özlemiyle.

2026 kapıda. ‘Umut hâlâ hayatta.’ Ama artık biliyoruz ki umut, ‘kendiliğinden gelmiyor;’ onu ‘inşa etmek’ gerekiyor.

Tüm okurlarıma ve herkese; yeni yılın üzerlerimize ‘umut ışıklarının düştüğü’ bir yıl olması dileklerimle…

 

DİĞER YAZILARI 89 yaşıma yol alırken yolumun iki ışığı 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte Haberi Kim Yazıyor, Gerçeği Kim Savunuyor? 01-01-1970 03:00 Bildiğimiz dünyanın sonu: Eşitlik mi, belirsizlik mi? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Yeni Sahipleri mi Doğuyor? 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA TOPLUMLARI NEREYE EVRİLİYOR? 01-01-1970 03:00 Ben Yoruldum, Ya Siz? 01-01-1970 03:00 28 Mart 2026 Toplantısının Ardından: Malatya’mız Medyasının İşlevi Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Sözün Bittiği Yerde Bir Ömür Konuşur 01-01-1970 03:00 Küresel Vicdan, İnsanlığın Çığlığına Ait Bir Çıkış Arıyor 01-01-1970 03:00 Malatya’da 2030 İçin Tarımla Sanayi 01-01-1970 03:00 Malatya 2030: Sanayi, Sürdürülebilirlik ve İnsan Gücü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadim Kent Kültürünün Yol Haritası 01-01-1970 03:00 Kaliteli insan unsuru olmadan parti içi demokrasi ve liyakat nasıl gerçekleşir? 01-01-1970 03:00 Dan Brown’un Sırların Sırları Kitabı Bizlere Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yaşadığımı Çağın İçinde İnsanlık Krizini Yaşıyor 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Kalkıp Elimizi Uzattığımızda; Yoksalar Ne Yaparız? 01-01-1970 03:00 Bilinçli kent dediğimizde ‘bilinçten’ ne anlıyoruz? 01-01-1970 03:00 Şehrimiz geleceğe nasıl yürümeli? 01-01-1970 03:00 Geleceğe nasıl bakmalıyız? 01-01-1970 03:00 Gerçeklikten Kaçmak mı, Yüzleşmek Mi 01-01-1970 03:00 İnsan Bilincinin Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka çağında insanın yeri ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Yaşamımızın üç dilsiz öğretmenleri 01-01-1970 03:00 Bana sordun insana ait ne diyorsun diye 01-01-1970 03:00 Yaşamın içinde yürürken bagajım doldu taştı 01-01-1970 03:00 Her Gün Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Yenilenme İle Geleneğin Arasındaki Diyalektik İlişki 01-01-1970 03:00 Toprak Unutulmuşun Peşinde Bölüm 5 01-01-1970 03:00 Toprağın altından gelen sesler 4 01-01-1970 03:00 Toprağın Altından Gelen Sesler 3 01-01-1970 03:00 Toprağa mı Yazsam 1 01-01-1970 03:00 Çarşı Merkezine Yapılacak Yeni Dükkanlar Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Baba-Oğul, Ana-Kız Çatışması 01-01-1970 03:00 Nemi Olmaya Çalışıyorum? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM EVRENLE BİRLİKTE YÜRÜR 01-01-1970 03:00 PKK SİLAHINI BIRAKMALI VE DEVLET DE SİLAHINI SUSTURMALI VE AFFETMELİ 01-01-1970 03:00 Bizler Niye Kucaklaşmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bugün Benim Yaş Günüm 01-01-1970 03:00 Söylesem Bana Yazık Söylemesem Yine Bana Yazık 01-01-1970 03:00 PARÇALANMIŞ ÖRSELENMİŞ KÜLTÜRÜMÜZÜN! FARKINDAMISINIZ? 01-01-1970 03:00 Aynaya aynanıza bakar mısınız? 01-01-1970 03:00 Giderek Değişen Yalnızlaşan Bir Dönemin İçindeyiz 01-01-1970 03:00 21. Yüzyılın Son Çeyreği Kentlerin Yüzyılı Olacak! 01-01-1970 03:00 Çin Temel ve Ortaöğretimde Yapay Zekâyı Odağına Alıyor 01-01-1970 03:00 Malatya Kaysı Sorununu Nerede Aramalı? 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe Ha Doğdu Ha Doğacak 01-01-1970 03:00 Bizlere Ne oluyor Böyle 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE BİZİM BU MALATYA HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Sorunlarımız Gittikçe Yığılıyor; Aşamıyoruz 01-01-1970 03:00 ‘Malatya’da Cumhuriyet Sonrası Tarımsal Gelişme’ 01-01-1970 03:00 İnsanlar Neden İletişim Kopukluğu Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Bu Gidişle Nereye Varacağız? 01-01-1970 03:00 Geçmişten Geleceğe Bir Not 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA KIŞ HAZIRLIKLARI 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Dalga Dünyaya ve Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yarınlara Ne Bırakmak İstiyoruz? 01-01-1970 03:00 Küreselleşme – Malatya– Kayısı 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Tehlike! 01-01-1970 03:00 Sami Er Başkan’ım 01-01-1970 03:00 Ayıptır, Yazıktır, Günahtır 01-01-1970 03:00 Malatya Yerleşkemizin Depremle İlişkisi 01-01-1970 03:00 Yanlış İliklenmiş Gömlekle Malatya’mız Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Şehrimizi Bu Hale Kim Getirdi? 01-01-1970 03:00