Zaman akıp giderken…

HÜSEYİN KOCAMAN

12-08-2026 16:28

Hayatın en ilginç yanı, zamanın kimseyi beklememesidir. Her sabah yeni bir güne uyanırken önümüzde uzun yıllar varmış gibi hissederiz. Oysa farkına bile varmadan günler haftalara, haftalar aylara, aylar ise yıllara dönüşür. Bir bakmışız çocukluk anılarımız geçmişte kalmış, gençlik heyecanlarımız yerini sorumluluklara bırakmış. İşte bu yüzden zamanın değerini, henüz elimizdeyken bilmek gerekir. Her şey zamanında güzeldir. Çocukluğun neşesi çocuklukta, gençliğin enerjisi gençlikte yaşanmalıdır. Sürekli "Daha sonra yaparım, bir gün mutlaka fırsat bulurum" diyerek ertelediğimiz birçok şey, bazen hiç gerçekleşmez. Çünkü zaman, biz plan yaparken sessizce akıp gitmeye devam eder. Bugünün işini yarına bırakmamak gerektiğini hepimiz biliriz. Ancak bu söz yalnızca okul ödevleri ya da iş hayatındaki sorumluluklar için geçerli değildir. Asıl ertelemememiz gereken şey, sevdiklerimize ayıracağımız zamandır. Anne babamızla içeceğimiz bir fincan çay, dostlarımızla edeceğimiz samimi bir sohbet ya da ailemizle paylaşacağımız güzel bir akşam yemeği… Bunların hiçbirinin telafisi olmayabilir. "Bir dahaki sefere görüşürüz" dediğimiz insanlar, belki de bir gün gerçekten görüşemeyeceğimiz insanlar hâline gelebilir. İnsan yaş aldıkça zamanın daha hızlı geçtiğini fark eder. Çocukken bitmek bilmeyen yaz tatilleri, büyüdüğümüzde göz açıp kapayıncaya kadar sona erer. Takvim yaprakları düşerken yalnızca günler değil, ömrümüz de eksilir. Gençlikte sürekli vakitsizlikten şikâyet ederiz. Oysa yaşlandığımızda belki de en çok sahip olacağımız şey zaman olacaktır. Fakat bu kez de yapmak istediklerimizi gerçekleştirecek gücümüz, enerjimiz ya da sağlığımız eskisi gibi olmayabilir. Belki uzun zamandır görmek istediğimiz yerleri gezemeyecek, yıllarca ertelediğimiz hobilerimize başlayamayacak ya da sevdiklerimizle eskisi kadar vakit geçiremeyeceğiz. Bu yüzden hayallerimizi, sevgimizi ve mutluluğumuzu sürekli ertelemek yerine bugünü değerlendirmeliyiz. Çünkü hayatın bize ne kadar zaman sunacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Sahip olduğumuz en büyük zenginlik para ya da makam değil, bize verilen zamandır. Kaybedilen para yeniden kazanılabilir, kırılan eşyalar yenilenebilir; ancak geçen bir dakika bile geri getirilemez. Sevdiklerimize onları sevdiğimizi söylemek için özel bir günü beklememeliyiz. Birlikte vakit geçirmek için "Uygun bir zamanı" aramamalıyız. Çünkü o uygun zaman bazen hiç gelmeyebilir. Zamanı geldiğinde hepimiz yaşlanacağız ve bir gün sevdiklerimiz de bu dünyadan ayrılacak. O gün geldiğinde keşke dememek için bugün elimizdeki zamanı en güzel şekilde değerlendirmeliyiz. Hayat, ertelenemeyecek kadar kısa; zaman ise durdurulamayacak kadar hızlıdır. Öyleyse her şeyi zamanında yapmaya özen gösterelim. Hayallerimizi gerçekleştirmek için cesaret edelim, sevdiklerimize daha fazla vakit ayıralım, güzel anılar biriktirelim. Çünkü geriye dönüp baktığımızda bizi mutlu edecek olan, sahip olduklarımız değil; zamanında yaşadığımız güzel anlardır. Unutmayalım ki zaman akıp gider, fakat onu nasıl değerlendirdiğimiz hayatımızın en değerli hatırası olarak bizimle kalır.

 

 

DİĞER YAZILARI Site Yönetmek, Sadece Aidat Toplamak Değildir! 01-01-1970 03:00 Başarmanın Önündeki Engel: Korkularımız 01-01-1970 03:00 Sabır, İnsanı Muradına Erdiren Bir Erdemdir 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Barış, Yarının Gücü 01-01-1970 03:00 Unutkanlık 01-01-1970 03:00 RUH SAĞLIĞI 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA VİCDAN SÖMÜRÜSÜ! 01-01-1970 03:00 Bir Şehre Ait Hissetmek 01-01-1970 03:00 GEÇİNMENİN YOLLARINI ARAMALIYIZ 01-01-1970 03:00 Geçmişin Gömme Dolapları 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK 01-01-1970 03:00 Madde Bağımlılığıyla Mücadele   01-01-1970 03:00 Sağlıklı Beslenme 01-01-1970 03:00 AKRAN İLİŞKİLERİ 01-01-1970 03:00 Er Meydanında Yaşayan Bir Gelenek 01-01-1970 03:00 Teknoloji İnsanlığı Yüceltmek İçin Vardır 01-01-1970 03:00 Fuarlar ve Şehrin Kazanımı  01-01-1970 03:00 Kararsızlık 01-01-1970 03:00 Yazıhan Besi OSB 01-01-1970 03:00 Sahip Olduğumuz En Büyük Zenginlik: Rutinlerimiz 01-01-1970 03:00 Misafirperverlik 01-01-1970 03:00 Çevre Duyarlılığı 01-01-1970 03:00 Okullarımız Yeniden Güvenin Adresi Olmalı 01-01-1970 03:00 Kardeş Olmak 01-01-1970 03:00 Uzakta Okumak 01-01-1970 03:00 Açlıkla Sınanmak 01-01-1970 03:00 İhmal Edilen En Değerli Hazinemiz, Sağlığımız 01-01-1970 03:00 Ev Taşımak... 01-01-1970 03:00 Yanlış ve Doğru 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ Riski… 01-01-1970 03:00 Mutsuzluk ve Gençlik 01-01-1970 03:00 Gençler Neden Evlenemiyor? 01-01-1970 03:00 Eğlencenin Değişen Yüzü: Aileden Bireyselliğe 01-01-1970 03:00 Sonbaharın Sessiz Güzelliği 01-01-1970 03:00 Çocukluğumuzdan Bugüne 01-01-1970 03:00 HAYATA POZİTİF BAKMAK ÇOK GÜZEL BİR SANAT 01-01-1970 03:00 Sınavdan Sınava Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 HAYVAN SEVGİSİ BİR VİCDAN MESELESİ 01-01-1970 03:00 Okul Öncesi Alışveriş Telaşı 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Tescilli Lezzetleri, Şehrin Değerleri 01-01-1970 03:00 Malatya Adliyesi İçin Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Teknoloji Üzerine… 01-01-1970 03:00 İş Güvenliği Kağıt Üzerinde Değil, Hayatın İçinde Olmalı 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Malatya’yı Tanıtmak, Değerlerimize Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Yardımlaşma 01-01-1970 03:00 Tarım ve Hayvancılık: Geleceğin Güvencesi 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Güne Enerjik ve Dipdiri Uyanmak 01-01-1970 03:00 Şiddete Karşı Dur Demek 01-01-1970 03:00 Sağlığımızın Kıymetini Bilmek 01-01-1970 03:00 Malatya: Tarihin ve Doğanın Buluştuğu Şehir 01-01-1970 03:00 İş Kazası Kader Değil, Sessizliğin Sonucu 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kültürle Yeniden Yükselişi 01-01-1970 03:00 İyiliğin Gölgesine Düşen Kötülük 01-01-1970 03:00 Eşleştirmeyin, eleştirmeyin! 01-01-1970 03:00 Değişen Sadece Teknoloji mi? 01-01-1970 03:00