BU ÜLKE BİZİM BU MALATYA HEPİMİZİN

ASIM DEMİRKÖK

15-01-2025 10:50

10 Ocak Gazeteler günü nedeniyle Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami ER Malatya Nikah Salonunda gazeteci arkadaşlarımızla birlikte beni de davet ettiler. Biz de bu davete icabet ettik. Sami ER Başkanımız konuşmasının içerisinde önemli iki noktanın altını çizdi. Mealen; Biri, gazeteciler gerçekleri yerinde ve zamanında yazmalı. Diğeri ise Malatya’mızın geçmişte de zor günleri böylesi olmasa da zor günlerimiz olmuştur ve yaşamışızdır. Ancak Malatya’mızda Tezvirata yer vermediğimiz sürece sorunlarımızı el birliği ile çözeceğimize inanıyorum diyerek, Bir yandan sorunların çözüm noktalarını, bir yandan da kendi anılarından bahsederek, siz gazeteci arkadaşlarım hem sorunlarını, sorunlarımızı hem de anılarını anlatırlarsa memnuniyetle dinlerim diye arkadaşlarımıza mikrofonlar uzatıldı. Onlarda hem sorunları hem de anılarına yer verdiler. Ben de bu yazımızla birlikte bunlara ilişkin geçmişe ait yazılarımıza yer vererek tarihe not düşmek istedim. Malatya’mıza her zaman birlikte sahip çıktık. Haydi, Malatyalı asıl gündemimiz olan işe, aşa sarılmaya. Ne dersiniz?

Aşağıda 19 Mayıs 1999 Malatya Yorum Gazetesinde çıkan “Malatya’mızı Hep Beraber Sahiplendik” köşe yazımdan hepimizin üzerine düşen derslerin olduğunu düşünüyorum. O yıllarda hemşerilerimiz ideolojik kaygılarıyla birbirine küs gezdiriliyor, gençlerimiz birbirine vurdurulmaya çalışılıyor, Rahmetli Belediye Başkanımız Hamid Fendoğlu’nun bir faili cinayete uğratılması ile Malatya’mızı ateş sarmalına sarılmak isteniyordu. Malatya’mızı zor günler bekliyordu. O zor günlerimizi birbirimize sarılarak atlattık.  Asrın 1000 yılda bir yaşadığımız bu “deprem felaketini de” geçmişte olduğu gibi sorunlarımızı açık seçik hiçbir baskıya telaşa yer vermeden ideolojik kaygılarımızı dün olduğu gibi bugünde öteleyerek sorunlarımıza birlikte, olumsuzluklarımızın da üzerine üzerine “Bakırcılar Çarşısında” olduğu gibi belediye başkanımız Sami Er’inde yanlış iliklenmiş düğmeyle yol alınamayacağını görmesi ve yanlışların üzerine gidileceğinin sözünün verilmesi bunun da üzerine gitmesi, biz gazeteciler olarak sorunlarımızı dile getirip yetkililerden de bunların çözmelerini açık yüreklilikle istediğimiz de sorunlarımızın görülmesinin olumlu olduğunu, çözümlerinin bu görülme bilgisine ilişkin not düşülmesi önemli bir haberin, habercisi oldu. Gazeteciler olarak, “Fikri Takibimizi de” asla elden bırakmadan.

İşte O yazımız da belirttiğimiz ve dün olduğu gibi bugünde “Malatya Hepimizin” diyerek, geçmişte sorunlarımızı birbirimize sarılarak nasıl çözdüğümüzü not düştüğüm yazımı siz değerli hemşerilerimle paylaşmak istiyorum.

“MALATYA’MIZI HEP BERABER SAHİPLENDİK”

Doğanın toplumun ve bireyin yaşamı, sorunları çözme sürecidir. Bu yaşam çok boyutludur. Siz bunu tek bir sürüce, tek bir soruna indirgeyemezsiniz. İsteseniz de indirgeyemezsiniz. Doğada yalnız kış mevsimi yaşanmaz. İlkbaharın, yazın, sonbaharın var olduğunu ve bunların güzelliklerini yaşadığımız gibi, bizleri etkileyen olumsuzluklarını da yaşarız. İnsanız; yaşadığımız sürece her an yüzlerce sorunlarla ve onların şu veya bu biçimde bizleri etkileyen olumlu ve olumsuz, çözümleri ve çözümsüzlükleri ile karşı karşıya geliriz. Sorunlarımızın çözümsüz gibi görüldüğü süreçlerinde, bir de bakmışız ki yüzlerce çözüm içeren seçenekler önümüze konmuştur. Önemli olan bu seçenekleri tararken, duygularımızı, hisselerimizi, dogmalarımızı öne çıkarma yerine, aklımızı öne çıkararak, sorgulayarak bize uygun çözüm seçenekleri ile birlikte yaşama irade ve gücümüzü ortaya koyalım.

Toplumların yaşamında da bir yığın sorunlar ve çok yönlü çözme süreçleri vardır, bu süreçler yaşanır. Dışarıdan ithal görüntü ve düşüncelerin bizleri yormaya, germeye, kırgınlıklara itmeye hakları olmamalı diye düşünüyorum. Bizlerin yaşamını yapay olarak tek gündemli halde bırakmaya çalışanlar hep olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Böyle yapay yaratılan tek gündemli bir kentin insanları değiliz. Bizler kendi yaşadığımız, gördüğümüz, havasını soluduğumuz, topraklarına birlikte bastığımız Malatya’mızın asıl gündemini ortak aklımızı, öne çıkararak bulacağız ve yaratacağız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Kentimizde sahte gündem yaratanları, yaratmaya çalışanları hemşerilerimiz gündeminden çıkarmayı başarmıştır. Bazı ulusal medyayı izleyince sanki bu kentte ben yaşamıyor muyum diye kuşkuya kapıldığım olmuyor da değil. Acaba Malatya’da ben yaşamıyor- muyum diye düşünmüyor da değilim. Ancak; geçtiğimiz hafta boyunca kentimizdeki bir iki gözlemimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Geceleri geç vakitlere kadar caddelerimizi ve sokaklarımızı dolaştım. Başörtülü, başörtüsüz halkımız sokakları, caddeleri doldurmuş, kimimin elinde dondurma, kimi çekirdeklerini çıtlayarak güle oynaya geç saatlere kadar gezip eğleniyorlardı. Saat 20. 00 sularında dolmuşa ayrı duraklarda tek başına 17 yaşlarında biri başörtülü, biri başörtüsüz kızımız bindi. Kent merkezinde inerek gidecekleri yöne doğru yürüdüler. Başlarının örtülü veya örtüsüz olmaları ne kendi gündemlerinde ne de diğer hemşerilerimizin gündemindeydi. Bakışları ve yürüyüşleri bunu çok da güzel ifade ediyordu. Yine geçtiğimiz cuma günü saat 11. 00’den 15. 00’e kadar Yeni Cami, Söğütlü Cami ve Akpınar Meydanında dolaştım. O civardaki esnafımızla görüştüm. Sohbet ettim. Bir iki esnafımızın dışında tüm esnaflarımızın dükkânları açıktı. Alışverişlerini yapıyorlardı. Cuma namazına giden esnaflarımız dahi kepenklerini kapama gereğini duymamışlardı. Gerçekten esnaflarımızın ortak aklını kullanışları, bana gelecek günlerimizin daha güzel, daha sevecen, barış dolu olacağının umudunu dolu dolu taşıdı. Korku duvarı yaratanların, korku duvarlarını aştık. Geçit vermedik korku duvarlarına. Malatya’mıza her zaman birlikte sahip çıktık. Haydi, Malatyalı asıl gündemimiz olan işe, aşa sarılmaya.

“19 Mayıs 1999 Malatya Yorum Gazetesi Asım Demirkök”

DİĞER YAZILARI 89 yaşıma yol alırken yolumun iki ışığı 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte Haberi Kim Yazıyor, Gerçeği Kim Savunuyor? 01-01-1970 03:00 Bildiğimiz dünyanın sonu: Eşitlik mi, belirsizlik mi? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Yeni Sahipleri mi Doğuyor? 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA TOPLUMLARI NEREYE EVRİLİYOR? 01-01-1970 03:00 Ben Yoruldum, Ya Siz? 01-01-1970 03:00 28 Mart 2026 Toplantısının Ardından: Malatya’mız Medyasının İşlevi Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Sözün Bittiği Yerde Bir Ömür Konuşur 01-01-1970 03:00 Küresel Vicdan, İnsanlığın Çığlığına Ait Bir Çıkış Arıyor 01-01-1970 03:00 Malatya’da 2030 İçin Tarımla Sanayi 01-01-1970 03:00 Malatya 2030: Sanayi, Sürdürülebilirlik ve İnsan Gücü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadim Kent Kültürünün Yol Haritası 01-01-1970 03:00 2026 Yılına Girerken Bizleri Ne Bekliyor? 01-01-1970 03:00 Kaliteli insan unsuru olmadan parti içi demokrasi ve liyakat nasıl gerçekleşir? 01-01-1970 03:00 Dan Brown’un Sırların Sırları Kitabı Bizlere Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yaşadığımı Çağın İçinde İnsanlık Krizini Yaşıyor 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Kalkıp Elimizi Uzattığımızda; Yoksalar Ne Yaparız? 01-01-1970 03:00 Bilinçli kent dediğimizde ‘bilinçten’ ne anlıyoruz? 01-01-1970 03:00 Şehrimiz geleceğe nasıl yürümeli? 01-01-1970 03:00 Geleceğe nasıl bakmalıyız? 01-01-1970 03:00 Gerçeklikten Kaçmak mı, Yüzleşmek Mi 01-01-1970 03:00 İnsan Bilincinin Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka çağında insanın yeri ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Yaşamımızın üç dilsiz öğretmenleri 01-01-1970 03:00 Bana sordun insana ait ne diyorsun diye 01-01-1970 03:00 Yaşamın içinde yürürken bagajım doldu taştı 01-01-1970 03:00 Her Gün Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Yenilenme İle Geleneğin Arasındaki Diyalektik İlişki 01-01-1970 03:00 Toprak Unutulmuşun Peşinde Bölüm 5 01-01-1970 03:00 Toprağın altından gelen sesler 4 01-01-1970 03:00 Toprağın Altından Gelen Sesler 3 01-01-1970 03:00 Toprağa mı Yazsam 1 01-01-1970 03:00 Çarşı Merkezine Yapılacak Yeni Dükkanlar Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Baba-Oğul, Ana-Kız Çatışması 01-01-1970 03:00 Nemi Olmaya Çalışıyorum? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM EVRENLE BİRLİKTE YÜRÜR 01-01-1970 03:00 PKK SİLAHINI BIRAKMALI VE DEVLET DE SİLAHINI SUSTURMALI VE AFFETMELİ 01-01-1970 03:00 Bizler Niye Kucaklaşmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bugün Benim Yaş Günüm 01-01-1970 03:00 Söylesem Bana Yazık Söylemesem Yine Bana Yazık 01-01-1970 03:00 PARÇALANMIŞ ÖRSELENMİŞ KÜLTÜRÜMÜZÜN! FARKINDAMISINIZ? 01-01-1970 03:00 Aynaya aynanıza bakar mısınız? 01-01-1970 03:00 Giderek Değişen Yalnızlaşan Bir Dönemin İçindeyiz 01-01-1970 03:00 21. Yüzyılın Son Çeyreği Kentlerin Yüzyılı Olacak! 01-01-1970 03:00 Çin Temel ve Ortaöğretimde Yapay Zekâyı Odağına Alıyor 01-01-1970 03:00 Malatya Kaysı Sorununu Nerede Aramalı? 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe Ha Doğdu Ha Doğacak 01-01-1970 03:00 Bizlere Ne oluyor Böyle 01-01-1970 03:00 Sorunlarımız Gittikçe Yığılıyor; Aşamıyoruz 01-01-1970 03:00 ‘Malatya’da Cumhuriyet Sonrası Tarımsal Gelişme’ 01-01-1970 03:00 İnsanlar Neden İletişim Kopukluğu Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Bu Gidişle Nereye Varacağız? 01-01-1970 03:00 Geçmişten Geleceğe Bir Not 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA KIŞ HAZIRLIKLARI 01-01-1970 03:00 Dünya Yeni Şeylere Gebe 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Dalga Dünyaya ve Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Yarınlara Ne Bırakmak İstiyoruz? 01-01-1970 03:00 Küreselleşme – Malatya– Kayısı 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Tehlike! 01-01-1970 03:00 Sami Er Başkan’ım 01-01-1970 03:00 Ayıptır, Yazıktır, Günahtır 01-01-1970 03:00 Malatya Yerleşkemizin Depremle İlişkisi 01-01-1970 03:00 Yanlış İliklenmiş Gömlekle Malatya’mız Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Şehrimizi Bu Hale Kim Getirdi? 01-01-1970 03:00