Sağlığımızın Kıymetini Bilmek

HÜSEYİN KOCAMAN

14-08-2026 17:52

Hayatta bazı şeylerin değerini, onları kaybetmeden anlayabilmek büyük bir erdemdir. Ancak ne yazık ki çoğu zaman elimizde olanın kıymetini, onu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımızda anlıyoruz. Zamanın, sevdiklerimizin, huzurun ve sahip olduğumuz imkânların değerini günlük hayatın telaşı içinde unutabiliyoruz. Fakat bütün bunların üzerinde, hayatımızın temelini oluşturan bir değer var: Sağlık. Sağlığımız yerindeyken hastalığı pek düşünmüyoruz. Sabah rahatça yataktan kalkabilmek, yürüyebilmek, nefes alabilmek, çalışabilmek, sevdiklerimizle aynı sofrada oturabilmek bize sıradan geliyor. Oysa bunların her biri, sağlıklı olduğumuz için sahip olduğumuz büyük nimetler. Bir gün ansızın gelen bir rahatsızlık ise hayatımızın bütün akışını değiştirebiliyor. O zaman “Keşke kendime daha iyi baksaydım, keşke sağlığımı daha fazla önemseseydim, keşke bazı şeyleri sağlığımın önüne koymasaydım.” diye düşünüyoruz. İşte insanın en büyük yanılgılarından biri burada ortaya çıkıyor: Sağlığımızın kıymetini çoğu zaman onu kaybettiğimizde anlıyoruz. Oysa sağlık kaybedildikten sonra değerini anlamak yerine, elimizdeyken onu korumamız gerekmez mi? Hayatımızda elbette birçok sorumluluk var. İşimiz, ailemiz, ekonomik kaygılarımız, hedeflerimiz ve gelecek planlarımız… Hepsi önemli. Ancak bunları yaparken bazen en önemli şeyi, yani sağlığımızı ihmal ediyoruz. Daha fazla çalışmak için uykumuzdan vazgeçiyor, yoğunluk nedeniyle öğünlerimizi geçiştiriyor, dinlenmeye zaman ayırmıyor, bir şikâyetimiz olduğunda doktora gitmeyi erteliyoruz. “Bir şey olmaz.” diyerek kendimizi teselli ediyoruz. Sonra bir gün gerçekten bir şey olduğunda, hayatımızın bütün öncelikleri bir anda değişiyor. İşte o zaman anlıyoruz ki para da, makam da, başarı da, kariyer de sağlık olmadan eksik kalıyor. İnsan sağlıklı değilse kazandığı paranın, ulaştığı makamın veya elde ettiği başarının tadını çıkarmakta zorlanıyor. Çünkü kaliteli bir hayatın ilk şartlarından biri sağlıklı olmaktır. Bu nedenle sağlığımızı hiçbir zaman “sonra ilgilenirim” denilecek bir konu olarak görmemeliyiz. Üstelik sağlık yalnızca fiziksel sağlıktan ibaret değildir. Bedenimiz sağlıklı olsa bile zihnimiz yorgun, ruhumuz kırgın olabilir. Sürekli kaygı içinde yaşamak, yoğun stres altında olmak, kendimizi yalnız hissetmek ve sorunlarımızı içimizde biriktirmek de sağlığımızı etkiler. İnsan yalnızca bedeninden oluşmaz; duyguları, düşünceleri ve ruhu da vardır. Bu nedenle ruh sağlığımıza da gereken değeri vermeliyiz. Her zaman güçlü görünmek zorunda değiliz. Yorulduğumuzu kabul etmek, dinlenmek, kendimize zaman ayırmak, sevdiklerimizle konuşmak ve gerektiğinde destek almak bir zayıflık değil, kendimize verdiğimiz değerin göstergesidir. Bazen hayatın içinde kendimize şu soruyu sormalıyız: “Ben kendime ne kadar iyi bakıyorum?” Çünkü başkaları için koştururken kendimizi unutabiliyoruz. Oysa sağlığımızı korumak için her zaman büyük değişikliklere ihtiyacımız yok. Dengeli beslenmek, hareket etmek, yeterince uyumak, dinlenmek, düzenli kontrollerimizi aksatmamak ve ruhsal olarak kendimize nefes alacak alanlar oluşturmak önemli adımlardır. En önemlisi ise bedenimizin ve ruhumuzun verdiği sinyalleri dikkate almaktır. Belki de kendimize şu sözü vermeliyiz: “Sağlığımı kaybetmeden sağlığımın değerini bileceğim.” İşimiz bitsin, yoğunluğumuz geçsin, biraz daha kazanalım diye sağlığımızı sürekli ertelemeyelim. Çünkü hayat ertelenmeyecek kadar değerlidir. Unutmayalım; sağlık olmadan kaliteli bir hayat sürmek mümkün değildir. Bir işi kaçırabilir, bir fırsatı yeniden yakalayabilir, maddi kayıplarımızı zamanla telafi edebiliriz. Fakat sağlığımızı kaybettiğimizde bazı şeyleri geri kazanmak çok daha zor olabilir. Öyleyse hastane koridorlarında sağlığımızı geri kazanmayı beklemeden, bugün elimizdeyken onun kıymetini bilelim. Kendimize, bedenimize ve ruhumuza iyi bakalım. Çalışalım ama sağlığımızı feda etmeden; kazanalım ama sağlığımız pahasına değil; başaralım ama başarının bedelini sağlığımızla ödemeden. Çünkü hayatta sahip olduğumuz en büyük servet sağlığımızdır. Bunu anlamak için onu kaybetmeyi beklemeyelim. Sağlığımız yerindeyken kıymetini bilelim; çünkü sağlık, hayatın kendisidir.  

DİĞER YAZILARI Site Yönetmek, Sadece Aidat Toplamak Değildir! 01-01-1970 03:00 Başarmanın Önündeki Engel: Korkularımız 01-01-1970 03:00 Sabır, İnsanı Muradına Erdiren Bir Erdemdir 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Barış, Yarının Gücü 01-01-1970 03:00 Unutkanlık 01-01-1970 03:00 RUH SAĞLIĞI 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA VİCDAN SÖMÜRÜSÜ! 01-01-1970 03:00 Bir Şehre Ait Hissetmek 01-01-1970 03:00 GEÇİNMENİN YOLLARINI ARAMALIYIZ 01-01-1970 03:00 Geçmişin Gömme Dolapları 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK 01-01-1970 03:00 Madde Bağımlılığıyla Mücadele   01-01-1970 03:00 Sağlıklı Beslenme 01-01-1970 03:00 AKRAN İLİŞKİLERİ 01-01-1970 03:00 Er Meydanında Yaşayan Bir Gelenek 01-01-1970 03:00 Teknoloji İnsanlığı Yüceltmek İçin Vardır 01-01-1970 03:00 Fuarlar ve Şehrin Kazanımı  01-01-1970 03:00 Kararsızlık 01-01-1970 03:00 Yazıhan Besi OSB 01-01-1970 03:00 Sahip Olduğumuz En Büyük Zenginlik: Rutinlerimiz 01-01-1970 03:00 Misafirperverlik 01-01-1970 03:00 Çevre Duyarlılığı 01-01-1970 03:00 Okullarımız Yeniden Güvenin Adresi Olmalı 01-01-1970 03:00 Kardeş Olmak 01-01-1970 03:00 Uzakta Okumak 01-01-1970 03:00 Açlıkla Sınanmak 01-01-1970 03:00 İhmal Edilen En Değerli Hazinemiz, Sağlığımız 01-01-1970 03:00 Ev Taşımak... 01-01-1970 03:00 Yanlış ve Doğru 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ Riski… 01-01-1970 03:00 Mutsuzluk ve Gençlik 01-01-1970 03:00 Gençler Neden Evlenemiyor? 01-01-1970 03:00 Eğlencenin Değişen Yüzü: Aileden Bireyselliğe 01-01-1970 03:00 Sonbaharın Sessiz Güzelliği 01-01-1970 03:00 Çocukluğumuzdan Bugüne 01-01-1970 03:00 HAYATA POZİTİF BAKMAK ÇOK GÜZEL BİR SANAT 01-01-1970 03:00 Sınavdan Sınava Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 HAYVAN SEVGİSİ BİR VİCDAN MESELESİ 01-01-1970 03:00 Okul Öncesi Alışveriş Telaşı 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Tescilli Lezzetleri, Şehrin Değerleri 01-01-1970 03:00 Malatya Adliyesi İçin Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Teknoloji Üzerine… 01-01-1970 03:00 İş Güvenliği Kağıt Üzerinde Değil, Hayatın İçinde Olmalı 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Malatya’yı Tanıtmak, Değerlerimize Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Yardımlaşma 01-01-1970 03:00 Tarım ve Hayvancılık: Geleceğin Güvencesi 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Güne Enerjik ve Dipdiri Uyanmak 01-01-1970 03:00 Şiddete Karşı Dur Demek 01-01-1970 03:00 Malatya: Tarihin ve Doğanın Buluştuğu Şehir 01-01-1970 03:00 Zaman akıp giderken… 01-01-1970 03:00 İş Kazası Kader Değil, Sessizliğin Sonucu 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kültürle Yeniden Yükselişi 01-01-1970 03:00 İyiliğin Gölgesine Düşen Kötülük 01-01-1970 03:00 Eşleştirmeyin, eleştirmeyin! 01-01-1970 03:00 Değişen Sadece Teknoloji mi? 01-01-1970 03:00