Orhan Apaydın imzalı haber aynen şöyleydi:
Yazı, “Keşke, İtalya maçı Malatya’da oynansaydı” başlığını taşıyordu.
Bahsi geçen maç 25 Şubat 1973’te İtalya ile oynayıp 1-0 yenildiğimiz Dünya Kupası Grup Eleme müsabakası. Bu başlığın atılma sebebi o sıralara 3. Lig’de Mavi Grup’ta oynayan Malatyaspor’un stadındaki maç atmosferi, taraftarın takımına olan desteği. Ama asıl övgü stadı dolduran kadın taraftarlara. Apaydın’ın aktardığına göre binlerce kadın her lig maçında stadı doldurduğu gibi maçı da “kâh halay çekerek, kâh alkış tutarak” izliyor. (gerçekten de halay çeken iki bayanın fotoğrafı da var haberde.) Stadda bir tribün kadınlara ayrılmış ve kadınlar maça bedava girebiliyorlar.
Hatırlatayım, 1973 yılında, 3. Lig maçındayız. Hava sıcaklığı ise -5 derece civarında. Bugün anca takımlar ceza aldığında görebildiğimiz “kadınlar matinesi” manzaraları bundan yaklaşık 50 sene önce vuku buluyor.

1974-75 sezonu, soldan sağa: Muharrem Algıç, Erdoğan Arıca, Ferruh Engin ,Yalçın Tarzan, Ömer Güçlüer, Ahmet Çay

Oturanlar : Sedat Boğaz, Yusuf Aydın (Es-Es), Feyyaz Bursalı, İsmail Tekin, Sefa Tatlıcı

O yıllardan komik bir olayı anlatıp tekrar konumuza dönelim. Ankara deplasmanı olduğu zaman futbolcular mutlaka maçtan bir gün önce sinemaya götürülürdü. Çünkü vizyona yeni giren filmler ancak büyük şehirlerde izlenebiliyordu. Yine bir Ankara deplasmanında herkes sinemaya gitmeyi beklerken futbolculardan Kivre Selahattin ortaya bir fikir atar.
“Tiyatroya gitsek nasıl olur” .
Bir anda bu fikir rağbet görür çünkü tiyatroya gitmeyen futbolcu sayısı oldukça fazladır ve çoğu tiyatroyu merak etmektedirler. Karar verilir ve yöneticilerden biri bilet almak için tiyatroya gider. Fakat topluca, bir arada yer bulamaz ve farklı yerlerden 18 kişilik bilet alır. Mevsim kış, hava soğuk olduğu için futbolcular gocukları çekip tiyatroya girerler ve hepsi kravatlı, şık Ankara’lı tiyatro severlerin yanında hemen bir fark yaratırlar.
“Asiye nasıl kurtulur” adlı oyun oynanmaktadır ve oyun interaktif tiyatronun ilk örneklerindendir. Yani oyunun belli yerlerinde oyun duruyor ve sahnenin yanında duran biri oyuna müdahil oluyor, buna seyircilerin arasında oturan bir diğer oyuncu cevap veriyor sonra oyun kaldığı yerden devam ediyor ve bu böyle sürüp gidiyordu.
Bu olay bir kaç kez tekrar edince ve tam seyircilerin arasında oturan oyuncu rolünü oynarken, bizim Malatyalı futbolculardan birinin davudi sesi salonda yankılanır:
“Ula gardaş acığh sus da oyunu izleyek yav ”.

Salon bir anda buz keser ama ardından kahkaha tufanı başlar...
1975-76 sezonu. (Ayaktakiler soldan sağa): Kaleci Yalçın, Sefa Tatlıcı, Muharrem Algıç, Karateci Hayati, Hans Levent Engineri, Ömer Güçlüer. (Oturanlar): Yalçın Tarzan, Zafer Güler, Necdet, Ferruh Ergin, Es-Es Yusuf Aydın.
1975-76 sezonunda takımın başında Malatya’mızın ilk teknik direktörü Özkan Akbulut görev yapıyordu. Özkan Akbulut’tan sonra yine bir Malatya’lı olan Ali Baba adıyla tanınan Turan Ağalday göreve getirildi.
1975-76 sezonunda, Fenerbahçe’li Muharrem ve Beşiktaş’lı Ferruh’un yanına bir Fenerbahçe’li daha katıldı. Bu futbolcu Fenerbahçe’nin değişmez elemanı, defansın bel kemiği olan, saç renginden dolayı “Hans” lakabı takılan Levent Engineriden başkası değildi.
Yıllarca Fenerbahçe kadrosunda duymaya alıştığımız: “Yavuz, Şükrü, Levent, Nunweiller, Ercan, Yılmaz...diye başlayan radyo anonslarındaki Levent artık Malatyaspor’lu olmuştu.
Levent, maalesef Malatyaspor’da çok uzun süre futbol oynayamamış, trajik bir olay onu futbol sahalarından uzaklaştırmıştı. Bir kavgayı ayırmak isterken kafasına aldığı odun darbesiyle komaya girmiş ve uzun süre komadan çıkamamıştı.
24 Mayıs 2018 tarihinde hayata veda eden Levent’in cenaze töreninde konuşan Fenerbahçe’den takım arkadaşı Yavuz Şimşek, geçirdiği bir kazadan sonra bir daha toparlanamadı derken muhtemelen Malatya daki elim olaydan bahsediyordu.
Daha önce aramızdan ayrılan Muharrem Algıç ve Levent Engineri ruhunuz şad olsun...
Soldan sağa: Kaleci Yalçın, Ömer, Muharrem, Yalçın, Sefa, Hayati
Oturanlar: Zafer, Ferruh, İsmail, Hamit, Yusuf.
1966-1980 yılları arası, Malatya’lı futbolcuların çoğunlukta olduğu yıllardı. Kuruluş yıllarında Yusuf Duman, Sabahattin Varan, Haşim Doğan, Bedri Karlıdağ, Turan Ağalday (Ali Baba), Zeki Yöndem, Şahin Kışın, Rıza Gerçeker, Tuncer Şekerci (Çete), Cengiz Al, Mustafa Karadağ (Kürt Musto), Naci Şavata, Vedat Erdoğan, Servet Şeftalicioğlu, Ziya, Enver, Feyyaz Bursalı, İsmail Tekin ile başlayan jenerasyon, Ömer Güçlüer, İbrahim Nal, Mahmut Kılıç (Kıvırcık), Hamit Tekgül, Sefa Tatlıcı, Zafer Güler, Hasan Kartal,, Feridun Yıldız, Aziz Yiğit, Recep Solmaz, Yusuf Dereli, Yusuf Gül, İhsan Akdağ, İsmet Yiğit, Kadir Şahin, Remzi Arıca...gibi futbolcularla devam etti.
Malatyaspor’un en kötü günlerinde, kuruş para dahi almadan mücadele eden bu futbolcularımıza çok şey borçluyuz.
Hepsine teşekkür ediyorum...
Saka Şükrü’nün çocukları adıyla bilinen kardeşlerin en büyüğü Hüseyin Gencer’in ( Hüseyin Ağa) başkanlık yaptığı yıllarda,(1973/74) meşhur babalardan Dündar Kılıç’ın da yardımlarıyla ünlü oyuncu Kadir İnanır’ın yeğeni Erdoğan Arıca transfer edilmiş, Malatya’ya, Kadir İnanır ve Dündar Kılıç’la birlikte gelen Erdoğan Arıca günlerce ulusal basınca takip edilmiş ve büyük bir sansasyon yaratmıştı.

Erdoğan Arıca üç yıl gibi bir süre Malatya’da futbol oynadıktan sonra FB ve GS dahil bir çok büyük kulüpte futbol oynamış ve 1989 yılında, Sarıyer takımında futbola noktayı koyup teknik direktörlüğe başlamıştı. Erdoğan Arıca 2001 yılında Malatyaspor’da teknik direktörlük de yapmıştı.
Şampiyon olduktan sonra Malatyaspor’u çok daha zor günler bekliyordu. Tüm yükü başkanlara endeksli Malatyaspor güçlü Başkan bulmakta zorlanıyor, Başkan olanlar ise kulübü çevirmekte zorlanıyorlardı.
Yöneticiler, o yıllarda kulübe gelir sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlemek zorunda kalıyorlardı. Bu etkinlikler balolar, konserler şeklinde gerçekleşiyordu.
Yine böyle bir konser için davet edilen Cem Karaca salona üç saat geç gelmişti. Bu arada sinirlenen seyirci tam taşkınlık yapmaya başlamıştı ki Cem Karaca salona geldi. Centilmen Malatya seyircisi Cem Karaca’nın gelişini alkışlarıyla protesto ederken Cem Karaca:
“Hayır, sevgili Malatya’lılar, ben alkışı değil yuhalanmayı hakediyorum. Şimdi lütfen gecikmemin her saati için bir kere ağız dolusu yuh çekmenizi rica ediyorum” diyerek kendini üç kez yuhalatmıştı.
Hep dediğim gibi o yılların insanları gerçekten farklıydı. Şimdi olsa sanatçı geç bile kalsa burnundan kıl aldırır mı acaba?

Teknik Direktör Özkan Akbulut liderliğindeki Zafer Güler, Sefa Tatlıcı, İsmail Tekin, Feyyaz Bursalı, Yusuf Duman (B Yusuf), Muharrem ve Ferruh’lu Malatyaspor

Malatyaspor’un yükünü çeken Malatya’lı futbolcular. Soldan sağa: Kaleci Recep Solmaz, Sefa Tatlıcı, Hasan Kartal. Oturanlar: Feridun Yıldız, Zafer Güler ve İsmail Tekin.

####
1975 yılında kulüp başkanlığı tekrar el değiştirirken yeni Başkan, Şümerbank mensucat fabrikasında müdürlük görevi yapan Ataol Serin oluyordu. Daha sonraki günlerde Sami Nebioğlu, Yüksel Fenercioğlu, Fahri Çekirdek ve Mustafa Dağdelen kulüp başkanı olmuşlardı.
Hamido olaylarından sonra yani 18 Nisan 1978 yılından sonra, Hamit Fendoğlu rahmetli olunca, Belediye Meclisi içinden Belediye Başkanlığa getirilen Malatyaspor’un eski kalecisi, Naci Şavata’da kulüp düşme hattında iken kulübü kurtarma adına karma bir yönetim yaparak Başkanlığı yürütmüştür. Bu yönetimde, Fuat Ercişli, Vedat Erdoğan, Turan Kelleci, Mustafa Dağdelen, Ekrem Karagözlü, Ahmet Soydoğdu, Bekir Alyüz gibi isimler görev almışlardı. Malatyaspor’un eski kalecisi olan Vedat Erdoğan, genel Kaptan olarak görev yapmıştı.

Zafer Güler, Hasan Kartal, Feridun Yıldız, Recep Solmaz, Sefa Tatlıcı ve İsmail Tekin’li Malatyaspor
Genç yaşta vefat eden Yusuf Dereli’yi rahmetle anıyoruz. (Ayaktakilerden Soldan sağa dördüncü)
Bir Malatyaspor maçında hakemlerimiz Cengiz İnci (Deve Cengiz) ve Merhum Halil Aslan (Urfalı Halil) ve Kaptan Sefa Tatlıcı para atışı esnasında...

1979 sezonunda Malatyaspor
O yönetim enteresan bir olaya imza atmış ve Malatyaspor’un amigosu Yusuf Mor’u da toplantıları izlemesi ve taraftarı bilgilendirmesi için toplantılara dahil etmişlerdi.
Kulübün maddi sıkıntıları had safhaya ulaşınca, Naci Şavata, Malatyaspor kulübünün spor malzemesi ihtiyaçlarını karşılayan merhum Emin Cankurtaran’ın yanına para istemek için İstanbul’a gider. Fakat yıllarca FB kulübü Başkanlığı yapan kurt yönetici Emin Cankurtaran, Naci Şavata’ya para vermez. Fakat paradan daha değerli bazı ipuçları verir. Tabir-i caizse balık vermez ama balık tutmayı öğretir. Daha profesyonel düşünmenin gerekliliğini anlatır. Malatya’ya dönen, Naci Şavata, bu bilgileri uygulamaya koyar ve takım ardı ardına puanlar toplamaya başlar ve o yıl ligde kalır.

Naci Şavata hem Belediye işleri hem kulüp işleri yoğunlaşınca, olağanüstü kongre yaparak Başkanlığı eski takım arkadaşı Vedat Erdoğan’a devretti.
1979/80 sezonu için 2.5 milyon lira harcayarak transfer çalışmalarını tamamlayan Vedat Erdoğan başkanlığındaki yönetim lige şampiyonluk parolasıyla girmiş kısa sürede tüm şehiri de şampiyonluk havasına sokmuştu.
Lige Özkan Akbulut idaresinde hazırlanan takımımız ilk karşılaşmasını 26 Ağustos 1979 Pazar günü Ankara’da Gençlerbirliği’yle yapacaktı.
Şampiyon olacak bir kadro oluşturduklarını söyleyen yönetim kurulu ne yazıkki Gençlerbirliği karşısına eksik kadro ile çıkan bir takımın yaratıcısı oluyorlardı…
Karşılaşmada Büyük Yusuf ve Küçük Yusuf’u lisansları yetiştirilemediği için, Ömer’i cezalı olduğu için Necat’ı da Malatya’ya gelmediği için oynatamıyordu…
3-1 kaybedilen Gençlerbirliği maçından sonra Konyaspor’dan alınan 2-0 lık galibiyet sonrasında şampiyonluk iddiaları tekrar gündeme geldi ama daha sonraki maçlarda Tarsus İdmanyurdu’na 2-4, Hatayspor’a 0-3, Elazığspor’a da 2-0 yenilince şampiyonluk iddiaları kaybolup gitti.
Bir süre bu şekilde devam eden Vedat Erdoğan yönetimi yapılan kongre sonrası da başkanlığı Şahin Gencer’e devretti…
Şahin Gencer ve ekibi takımın başına eski Adana Demirspor’lu Kartal Yaşar’ı getirdi. Orta sıralarda bir sezon geçiren, oynadığı 28 maçın 12 sini kazanıp 13 ünü kaybeden ve üç maçında berabere kalan 34 gol atıp 32 gol yiyen Malatyaspor ligin son maçında Hatayspor’u 3-0 yenerek 1979/80 sezonunu tamamladı.
Malatyaspor 1980/81 sezonunda son derece başarısız maçlar oynadı.
Başarısız sonuçlardan sonra Kartal Yaşar antrenörlükten ayrıldı ve yerine Lütfi Baykuş getirildi.
Bu arada yönetim kurulu da bol bol açıklama yaparak Malatyaspor’un küme düşmesinin söz konusu olamayacağını belirtiyor ve taraftarlardan yardım istiyordu…
Oysa Malatyaspor’un gidişatı hiç de iç açıcı değildi. Üstüste alınan yenilgiler Malatyaspor’u bir türlü diplerden kurtaramıyordu…
Bu başarısızlıklardan sonra antrenör Lütfi Baykuş da sessiz sedasız Malatya’yı terkediyor yerine İsmail Tekin getiriliyordu…