Hayat telaşı, şehir gürültüsü ve dijital ekranların arasında günümüz insanı sağlığını korumakta her geçen gün daha çok zorlanıyor. Oysa dünyanın farklı köşelerinde 90 yaşını devirmiş ama hala kendi işini görebilen, bahçesinde domates biber yetiştiren, sabah yürüyüşünü aksatmayan nice insan var. Onların yaşam alışkanlıklarına bakınca aslında sağlıklı ve uzun bir ömrün ne çok parayla ne de karmaşık diyetlerle ilgili olmadığını görmek mümkün.
Ben de bugün sizlere bu insanların ortak özelliklerini, uzun ve sağlıklı yaşamın sırlarını paylaşmak istiyorum. Belki bir yerinden kendimize pay çıkarırız, belki de bir alışkanlığımızı değiştiririz.
Uzun ömürlü insanlar, karşılaştıkları zorluklar karşısında hayata olumlu bakmayı seçiyor. Her şeye rağmen şükretmeyi, günü güzel bir sözle, komşusuna selam vererek, torununu severek ya da saksıdaki çiçeğini sulayarak geçiriyorlar. Stresle baş etmenin en etkili yolu belki de bu; basit ama içten BİR İYİMSERLİK.
DÜZENLİ UYKU, DENGELİ HAYAT
Aynı saatte yatıp aynı saatte kalkıyorlar. Ne geç saate kadar televizyon izliyorlar, ne sabah alarmı erteleyip duruyorlar. Beden saatlerine saygı duyuyorlar. Bilim de bunu destekliyor; düzenli uyku ritmi, hem bağışıklığı güçlendiriyor hem de zihinsel sağlığı olumlu etkiliyor.
GÜNDE İKİ ÖĞÜN VE SOFRADAN DOYMADAN KALKMAK
Bu belki de en dikkat çekici alışkanlıklarından biri. Sabah ve akşam iki öğünle yetiniyorlar. Yemeklerini yavaş yiyor, sohbet ederek tüketiyor ve sofradan tam doymadan kalkıyorlar. Abartılı porsiyonlar yok, aç gözlülük yok.
ZEYTİNYAĞI VE DOĞAL GIDALAR
Zeytinyağı onların sofralarının baş tacı. Kızartmalarda değil, salatalarda, sebze yemeklerinde, kahvaltıda… Yanına da ev yapımı yoğurt, mevsiminde toplanmış sebzeler, sirke, bazen de kendi yaptıkları turşular eşlik ediyor.
HAREKET HAYATIN İÇİNDE
“Egzersiz yapıyorum” demiyorlar belki ama her gün mutlaka yürüyorlar. Pazara, komşuya, bahçeye… Hareketi hayatın doğal bir parçası yapmışlar.
KENDİ HALİNDE AMA SOHBET SEVERLER
Köy kahvesinde oturmayı, komşusuyla çay içmeyi, sokaktan geçenle hal hatır sormayı ihmal etmiyorlar. Tartışmadan, kavga gürültüden uzak duruyorlar. Negatif insanlardan, laf kalabalığından sakınıyorlar.
ERKEN AKŞAM YEMEĞİ VE HAFİF SOHBETLER
Akşam yemeğini güneş batmadan yiyorlar. Mümkünse bahçede ya da balkonda. Ağır yemeklerden kaçınıyor, mevsim ne verirse onu tüketiyorlar. Sonrasında kısa bir yürüyüş, biraz sohbet…
BİR UĞRAŞLARI VAR
Kimi bahçesiyle ilgileniyor, kimi örgü örüyor, kimi kitap okuyor. Boş vakit diye bir şey yok hayatlarında. Ellerinden iş eksik olmuyor ama bu onları yormuyor, aksine zinde tutuyor.
TARTIŞMADAN KAÇINMAK BİR ERDEM
En önemli alışkanlıklarından biri de bu. Dargınlık, küslük, kavga… Hayatın kısa olduğunu, kimsenin birbirine kalmadığını biliyorlar. O yüzden kırmadan, incitmeden yaşamayı tercih ediyorlar. Bu alışkanlıkların çoğu bize de yabancı değil. Belki biraz unuttuk, biraz ihmal ettik. Ama başlamak için hiçbir zaman geç değil. Yeter ki niyet edelim. Ben bu satırları yazarken bile, pencerenin kenarına konmuş sardunyanın ucundaki yeni filizi gördüm ve bir gülümseme yayıldı yüzüme. Küçük şeylerin kıymetini bilmek, sağlıklı bir ömrün belki de en güzel sırrı. Siz de hayatınıza ufak değişiklikler katmak, sağlıklı ve uzun ömürlü insanların sırlarını kendi yaşamınıza taşımak isterseniz, daha fazla içerik ve öneri için GPT Online Türkiye adresine göz atabilirsiniz. Sağlıkla ve huzurla kalın.