Gerçeklikten Kaçmak mı, Yüzleşmek Mi

ASIM DEMİRKÖK

03-11-2025 16:05

Hayat bazen insanın üzerine ağır bir yorgan gibi çöker. Gerçekler can yakar, yüzleşmeler yaralar, kabullenmek ise zaman ister. İşte tam da bu yüzden, çoğu insan gerçeği değil, onun yumuşatılmış bir kopyasını tercih eder. Çünkü gerçeklik, bazen duymak istemediklerimizi fısıldar kulağımıza. Yaşamımızda öyle anlar olur ki,  yaşanan bir olay tüm dengelerinizi altüst eder. Bir söz, bir kayıp, bir hayal kırıklığı ya da aniden değişen bir kader yönü… O an, çoğu zaman içimizdeki en ilkel refleks devreye girer. ‘Kaçmak.’ Kaçmak, bazen bir sığınma biçimidir; ama uzun vadede insanın kendi gerçeğinden uzaklaşması, kaçması, içsel yaralarının kabuk bağlamasını da engeller. Oysa ‘gerçeklikten’ kaçtıkça, onu büyütürüz. Gözlerimizi kapadığımız her sorun, bir sonraki sabah biraz daha büyümüş bir gölge olarak karşımıza çıkar. Korkularımızı bastırdıkça, ruhumuzun derinliklerinde yankılanan bir ses olur. O: ‘Beni gör.” der gibi içsel bir sesle aklımıza değil, ‘yüreğimize’ seslenir.

İnsanın en büyük savaşı, çoğu zaman dışarıda değil, kendi içinde yaşanır. Dış dünyanın gürültüsü diner bir noktada; ama iç ses, susmaz. O ses bazen bir sorudur, bazen bir korku, bazen de ‘gerçeğin’ ta kendisi… İşte tam o anda, çoğumuzun aklından aynı cümle geçer: ’Keşke bunu düşünmesem, keşke bu gerçekliğimle yüzleşmesem.’

Kaçmak insana ilk anda bir sığınak gibi görünür. Gerçeğin keskin yüzünden saklanmak, onu görmezden gelmek rahatlatır. Bir süreliğine, evet… Ama o kaçış uzun sürmez; çünkü insanın gerçeği, kapıdan kovsanız pencereden geri girer. Kaçtığımız şey, aslında bizi biz yapan parçadır. Onu görmezden geldikçe, kendimizden biraz daha uzaklaşırız.

‘Yüzleşmek’ ise zordur. Çünkü acıtır. Yüzleşmek, insanın kendi kırılganlığını, hatasını, korkusunu çıplak gözle görmesidir. Ama işte o anda bir mucize başlar: Gerçeği görmek, onu kabullenmek, insana yeniden doğmak gibi bir güç verir.

Hayat, yalnızca güzellikleriyle değil, çatlaklarıyla da bütündür. Kırıldığımız, tökezlediğimiz, ‘neden ben?’ dediğimiz anlar da o bütünün parçasıdır. Eğer her fırtınadan sonra güneş yeniden doğuyorsa, bu yüzleşmenin bir ödülüdür. Çünkü her yüzleşme, bizi biraz daha olgunlaştırır, biraz daha özgürleştirir.

Gerçeklikten kaçmak kolaydır; ama bir ömür boyu sürmez. Yüzleşmek zordur; ama bir ‘ömür’ boyu huzur verir.
Ve belki de hayatın anlamı tam burada gizlidir: Gerçeklerden kaçmadan, ama onlara yenilmeden yürüyebilmekte… Oysa gerçeklikten kaçtıkça, onu büyütürüz. Gözlerimizi kapadığımız her sorun, bir sonraki sabah biraz daha büyümüş bir gölge olarak karşımıza çıkar. Korkularımızı bastırdıkça, ruhumuzun derinliklerinde yankılanan bir ses olur o: “Beni gör.”Der.

Gerçekle yüzleşmek cesaret ister. Çünkü yüzleşmek, sadece bir olayla değil, o olayın bize hissettirdikleriyle de tanışmaktır. Acıtır, evet. Fakat o acının içinde büyümenin tohumu vardır. İnsan, kendine ‘dürüst’ olmayı başardığında, kırılganlığının içinde bir güç keşfeder.

Kaçtıkça zincirleniriz, yüzleştikçe ‘özgürleşiriz.’ Gerçeklikten kaçmak bizi oyalayabilir, ama asla iyileştirmez. Yüzleşmekse önce sarsar ama sonunda büyütür. Belki de hayatın sırrı şudur: Kaçmak yerine durmak, saklanmak yerine bakmak, korkmak yerine anlamaktır.

 

DİĞER YAZILARI 89 yaşıma yol alırken yolumun iki ışığı 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte Haberi Kim Yazıyor, Gerçeği Kim Savunuyor? 01-01-1970 03:00 Bildiğimiz dünyanın sonu: Eşitlik mi, belirsizlik mi? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Yeni Sahipleri mi Doğuyor? 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA TOPLUMLARI NEREYE EVRİLİYOR? 01-01-1970 03:00 Ben Yoruldum, Ya Siz? 01-01-1970 03:00 28 Mart 2026 Toplantısının Ardından: Malatya’mız Medyasının İşlevi Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Sözün Bittiği Yerde Bir Ömür Konuşur 01-01-1970 03:00 Küresel Vicdan, İnsanlığın Çığlığına Ait Bir Çıkış Arıyor 01-01-1970 03:00 Malatya’da 2030 İçin Tarımla Sanayi 01-01-1970 03:00 Malatya 2030: Sanayi, Sürdürülebilirlik ve İnsan Gücü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadim Kent Kültürünün Yol Haritası 01-01-1970 03:00 2026 Yılına Girerken Bizleri Ne Bekliyor? 01-01-1970 03:00 Kaliteli insan unsuru olmadan parti içi demokrasi ve liyakat nasıl gerçekleşir? 01-01-1970 03:00 Dan Brown’un Sırların Sırları Kitabı Bizlere Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yaşadığımı Çağın İçinde İnsanlık Krizini Yaşıyor 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Kalkıp Elimizi Uzattığımızda; Yoksalar Ne Yaparız? 01-01-1970 03:00 Bilinçli kent dediğimizde ‘bilinçten’ ne anlıyoruz? 01-01-1970 03:00 Şehrimiz geleceğe nasıl yürümeli? 01-01-1970 03:00 Geleceğe nasıl bakmalıyız? 01-01-1970 03:00 İnsan Bilincinin Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka çağında insanın yeri ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Yaşamımızın üç dilsiz öğretmenleri 01-01-1970 03:00 Bana sordun insana ait ne diyorsun diye 01-01-1970 03:00 Yaşamın içinde yürürken bagajım doldu taştı 01-01-1970 03:00 Her Gün Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Yenilenme İle Geleneğin Arasındaki Diyalektik İlişki 01-01-1970 03:00 Toprak Unutulmuşun Peşinde Bölüm 5 01-01-1970 03:00 Toprağın altından gelen sesler 4 01-01-1970 03:00 Toprağın Altından Gelen Sesler 3 01-01-1970 03:00 Toprağa mı Yazsam 1 01-01-1970 03:00 Çarşı Merkezine Yapılacak Yeni Dükkanlar Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Baba-Oğul, Ana-Kız Çatışması 01-01-1970 03:00 Nemi Olmaya Çalışıyorum? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM EVRENLE BİRLİKTE YÜRÜR 01-01-1970 03:00 PKK SİLAHINI BIRAKMALI VE DEVLET DE SİLAHINI SUSTURMALI VE AFFETMELİ 01-01-1970 03:00 Bizler Niye Kucaklaşmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bugün Benim Yaş Günüm 01-01-1970 03:00 Söylesem Bana Yazık Söylemesem Yine Bana Yazık 01-01-1970 03:00 PARÇALANMIŞ ÖRSELENMİŞ KÜLTÜRÜMÜZÜN! FARKINDAMISINIZ? 01-01-1970 03:00 Aynaya aynanıza bakar mısınız? 01-01-1970 03:00 Giderek Değişen Yalnızlaşan Bir Dönemin İçindeyiz 01-01-1970 03:00 21. Yüzyılın Son Çeyreği Kentlerin Yüzyılı Olacak! 01-01-1970 03:00 Çin Temel ve Ortaöğretimde Yapay Zekâyı Odağına Alıyor 01-01-1970 03:00 Malatya Kaysı Sorununu Nerede Aramalı? 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe Ha Doğdu Ha Doğacak 01-01-1970 03:00 Bizlere Ne oluyor Böyle 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE BİZİM BU MALATYA HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Sorunlarımız Gittikçe Yığılıyor; Aşamıyoruz 01-01-1970 03:00 ‘Malatya’da Cumhuriyet Sonrası Tarımsal Gelişme’ 01-01-1970 03:00 İnsanlar Neden İletişim Kopukluğu Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Bu Gidişle Nereye Varacağız? 01-01-1970 03:00 Geçmişten Geleceğe Bir Not 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA KIŞ HAZIRLIKLARI 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Dalga Dünyaya ve Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yarınlara Ne Bırakmak İstiyoruz? 01-01-1970 03:00 Küreselleşme – Malatya– Kayısı 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Tehlike! 01-01-1970 03:00 Sami Er Başkan’ım 01-01-1970 03:00 Ayıptır, Yazıktır, Günahtır 01-01-1970 03:00 Malatya Yerleşkemizin Depremle İlişkisi 01-01-1970 03:00 Yanlış İliklenmiş Gömlekle Malatya’mız Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Şehrimizi Bu Hale Kim Getirdi? 01-01-1970 03:00