Malatya, tarih boyunca depremlerle sınanmış bir şehir. Ancak her yıkımın ardından yeniden ayağa kalkmayı başarmış, direncini ve umutlarını hiç kaybetmemiştir. Bugün, şehir bir kez daha büyük bir dönüşümün eşiğinde. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un açıkladığı projeler, Malatya’nın geleceği için önemli bir yol haritası sunuyor.

Bakan Kurum, 2025 yılı sonuna kadar 55 bin 500 konut, 10 bin 700 işyeri ve 13 bin köy konutunun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edileceğini duyurdu. Bu, yalnızca bir inşaat faaliyeti değil; Malatya’nın yeniden canlanmasını sağlayacak büyük bir hamle. Tarihi Bakırcılar Çarşısı, Şire Pazarı ve Kuyumcular Çarşısı’nın yeniden bereketle dolacağını söyleyen Kurum’un sözleri, esnafın ve halkın umutlarını yeşertti.

Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca bina dikmekle olmaz. Şehrin ruhunu korumak, tarihi dokusunu modern şehircilikle birleştirmek gerekir. Söğütlü Camii’nin minaresinden ezan seslerinin yeniden yükseleceğini, Saray Mahallesi’nde yeni yeşil alanların oluşturulacağını söyleyen Bakan Kurum, Malatya’nın tarihine ve kimliğine sahip çıkacaklarını ifade etti.

Ama asıl soru şu: Bu projeler gerçekten söylenen tarihte tamamlanabilecek mi? Daha önce benzer vaatleri duyduk, ancak pek çoğu ya gecikti ya da beklentileri karşılamadı. Malatyalılar, vaatlerin hayata geçmesini istiyor. Evet, şehirde hummalı bir çalışma var, ancak inşaatlar kadar ekonomik kalkınma da önemli. Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için iş sahalarının açılması, üretimin teşvik edilmesi, gençlerin göç etmesinin önüne geçilmesi gerekiyor.

Bakan Kurum’un verdiği sözlerin takipçisi olmalıyız. Malatya’nın yarınlarını sadece binalar değil, içinde mutlu insanların yaşadığı güçlü bir ekonomi şekillendirecek. Eğer bu projeler gerçekten planlandığı gibi hayata geçirilirse, Malatya sadece küllerinden doğmakla kalmayacak, geleceğin örnek şehirlerinden biri olacak.