Beklenen ikinci hamle geldi! Biri tutmadı öteki tutsun mantığıyla, terörist ihbarından sonuç da alınmayınca bu defa gerçek bir ihbarla karşı karşıya bıraktılar, o da asker kaçağı suçlaması.
Spor camiası bilir her futbol takımında askerliğini erteleyen futbolcu vardır. Bunlar da bizim askerlik yapmayan futbolcuların isimlerini jandarmaya, polise bildirerek asker kaçağı olarak aranmalarını sağladılar.
Ertesi gün maçımız var! maçı mı düşünürsün futbolcunu nasıl polisin, askerin elinden saklarsın onu mu düşünürsün, köşe kapmaca oynuyoruz, halimi anlayın!
Amaç bugünkü maçta takımın iyi oyuncularını asker kaçağı diye almak, x takımıyla yarın oynayacağımız final maçına güçsüz çıkıp şampiyonluğu x takımına kaptırmamız.
Uzatmayayım maça çıktık ama ne çıkış, saha kenarı polisten geçilmiyor, polislerin elinde bir liste bir de resim albümü!
Senaryoyu yazmışlar maç bitiminde bu futbolcular alınacak ve yarınki maça kadar bırakılmayacak!
Tabi bizimde bu atağa karşı ataklarımız beklenmeliydi öyle değil mi?
Ben de Hatay'da sözü geçen akaryakıt bayii bir arkadaşım Ahmet Kılıççıoğlu’nu aradım durumu izah ettim ve maçın bitiminden önce, soyunma odalarının olduğu kapıda durmasını ve arabayı çalışır halde beklemesini rica ettim...
Gelelim maça daha doğrusu maçın son dakikalarına, maç istediğimiz gibi devam ediyor fakat biliyorum ki hakem bitiş düdüğünü çaldığı an bizim sporcuları kapacaklar. Ben protokol tribününde maç seyretmiyorum, strateji geliştirmekle meşgulüm, kulübe ile antrenör İsmail Tekin'le sürekli konuşuyoruz. Maçın 75.dakikası hocayı aradım ve aranan üç futbolcumuzu oyundan almasını, onlara soyunma odasına gidiyor gibi yapıp arkada hazır bekleyen arabaya binmelerini söylemesini istedim. Arkadaşımı da arayıp durumu anlattım ...
Macera filmi gibi değil mi? Üç oyuncumuz oyundan alınınca, plan gereği denileni yapıp arkadaşımın vasıtasıyla bizim dahi bilmediğimiz bir yere götürüldüler. Akabinde Polislerin koşuşturmasını görmenizi isterdim, sanıyorum büyük büyük amirlerinden baya bir fırça yediler...
Güzel bir laf vardır ya
-"Sizin bir hesabınız varsa yüce yaratıcının da bir hesabı vardır"
diye o sözün tecellisini biz Hatay'da yaşadık.
Finali bizimle oynayacaklarını düşünüp bize binbir oyun oynayan x takımı yarı finalde yüz kere oynasalar yüz kere yenecekleri bir takıma yenildiler ve finali bizimle oynayamadılar.
Ve Malatya Belediyespor, zoru başararak yüzlerce takım arasından sıyrılarak profesyonel 3. Lige çıkmayı başardı.
Şampiyonluk sonrası omuzlara alınan Başkan Atilla Kantarcı
####
Konumuzun dışında ama bir dip not olarak belirtmemde yarar var. O yıl Belediyespor’un voleybol takımı 1. Lige, masa tenisi takımı ise 2. Lige çıkma başarısı gösterdi. Ancak benim görevi bırakmamdan sonra voleybol takımına üvey evlat muamelesi yapılarak takımın ligden düşmesi sağlandı. Beni üzen nokta Malatya basınının bu konuya gerekli duyarlığı göstermemesiydi. Takımı düşürenlere bir eleştiri dahi yapılmadı..!
Üçüncü Lige çıktığımız sene, bazı anlaşmazlıklardan dolayı ben başkanlığı bıraktım. O sene başkanlığa Fahrettin Eserdi seçildi. Aynı yıl üçüncü lige çıktığımız takımın çoğu futbolcusu korunarak 2009-2010 sezonunda 2. Lige çıkma başarısı gösterildi.
Belediyespor’un bu yükselişi sürerken Malatyaspor sürekli ivme kaybediyordu.
Malatyaspor’un sorunlarla boğuşması ve borç batağında olması nedeniyle, 2010 da yapılan genel kurulda Malatya Belediyespor’un ismi Yeni Malatyaspor olarak değiştirildi.
Nurettin Soykan’ın büyük bir kısmını yaptığı, Turan Çevik yönetiminin bitirdiği ve kötü niyetlilerin elinde hacze konu olmasın diye, bizzat Nurettin Soykan tarafından Özel İdareye devredilen “Nurettin Soykan Malatyaspor tesisleri” bir oldu bittiyle Malatyaspor’un elinden alınıp Yeni Malatyaspor’a verildi.
Şampiyonluk coşkusu. Belediye Başkanı Cemal Akın ile...
Şampiyonluk sonrası, Atilla Kantarcı, B. Başkanı Cemal Akın ve Teknik Direktör İsmail Tekin ve futbolcular...
Bu yıllarda geçirdiğim bir rahatsızlıktan ötürü uzun süre Malatyaspor’dan uzak kaldım.
O yüzden bundan sonraki dönemler hakkında yeterli bilgi sahibi değilim.
Bilmediğim konularda, başkalarının ağzından yazmak da inanın benim tarzım değil.
Bu yüzden benden bu kadar deyip, bundan sonrasını bu konuyu bilenlere bırakıyorum...
Ben Malatyaspor’un kuruluşundan bu yana 50 yılını yazdım, birisi de çıkıp son yılları yazar inşallah...
Malatyaspor’suz bir Malatya her zaman eksik kalır.
Dedikoduları, kısır çekişmeleri bir yana bırakıp Malatyaspor’a destek olalım...
Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına...