Başarmanın Önündeki Engel: Korkularımız

HÜSEYİN KOCAMAN

22-10-2026 10:42

Hayatta çoğu zaman önümüzdeki en büyük engel, kendi korkularımızdır. Bir işe başlamak istediğimizde aklımıza hemen aynı sorular gelir: “Ya başaramazsam? Ya yapamazsam? Ya insanlar benim hakkımda ne düşünür?” Bu soruların arasında kaybolur, daha ilk adımı atmadan kendimizi başarısızlığa mahkûm ederiz. Oysa çoğu zaman bizi durduran şey, yapamayacak olmamız değil, yapamamaktan korkmamızdır. Bazen hiç kimsenin kimseden çok büyük bir farkı olmadığını unuturuz. Başarılı gördüğümüz insanları gözümüzde büyütür, onların bizden daha yetenekli, daha cesur ya da daha üstün olduğunu düşünürüz. Kendimizi onlarla kıyaslar, eksiklerimize odaklanır ve sahip olduğumuz potansiyeli görmezden geliriz. Gereksiz ayrıntılara takılır, küçük sorunları gözümüzde büyütürüz. Hâlbuki insan, kendi potansiyelinin farkına vardığında ve kendine güvendiğinde, kendisinden üstün gördüğü pek çok insanı geride bırakabilecek güce sahiptir. Peki, bizi bu gücü kullanmaktan alıkoyan nedir? Cevap çoğu zaman korkularımızdır. Bazen bu korkuları kendi zihnimizde üretiriz. Henüz yaşanmamış olayların olumsuz sonuçlarını düşünür, gerçekleşme ihtimali bile kesin olmayan başarısızlıkları gözümüzde büyütürüz. Bazen de çevremizden gelen baskılar, insanların eleştirileri ve beklentileri korkularımızı besler. Başkalarının ne diyeceğini düşünmekten kendi isteklerimizi geri plana atar, onların düşüncelerini kendi hayallerimizin önüne koyarız. Korkularımızın nasıl ortaya çıktığı elbette önemlidir. Ancak asıl önemli olan, bu korkularla ne yaptığımızdır. Geçmişte yaşadığımız bir başarısızlık, duyduğumuz olumsuz bir söz ya da çevremizin bize biçtiği sınırlar, geleceğimizi belirlemek zorunda değildir. İnsan, korkularının esiri olmak yerine onlarla yüzleşmeyi öğrenmelidir. Çünkü başarıya ulaşmanın yolu, her zaman korkusuz olmaktan değil, korkularımıza rağmen adım atabilmekten geçer. Üstelik korku, zaman zaman sığındığımız bir bahaneye de dönüşebilir. “Şartlar uygun değil”, “Henüz hazır değilim”, “Biraz daha beklemeliyim” diyerek kendimizi oyalayabiliriz. Elbette her işe hazırlıklı başlamak ve riskleri değerlendirmek gerekir. Ancak hazırlık yapmakla sürekli ertelemek arasında büyük bir fark vardır. Bazen en büyük kaybımız, başarısız olduğumuzda değil, korktuğumuz için hiç denemediğimizde ortaya çıkar. Unutmamalıyız ki korkularımızın üzerine gitmediğimiz her an, onlar zihnimizde biraz daha büyür. Küçük bir engel olarak başlayan şey, zamanla aşılması imkânsız bir duvarmış gibi görünmeye başlar. Oysa o duvarın ilk tuğlasını yerinden oynatmak, sandığımızdan çok daha kolay olabilir. İlk adımı atmak, bir kez denemek, hata yapmaktan çekinmemek ve gerektiğinde yeniden başlamak… Bütün bunlar, korkularımızın üzerimizdeki etkisini azaltmanın yollarıdır. Hayat, sürekli olarak kendimizi kanıtlamak zorunda olduğumuz bir yarış değildir. Önemli olan başkalarından daha üstün olmak değil, kendi potansiyelimizi ortaya çıkarabilmek ve dünkü hâlimizden daha ileriye gidebilmektir. Her insanın yetenekleri, imkânları ve öğrenme süreci farklıdır. Bu nedenle başkalarının başarılarına bakarak kendimizi küçümsemek yerine, kendi yolumuza odaklanmalıyız. Sonuç olarak, başarıya giden yolda karşımıza pek çok engel çıkabilir. Ancak bu engellerin en büyüğü, çoğu zaman kendi zihnimizde kurduğumuz korku duvarlarıdır. Bu duvarları aşmak için önce kendimize inanmalı, sonra da harekete geçmeliyiz. Çünkü korkularımızı tamamen yok etmeyi beklersek belki de hiçbir zaman başlayamayız. Oysa cesaret, korkmamak değil, korkuya rağmen yürümeye devam etmektir. Kendimize bir fırsat verelim, potansiyelimizin farkına varalım ve korkularımızın hayallerimizin önüne geçmesine izin vermeyelim. Unutmayalım: Bazen başarının önündeki tek engel, başarabileceğimize inanmamamızdır.

DİĞER YAZILARI Site Yönetmek, Sadece Aidat Toplamak Değildir! 01-01-1970 03:00 Sabır, İnsanı Muradına Erdiren Bir Erdemdir 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Barış, Yarının Gücü 01-01-1970 03:00 Unutkanlık 01-01-1970 03:00 RUH SAĞLIĞI 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA VİCDAN SÖMÜRÜSÜ! 01-01-1970 03:00 Bir Şehre Ait Hissetmek 01-01-1970 03:00 GEÇİNMENİN YOLLARINI ARAMALIYIZ 01-01-1970 03:00 Geçmişin Gömme Dolapları 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK 01-01-1970 03:00 Madde Bağımlılığıyla Mücadele   01-01-1970 03:00 Sağlıklı Beslenme 01-01-1970 03:00 AKRAN İLİŞKİLERİ 01-01-1970 03:00 Er Meydanında Yaşayan Bir Gelenek 01-01-1970 03:00 Teknoloji İnsanlığı Yüceltmek İçin Vardır 01-01-1970 03:00 Fuarlar ve Şehrin Kazanımı  01-01-1970 03:00 Kararsızlık 01-01-1970 03:00 Yazıhan Besi OSB 01-01-1970 03:00 Sahip Olduğumuz En Büyük Zenginlik: Rutinlerimiz 01-01-1970 03:00 Misafirperverlik 01-01-1970 03:00 Çevre Duyarlılığı 01-01-1970 03:00 Okullarımız Yeniden Güvenin Adresi Olmalı 01-01-1970 03:00 Kardeş Olmak 01-01-1970 03:00 Uzakta Okumak 01-01-1970 03:00 Açlıkla Sınanmak 01-01-1970 03:00 İhmal Edilen En Değerli Hazinemiz, Sağlığımız 01-01-1970 03:00 Ev Taşımak... 01-01-1970 03:00 Yanlış ve Doğru 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ Riski… 01-01-1970 03:00 Mutsuzluk ve Gençlik 01-01-1970 03:00 Gençler Neden Evlenemiyor? 01-01-1970 03:00 Eğlencenin Değişen Yüzü: Aileden Bireyselliğe 01-01-1970 03:00 Sonbaharın Sessiz Güzelliği 01-01-1970 03:00 Çocukluğumuzdan Bugüne 01-01-1970 03:00 HAYATA POZİTİF BAKMAK ÇOK GÜZEL BİR SANAT 01-01-1970 03:00 Sınavdan Sınava Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 HAYVAN SEVGİSİ BİR VİCDAN MESELESİ 01-01-1970 03:00 Okul Öncesi Alışveriş Telaşı 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Tescilli Lezzetleri, Şehrin Değerleri 01-01-1970 03:00 Malatya Adliyesi İçin Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Teknoloji Üzerine… 01-01-1970 03:00 İş Güvenliği Kağıt Üzerinde Değil, Hayatın İçinde Olmalı 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Malatya’yı Tanıtmak, Değerlerimize Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Yardımlaşma 01-01-1970 03:00 Tarım ve Hayvancılık: Geleceğin Güvencesi 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Güne Enerjik ve Dipdiri Uyanmak 01-01-1970 03:00 Şiddete Karşı Dur Demek 01-01-1970 03:00 Sağlığımızın Kıymetini Bilmek 01-01-1970 03:00 Malatya: Tarihin ve Doğanın Buluştuğu Şehir 01-01-1970 03:00 Zaman akıp giderken… 01-01-1970 03:00 İş Kazası Kader Değil, Sessizliğin Sonucu 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kültürle Yeniden Yükselişi 01-01-1970 03:00 İyiliğin Gölgesine Düşen Kötülük 01-01-1970 03:00 Eşleştirmeyin, eleştirmeyin! 01-01-1970 03:00 Değişen Sadece Teknoloji mi? 01-01-1970 03:00